Müdür Gönen’in 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı Mesajı Iğdır Milli Eğitim Müdürü Hakan Gönen 19 Mayıs Atatürk’ü anma ...           • Haydar Aliyev Fen Lisesinde Mezuniyet Coşkusu Iğdır Haydar Aliyev  Fen lisesi son sınıf öğrencileri için mezuniyet töreni ...           • Iğdır Milletvekili Eksik'ten Ardahan Valiliğinin Aldığı Karara Tepki HDP Iğdır Milletvekili Dr. Habip EKSİK Ardahan Valiliğinin aldığı karar ile mağdur olan ve hayvanc...           • TBB Ve Barolardan Cezaevlerindeki Sorunlara Karşı Çözüm Arayışı Türkiye Barolar Birliği Ve Barolardan Cezaevlerindeki Sorunlara Karşı Çözüm ...           • İmar Barışı’ndan 19 Milyar TL Geldi, Uzatılmalı... Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından geçtiğimiz haziran ayı içerisinde y&...           • Engelli Birey Farkındalığı Oluşturuldu Iğdır Üniversitesinde 10-16 Mayıs 'Engelliler Haftası' kapsamında Sağlıklı Yaşam Topluluğu ta...           • Rektör Alma’nın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma,Gençlik ve Spor Bayramı Mesajı Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, 19 Mayıs Atatürk&rsquo...           • 19 Mayıs Gençlik Haftası Etkinlikleri Başladı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından 15-19 Mayıs ‘Gençl...           • Sınav Kaygısıyla Baş Etmenin Yolları Öğrenciler için bir dönüm noktası olan üniversite sınavı yaklaşıyor. &O...           • Iğdır’da Biri Gazeteci 4 Kişi Gözaltına Alındı Bu sabah Iğdır’da yapılan operasyonla Gazeteci ve fotoğraf sanatçısı İdris Demirel, e...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
İstatistikler
Toplam: 1191431
Aktif: 25
Bugün: 1631
Dün: 3176
REKLAMLAR

 

Son Videolar

Iğdır Valisinden Yağmur' Şiiri
1905 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Melekli Şahmeran Tepesi
3059 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
2471 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Defile Düzenlendi
3161 İzlenme, 0 Yorum

IğdIrlı STK'lardan BARIŞ Çağrı
2218 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da İranlı Turistler ve I
3615 İzlenme, 0 Yorum

Avukat ne yapar? Sorusuna İlko
1472 İzlenme, 0 Yorum

Fotoğraflarla Iğdır
2724 İzlenme, 0 Yorum

Iğdırlı Aşık Hizani Söylüyor
1134 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır küçük Millet Meclisinden
1648 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Görüntüleri
1676 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Tiyatro
1167 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Görüntüleri
3206 İzlenme, 0 Yorum

Çakırtaş Köyü Kul Yusuf Kümbet
2676 İzlenme, 0 Yorum

TRT1'de Newroz'u Anlatıyor
2001 İzlenme, 0 Yorum

Sekiz Mart Emekçi Kadınlar Günü - Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr.

Sekiz Mart Emekçi Kadınlar Günü

Yazar: Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. |  Tarih: 05 / 03 / 2019 |  Yazı Okunma: 270


Yaklaşan 8 Mart günü emekçi kadınlar günü olarak kutlanıyor.Bu kutlamalar sembolik olup, kadının statüsü pek değişmemektedir.Çünkü Din’ler ve Kapitaliz Kadını ikinci sınıf olarak görmektedir.

Emek denince önce kadın akla gelir.Çünkü, en ağır iş hamilelik ve analıktır.Ev işleri kadına emanet, bunların yanında kadın tarlada çalışır varsa  hayvana bakar.Tabi burada söz konusu olan lüks içinde yaşayan,mücevherleriyle oynayan kadınlar değildir.Söz konusu olan ,işsiz kadınlar,kayıt dışı çalışan kadınlardır. Hiçbir hayat güvencesi olmayan,aslında kendi hayatlarını değil,başkalarının hayatı için  çalışan kadınlardır.Ölümcül bir hastalığa yakalanan bir kadın için şunların söylendiğini hepimiz biliyoruz; Kadının kocası için üzülürler perişan olur diye ve ayrıca çocuklar için üzülürler, oysa kadının hayatı kimsenin umurunda değildir.

Sekiz Mart Emekçi Kadınlar Günü Nedir?

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi.

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın ,Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

Din Ve Kadın

İlk zamanların anaerkil kabileler dışında,sınıflı toplumlarda kadın  din’lerin de etkisiyle ikinci plana itilmiştir.

Şeytanın Havvayı kandırdığını,havanın da Ademin aklını çeldiğini, bu nedenle Cennetten kovulduklarını ve Kadının  lanetlendiğini ileri sürerler.Kiliselerde”Kadının Ruh sahibi olup olmadığı bile tartışma konusu olmuştur”.16. yüzyılda  Fransada,”Kadının ruh taşıdığı ancak bu ruhun şeytani olduğu” sonucuna varılmıştır.

Her Din  ortaya çıktığı dönem in şartları ve gelenekleri doğrultusunda  şekillendiği bir gerçektir.Kadın ayrımcalığı   kültürel nedenlerle,fiziki güç bahane edilerek hukuki ve din i söylemlerle meşruiyet kazanmıştır.Din’lerde  Kadın , Eğitim,Sağlık istihdam alanında  erkeğin gerisindedir.Ailede erkek çocuk önceliklidir,mal mülk öncelikle erkeğe aittir.

Budizm de de Kadın ikinci sınıftır.

Çin de de durum aynıdır .Bunlara göre , Kızlar evin Erkek çocuklarına, kadınlar kocalarına , Anneler oğullarına  itaat etmek durumundadır.

Eski  yunanda ise demokrasi, vatandaş olarak yalnız erkeklere verilen bir hak idi,Eski yunanda da kadın ikinci sınıftır.

Tek Tanrılı dinler,insanlığın erkek cinsinden temsil edilmesine  ortam hazırlamıştır.Tarihin ilk çağlarında, neolitik dönemlerde  ,Kadın ve Erkek eşitliği varken,  daha sonra bütün toplumsal kurumlar ataerkil sisteme uygun biçimde  inşa edilmiştir.Kadın ev işleri için eve kapatılırken ,Erkek toplumsal kurumlarda ,eğitim,siyaset,hukuk,Din,sağlık, kültür ve sanat  alanlarında etkin olmuşlardır.

Kapitalist Sistem Ve Kadın

Tüketim toplumu,yani kapitalist sistemde,Kadın yedek ve ucuz işgücüdür.Kadın ayni iş için Erkeklerden az ücret almaktadır.Ekonomik krizler döneminde önce kadınların işine son verilmektedir.İş yerlerinde tacize uğramaktalar.Kadın bir cinsel obje olarak görülmekte ve katmerli sömürülmektedir.Kapitalist aile içinde  Erkek burjüvazi kadın ise proleterdir.

Kapitalist toplum,kadını meta olarak görmektedir.kadının yeri evidir,yeter ki gelecek kuşağın ücretli işçilerini doğursun.

Dışarıda serbest bir işte  Çalışmayan ev kadını ise ömür boyu evinin emekçisi, kölesidir. Bir tarafta çocuk doğurur ve bakıcılık yapar, diğer tarafta kocasının hizmetçisi ve aşçısıdır.Hayatı boyunca   ücretsiz çalışılan bir meslektir ev kadınlığı. Ev kadınlığı gece gündüz demeden 24 saat devam eder.Herhangi bir  güvencesi,emekliliği yoktur.Analık görevi ve ev işleri kadını adeta esir almaktadır.  Kadın hayattan kopmakta ve yaşamsal değerlerden uzak kalmaktadır.Dinlenmeye, gezmeye Sosyal ilişki kurmaya, vakit bulamaz.Çoğu zaman dayak yiyen, kapı önüne konan,azarlanan ve horlanan birisidir  kadın.

Kapitalizm, hazır  bulduğu ataerkil toplum yapısını devralıp kendi  amaçları doğrultusunda kullandı. Aile ilişkileri dahil,  ekonomi, sosyal,politika, ideoloji ve kültüre kendi kadın düşmanı damgasını vurdu. Kadına yönelik  şiddet  ve ayrımcılığı pekiştirdi ve bu ayırımcılığı kârı doğrultusunda kullandı.

İsveç Parlamentosu'nun 1998'de kabul ettiği "Kadınlara Karşı Şiddetin Önlenmesi Yasası"nın gerekçesinde şu sözler yer almazdı:

"[İsveç'teki] bütün kazanmalara rağmen, birçok alanda kadınlar ve erkekler arasında önemli bir güç eşitsizliği mevcuttur. Bu eşitsizliğin en çarpıcı örneği ise, erkeklerin kadına yönelttiği şiddettir. Alınan çok sayıda önleme karşın, özellikle son yıllarda, İsveç'te binlerce kadın şiddete maruz kalmaktadır."

Fransız devrimi , bütün insanlar”Haklar açısından eşit” ilan etmiştir.Buna cins eşitliği de dahildir.irmeye

J.Sturt Mill , Kadının özgürleşmesini  insanlığın ilerlemesi için bir koşul olarak ileri sürmüştür.

Kadına uygulanan şiddet,kültürlere göre  farklılık gösterir, bizde “namus cinayeti” Afrikanın bazı ülkelerinde “kadının sünneti” ,bazı Avrupa ülkelerinde “Erkeklerin Kadın partnerlerini öldürmeleri” şeklinde olabilir.

Kadın Ve Siyaset

Önümüzdeki mahalli seçimlerde kadın adaylarının olmaması insanın içini acıtıyor.Meydanlarda,toplantılarda ve kahvelerde erkek egemenliği sırıtıyor.Şurası bir gerçek ki tek kanatlı kuş uçmaz.Gelişen ve ileri giden bir toplum için kadın var olmalı ve her alanda görülmelidir.

Siyasette kadını öne çıkarmada HDP nin hakkını vermek lazım.Genelde ve yerelde olsun kadın siyasetçiler söz sahibidir.Bu aynı zamanda ezilmişliğe ve ötekileştirmeye verilen bir cevaptır.

Bir cinsin diğerine itaat etmesi son derece yanlıştır.Toplumsal ve beşeri gelişmenin önünde en büyük engeldir.Bu nedenle eşitlik şarttır.Cinsler arası ilişkilerde Erkek kendini psikolojik,sosyolojik ve sosyoekonomik olarak hep üstün görmüştur.Ancak tek üstünlük belki fiziki güç olabilir.Ama  bu da kontrol  ve adalet ister.

Kadının özgürleşme sorunu, biçim ve derece olarak toplumlara göre değişiklik gösteriyor ve bu sorun Dünyanın her yerinde vardır.

Kadın özgürlüğü için ciddi ve bilinçli bir şekilde mücadele gerekir yoksa özgürlük sadece, Kadının ,Erkekler karşısında saklanmasına yarayan türban  özgürlüğü değildir.




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Twitter
Üye İşlemleri
Kullanıcı adı
Şifre
Biz Sizi Arayalım
Ad, Soyad:
Telefon:
Tavsiye Et
Ad, Soyad:
Gönderen:
Alıcı:
E-Mail Bülteni
Ad, Soyad:
E-Mail:
    
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi