
Ön Yargı - Zeki SARIHAN

Ön Yargı
Yazar: Zeki SARIHAN |
Tarih: 31 / 08 / 2026 |
Yazı Okunma: 152
Hepimizin önyargıları vardır. Önyargıları düzeltmek çok zordur. Çünkü uzun süre alan yaşanmışlıkların sonunda oluşmuşlardır.
Fakat önyargıları masum saymak da mümkün değildir. Biraz araştır, doğrusunu öğren, saplantıların olmasın.
Bu yılki Edremit Kitap Fuarında, orta yaş üstü olduğunu sandığım bir kadın, özürlü arabasında oturan, bir şeyler söylemeye çalışan fakat be dediği de anlaşılamayan yetişkin bir kızı taşıyordu. Masadaki kitaplara şöyle bir baktı, geçerken:
“Bu benim kızım” dedi. “Ona okuyabileceğim kısa yazılardan oluşan kitap arıyorum.”
Masadaki Kurtuluş Savaşı Öyküleri kitabını işaret ettim.
“Bunlar Kurtuluş Savaşı ile ilgili kısa olaylar. Bunu alabilirsiniz” dedim.
Kitabı niçin almayacağını şu iki sözcükle anlattı:
“Ben Kürt’üm.”
Kurtuluş Savaşı’nın Türklerin bir savaşı olduğu, Kürtleri ilgilendirmediği konusunda önyargıları olduğu anlaşılıyordu. Kürt siyasi önderleri “Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda Kürtler de Türklerle birlikte
çarpıştı” diyerek ülke yönetiminde ortaklık iddia etmeye hakları olduğunu ileri sürseler de Kürt kamuoyunda Kurtuluş Savaşı’na karşı bir ilgisizliğin olduğu açıktır. Bunun anlaşılabilir nedenleri vardır.
Kızına okumak için kitap arayan ve Kurtuluş Savaşı Öyküleri’ni beğenmeyen kadına uzun açıklamalar yapmak için zaman dardı. “Müşteri” kaçırmamak için bu kez tezgâhtaki “Kart Kurt Kürt” kitabını gösterdim. “Buna ne dersiniz?”
“Almam” dedi. “Bu söz Kürtleri aşağılamak niçin kullanılır.”
“Ama bu kitap belki de bu aşağılamayı kınamak için yazılmıştır. Okuyup anlamak lazım değil mi?”
“Ben Kürt, Kızılbaş ve komünistim. Yurt dışında yaşıyorum.” dedi.
“Bu masadaki kitapların hepsi size gider” dedim.
Ne olursa olsun, ben onun tanıdığı, adını duyduğu biri değildim. Türk olduğum anlaşılıyordu. Benim kitabımı ne diye alsındı?
Ona açık konuştum. Konu bir kitap alıp almamaktan çıkmış, önyargı ile mücadeleye dönüşmüştü. “Siz önyargıları olan birisiniz. Öğrenmeye kapalısınız. Sizi ikna etmek mümkün değil. Yapabileceğim bir şey yok!” dedim. Böyleleri için “Allah ıslah etsin!” derler.
*
30 Ağustos’ta 124. yılını kutladığımız Büyük Zafer vesilesiyle de bu önyargıları hissetmemek mümkün değil. Bu zaferle en çok öğünenler kuşkusuz askerlerdir çünkü bu bir askerî zaferdi. İkinci olarak askerler de içinde olmak üzere Türk burjuvazisi bu zaferle öğünmektedir. Çünkü Büyük Zaferden sonra Türk Milliyetçiliği güçlendirilmiş ve iktidar (ekonomik kaynaklar) burjuvazinin elinde kalmıştır. Erk sahipleri, ele geçirdikleri topraklar ve işletmelerle zengin olurken Nazım Hikmet’in Kuvayı Milliye’de anlattığı gibi Zafer’den önce Kartal’da bahçıvan olanlar zaferden sonra da Kartal’da bahçıvan olmaya devam etmişler, bir kısmı bu imkânı da bulamamıştır. Gönül isterdi ki, Büyük Zafer’in yarattığı güçle bütün topraksızlıklara toprak verilseydi. Köylü tefecinin elinden kurtarılsaydı, Zafer Bayramı bütün köylerde de coşkunlukla kutlanırdı.
*
Kurtuluş Savaşı’na önderlik eden kadro, bu kavgaya girişirken savaşı kazanabilmek için şu dört unsura dayanmak zorunda olduklarını gördüler.
1. İçerdeki Müslümanlık,
2. Türk, Kürt, Çerkez, Laz olarak anılan Müslüman halklar. (“Millet” kavramı bunları kaplıyordu)
3. Sosyalizm ve Sosyalist dünya,
4. Ezilen halklar.
Bu savaş dönemi ile ilgili sonradan çizilen resim, savaşı Türklerin ve yalnız Türklük için verildiğini ileri sürdü. Oysa şimdi yazacaklarım sizi şaşırtabilir:
İstiklal Marşında tek bir “Türk” sözcüğü yoktur.
1921 Anayasasında tek bir Türk sözcüğü yoktur.
Mustafa Kemal Paşa’nın Temmuz 1921’de toplanan Maarif Kongresi açış konuşmasında da tek bir Türk sözcüğü yoktur!
Şimdi bu gerçekleri anlatıp Türkiye’nin kuruluşunda milliyetçiliğin değil yurtseverliğin, bağımsızlığın ve halkçılığın bulunduğunu anlatmak da kimseyi ikna etmiyor. Şartlanma yalnız Kürt, komünist ve Kızılbaşında değil, Türk, Sünni ve Atatürkçüsünde de var.
Galiba, önyargıları aşmak, şartlanmalardan kurtulmak ve gerçeklere ulaşmak için gereken meraka da sahip değiliz.
11:43
| 17 Ağustos'u Anaraken Iğdır Depreme Ne Kadar Hazır? | ![]() |
| Murat AKKUŞ | |
| Gerçekten yaşanmış bir olay: Sahte Karakol | ![]() |
| Akay AKTAŞ | |
| 12 Eylül 1980: “Bizim Oğlanlar Başardı!” | ![]() |
| Zeki SARIHAN | |
| Çiğnenen Sakız Değil, Bir Ulusun Onuruydu! | ![]() |
| Ayhan ONGUN | |
| Jîyan û Bîranîn | ![]() |
| Mehmet AVCI | |
| Pazar Yalnızlığı... | ![]() |
| Bahattin PARLAR | |
| Leto ne oldu o iş?! | ![]() |
| Fakir YILMAZ | |
| Çağımızın Cehaleti (Toplumdan Bireye, Değerden Çıkarcılığa) | ![]() |
| Adem TANIŞMAN | |
| Analarının Dilini Bilmeyen Çocukların Dili… | ![]() |
| Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. | |
| Aferin Hamza | ![]() |
| Fatma Çetin KABADAYI | |
| Güle Güle Veli Türkeli... | ![]() |
| Ziya Yıldırım GÜNTEKİN | |
| 10 Ekim 2015 Ankara Garı! Affetmeyeceğiz, Unutmayacağız! | ![]() |
| Hasan ÇATAK | |
Iğdır Belediyesi
Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü
Iğdır İl Tarım Müdürlüğü
Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğü
Iğdır İl Milli Eğitim
Iğdır İl Sağlık Müdürlüğü
Iğdır İl Özel İdare
Iğdır Gençlik ve Spor
Iğdır Havalimanı
Iğdır SGK
Iğdır TSO
Iğdır Barosu
Aralık Belediyesi
Karakoyunlu Belediyesi
Tuzluca Belediyesi
Halfeli Belediyesi
Karar Gazetesi
Fotomaç Gazetesi
DHA
Artı Gerçek
Milli Gazetesi
OdaTv
T24
Tele2
Ermeni Haber Ajansı
Amerika'nın Sesi
Evrensel Gazetesi
Jin News
Sözcü Gazetesi
• Rûdaw
• Bernamegeh
• Kürdistan24
• Kundir
• Şalom Gazetesi
• Mezopotamya Ajansı
• Nerina Azad
Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi