HDP’li Mehmet Nuri Güneş’ten Mesaj Var… Aday adaylık süreci ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan HDP’li Mehmet Nu...           • HDP’nin Belediye Başkan Adayları Belli Oldu Halkların Demokratik Partisi Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada Iğdır Belediye Baş...           • Çocuklarınızı Kış Hastalıklarından Tavuk Suyu İle Koruyun! Kış mevsimi dendi mi akla soğuk algınlığı ve grip geliyor. Uzmanlar, aralık ve ocak aylarının grib...           • Ak Parti İlçe Ve Belde Belediye Başkan Adaylarını Açıkladı Ak Parti’nin Iğdır’daki ilçe ve belde belediye başkan adayları dün faceboo...           • Iğdır’da “Yem Bitkilerini Destekleme Ödemesi” Belli Oldu Iğdır İl Tarım Müdürlüğü Çayır Mera ve Yem Bitkileri Şube Müdü...           • Kızlarda Ve Erkeklerde Okullar Arası Futbol Müsabakaları Sona Erdi Iğdır 2018-2019 Okul Sporları Futbol Yıldız Kız Erkek İl Birinciliği Müsabakalar sona erdi Y...           • Bir Bürokratımızı Kaybettik: Fahrettin Karadeniz Toprağa Verildi Bu kış bizden çok şey götürdü. İlimiz Alikamerli Mahallesi eşrafından emekli...           • AFAD İl Müdürlüğünden “Birey Ve Aileler İçin Afet Bilinci Eğitimi” Iğdır Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından İskender Iğdır Ağrı Dağı Dağcılı...           • Feyzioğlu:İş Sağlığı-Güvenliği Mevzuatı Toparlanmalı,İyileştirilmeli TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, iş kazalarında iş sağlığı güvenliği uzmanlarının &...           • Tembel Olan Çocuğunuz Değil, Gözleri Olabilir Sömestre tatiline girildi, öğrenciler ilk karnelerini aldı. Öğrenciler bir yandan t...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
İstatistikler
Toplam: 1049973
Aktif: 186
Bugün: 1983
Dün: 2053
REKLAMLAR

 

Son Videolar

Iğdır Valisinden Yağmur' Şiiri
1576 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Melekli Şahmeran Tepesi
2642 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
2083 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Defile Düzenlendi
2758 İzlenme, 0 Yorum

IğdIrlı STK'lardan BARIŞ Çağrı
2000 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da İranlı Turistler ve I
3075 İzlenme, 0 Yorum

Avukat ne yapar? Sorusuna İlko
1136 İzlenme, 0 Yorum

Fotoğraflarla Iğdır
1997 İzlenme, 0 Yorum

Iğdırlı Aşık Hizani Söylüyor
868 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır küçük Millet Meclisinden
1420 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Görüntüleri
1131 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Tiyatro
931 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Görüntüleri
2914 İzlenme, 0 Yorum

Çakırtaş Köyü Kul Yusuf Kümbet
2336 İzlenme, 0 Yorum

TRT1'de Newroz'u Anlatıyor
1713 İzlenme, 0 Yorum

Getto/Dışardakiler-İçerdekiler - Ayhan ONGUN

Getto/Dışardakiler-İçerdekiler

Yazar: Ayhan ONGUN |  Tarih: 20 / 03 / 2018 |  Yazı Okunma: 278


12.cisi düzenlenen Uluslararası Çukurova Sanat Günleri’nin bu yılki teması Getto/Dışardakiler-İçerdekiler.

Geçen yıl” Sınır” temasıyla yapılan etkinliklere bizde Bodrum’da “Sınır Ötesi Yalnızlık” alt başlığıyla katkı koymaya çalışmıştık. Bu yılda 24 Mart Cumartesi günü “Düşünsel Getto” konulu bir panelle destek olmaya çalışacağız.

Getto; sözlük anlamıyla “Bir kentin herhangi bir azınlıkça yerleşilen bölümüne genel olarak verilen ad” olsa da küresel dünyada, değişen tüm ilişkiler ve değerlerle birlikte getto kavramı da farklı şekiller almaya ya da bizler tarafından farklı anlamlar yüklenmeye başlandı.

Geçmişe baktığımızda Roma’da Hristiyanların, Hristiyan olmayanlarla, özellikle de Yahudilerle aynı semtte oturmalarını yasaklayan süreç içerisinde bir dönem bazı Müslüman ülkelerde de Yahudiler ve kimi azınlıkları kendilerinden ayrı yerlerde oturmaya zorlamışlardır.

Dünyanın her yerinde değişik biçimlerde uygulanan gettolaşma Hitler faşizminin Yahudilere uyguladığı soykırımla en vahşi yüzünü göstermiş oldu.

Genelde fiziki gettolaşmanın yoksul ve alt gelir gruplarıyla azınlıklar için geçerli olduğu bir dönemden artık varsıl, elit çevrelerin de kendileri gibi olmayanlarla birlikte yaşamak istememesinden kaynaklı yeni, modern gettolar dönemine geçtik.

Ancak benim bugün asıl üzerinde durmak istediğim konu” düşünsel getto”

İçinde yaşadığımız koşullar ve aldığımız dayatmacı kültür sonunda beyinlerimizde de düşünsel gettolar oluştu. Görünmeyen duvarlardan oluşan bu gettolar, ne yazık ki yaşamımızı derinden etkilediği gibi, giderek bizleri çevremizden, toplumdan, daha doğrusu bizim gibi olmayanlardan uzaklaştırarak yalnızlaşmamıza neden oldu.

Öyle ki, kendimizi olası dış tehlike ve risklerden koruma adına oluşturduğumuz duvarlar zamanla bizi esir aldı. Yani bir anlamda kendi hapishanelerimizi kurduk.

Bu durumda kendimizi hapsettiğimiz o duvarların arasında bir başımıza, kendimizi en doğru, en güçlü, en güvenilir sanmaya başladık. Çünkü kendimizden ya da kendimiz gibi düşünenlerden başkasını tanımaz, görmez, bilmez olduk.

Daha da kötüsü, bizden olmayanı, bizim gibi düşünmeyeni, bizim gibi yaşamayanı neredeyse düşman bildik, aşağıladık, ötekileştirdik. Daha olmadı yok saydık, yok etmeye çalıştık.

Farkında olmadan önyargılarımızın esiri, düşünsel gettolarımızın yalnız, mutsuz, umutsuz sakinleri haline geldik.

Geçmiş dönemlerde egemen güçlerin zoruyla, baskısıyla gerçekleştirilen zorunlu gettolar, bugün artık ideolojik, sosyolojik tercihlerle iradi olarak oluşturulmaktadır.

Bir dönem toplumdaki kimi elit çevrelerce dışlanan muhafazakar dinci kesimler İstanbul Fatih’de, Çarşamba’ da korunma içgüdüsüyle kendi gettolarını oluşturdular.

Bir yere ait olma güdüsüyle aynı dönem Kürt yurttaşlarımız da doğu ve güneydoğudan göç ederek geldikleri Metropol kentlerde, biraz da hemşerilik bilinciyle kendi gettolarını yarattılar.

Bizi yönetenler bu ayrışmanın, kutuplaşmanın ilerde doğuracağı olası tehlikeleri gözeterek tedbir alma yerine, bu durumdan siyasi rant elde etmeye çalıştılar.

Zaman içerisinde bir ortak kent kültürü oluşturma yerine kendi kültürlerini, geleneklerini yaşadıkları yeni gettolarda sürdürmeye devam ettiler.

Bir zamanlar çalışmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerine dağılan Türk’lerin yaşadıkları kentlerde kendi mahallelerini, kendi gettolarını oluşturdukları gibi Adana’da Mersin’de Mardin’lilerin, Urfa’lıların, Siirt’lilerin ayrı mahalleleri kuruldu.

Onlarda kendilerine yeni duvarlar oluşturarak sözüm ona kendilerini korumaya almaya çalıştılar. Ancak bu duvarların giderek kendilerini de esir aldığını fark ettiklerinde de artık çok geç olmuştu.

Birey olarak bizler de, kendimizde doğru bildiğimiz, inandığımız değerleri tabulaştırara,k beynimizde kendi gettolarımızı oluşturup, bizim gibi olmayanlarla aramızda sınırlar koyuyoruz.

Dünyada bile sınırların ortadan kaldırılmaya çalışıldığı şu günlerde bizim kendi düşüncelerimize, hayallerimize, umutlarımıza sınırlar getirmemiz, duvarlar örmemiz tam da egemen güçlerin istediği bir durum.

Bilmek ve anlamak zorundayız ki, hangi nedenle, hangi gerekçeyle olursa olsun örülen her duvar, ister tel, ister beton, isterse de duyulardan oluşsun; sonunda özgürlüğe vurulmuş birer kelepçedir.

Ayrışmanın, ötekileşmenin, kin ve nefretin olmadığı; barış içinde bir dünyada, özgür bireyler olarak yaşamak istiyorsak eğer, çevremizdeki ve beynimizdeki görünen, görünmeyen tüm duvarları yok etmek, özgürleşmek zorundayız.




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Twitter
Üye İşlemleri
Kullanıcı adı
Şifre
Biz Sizi Arayalım
Ad, Soyad:
Telefon:
Tavsiye Et
Ad, Soyad:
Gönderen:
Alıcı:
E-Mail Bülteni
Ad, Soyad:
E-Mail:
    
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi