İran Ve Nahçivan Sınır Kapıları Kapatıldı İran ile olan sınır kapıları kapatıldı, uçuşlar durduruldu. İran ve Nahçivan sınır k...           • Hocalı Soykırımı Şehitleri Iğdır'da Anıldı Azerbaycan Kars başkonsolosluğu, Iğdır Azerbaycan Evi Derneği ,Iğdır-Azerbaycan Dil, Tarih ve...           • İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Aşılama Çalışmalarını Sürdürüyor İl Tarım Ve Orman Müdürü Özkan Yolcu Aşılama Çalışmalarını Yerinde İnce...           • Prof. Dr.H.Tamer Dodurka ‘’Virüsleri Engelleyemeyiz Ama Korunabiliriz’’ İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.H.Tamer Dodurka son günlerde arta...           • Iğdır HDP: Anadilde Eğitim Hakkının Gaspına Son Verilmeli Halkların Demokratik Partisi (HDP) Iğdır İl Örgütü “Dünya Anadili Gü...           • Iğdır İşkur Kadın istihdamını Artırmaya Yönelik Kursları Sürdürüyor İşkur Iğdır İl Müdürlüğünden kayıtlı kadın istihdamını artırmaya yönelik ...           • Bu Besinler Ağız ve Diş Sağlığımızı Bozuyor Ağız ve diş sağlığımız vücudumuz için oldukça önemli. Ağız ve diş sağlığım...           • Hava-İş: Pazar Mesailerine Dair Davamızın İlk Duruşması Yapıldı Pazar mesaileri başta olmak üzere 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’ndeki ihlalle...           • Iğdır Belediyesinde Toplu İş Sözleşmesi İmzalandı Iğdır Belediyesi Personel A.Ş ile Belediye İş Sendikası arasında yapılan görüşmelerin ar...           • AK Parti Tuzluca İlçe Başkanı Belli Oldu Beş yıldır aynı kişinin Ak Parti İlçe Başkanlığını yürüttüğü Tuzluca&rs...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
İstatistikler
Toplam: 1544827
Aktif: 24
Bugün: 157
Dün: 2144
Son Videolar

Iğdır Tanıtım Videosu
262 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Zahiro İdîr'e Dibeje
117 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Şahmeran Efsanesi
262 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Ejder Kervansarayı
232 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Görüntüleri
216 İzlenme, 0 Yorum

Em.Md. Yüksel Babal Unutulmaz
226 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Filmi
217 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'dan Defile Görüntüleri
258 İzlenme, 0 Yorum

Aşık Hizani Iğdır Eşliğinde
222 İzlenme, 0 Yorum

Çille Neçe
235 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Nevroz
201 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Sesi Eşliğinde Iğdır
209 İzlenme, 0 Yorum

Bî Kurdi İdîr
231 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır kMM'den Görüntüler
234 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
223 İzlenme, 0 Yorum
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

Zümrüd’ü Anka -

Zümrüd’ü Anka

Yazar:  |  Tarih: 07 / 05 / 2019 |  Yazı Okunma: 415


Eski Yunan mitolojisin de ‘Phoenix’, Arap tradisyonun da ‘Anka’, İran’da ‘Simurg’, Çin’de ‘Tanniao’, kimi tradisyonlarda ‘Hama’ ya da ‘Rokh’ adıyla anılan görkemli, tüyleri ışıl ışıl rengârenk parıldayan, yüzü insana benzeyen devasa kuş Türk mitolojisinde ‘Tuğrul Kuşu’ olarak bilinir.

 Anka; gücü, saf olmayı, kendini yaşarken yaratmayı, tekâmülü, erdemliliği, sadakati, zarafeti, hakkaniyeti temsil eder. Erişilmezlik, yücelik ve olağanüstülük gibi özellikleri simgeler. Kendini aramanın sembolü olarak kabul edilen Anka kuşu, uzaklarda aradığımız şeylerin aslında kendi içimizde olduğunu idrak etme halidir. Uyanma, aydınlanma ve kurtulma şeklinde ifade edilen yeniden doğuşun ifadesidir.

Hikâye odur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi ağacının dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kuşlar başları sıkıntıya girdiğinde Simurg’ un çözüm bulacağını ve kendilerini kurtaracağını düşünürlermiş. Bir gün gelmiş kuşlar dünyasında her şey ters gitmeye başlamış. İnsanlar yaşadıkları ormana girip yaşadıkları ağaçları kesiyorlar, buldukları yuvaları dağıtıyorlar, yumurtalarını çalıyorlarmış. Güvenlik sıkıntısı ve gıda ihtiyacı had safhaya ulaşmış. Kuşlar bir araya gelip neler yapabileceklerini konuşmuşlar ancak her kafadan bir ses çıkmış ve çözüm bulamamışlar. En iyisi Zümrüdü Anka’dan yardım isteyelim o bizi kurtarır demişler. Milyonlarca kuş toplaşmışlar ve yuvası Kaf dağının tepesinde olan Simurga gitmeye karar vermişler. Ancak Simurga ulaşmak hiçte kolay değilmiş her biri diğerinden zor yedi vadiyi geçmek gerekiyormuş.

Geçmeleri gereken ilk vadi ‘’Nefis’’ Vadisiymiş; Vadiye giren kuşlar sanırız burası cennet demişler o kadar güzelmiş ki ve ne dilerse olacağını görmüşler. Zevke, sefaya kapılmışlar kazların yumuşacık tüylerinden yapılmış yataklarda sınırsız yemek, bülbüllerin şen nağmeleri eşliğinde etraflarında süzülen huri kuşların güzelliği ile başları dönmüş. Burada her biri kuşlar diyarının sultanı olabilirmiş hem de parmaklarını oynatmadan. Öyle çok kuş vadinin sihrine kapılmış ki bir sürü kayıp vermişler.

2. Vadi ‘’Aşk’’ vadisiymiş; Buraya giren tüm kuşların gözleri sis perdesi ile kapanmış. Gördükleri biçimsiz şekilleri, taşları, odun parçalarını birer sülün, birer kuğu sanmışlar. Gözleri kör olmuş, kapılmış, sürüklenmişler ve bu vadide de birçok kuşu kaybetmişler.

3. Vadi ‘’Cehalet’’ vadisiymiş; Her şey çok güzel gelmiş gözlerine, Simurg Anka kuşunu bile unutmuşlar. Nereye gittiklerinin ne önemi varmış ki. Önemsemedikçe düşünmemişler. Düşünmedikçe unutmuşlar. Unuttukça yükleri hafiflemiş ve yola devam etmekten vazgeçmişler.

4. Vadi ‘’İnançsızlık’’ Vadisiymiş; Vadiye girdiklerinde birden her şey anlamını yitirmiş. Ne olacakmış ki Simurgu bulsalar. Kesin öleceklerini iddia edenler olmuş. Simurg’un çözüm bulamayacağını söyleyenler olmuş. Hatta Simurg’un gerçek olmadığını iddia edenlerde olmuş. Bu kadar yolu boşa geldiklerini, emeklerinin boşa gittiğini düşünenler olmuş. Yolu tamamlamayacaklarını, tamamlasalar da hiçbir işe yaramayacağını söyleyip geri dönmüş yolundan bir sürü kuş.

5. Vadi ‘’Yalnızlık’’ Vadisiymiş; Vadiye giren bütün kuşları korku salmış. Sadece kendileri varmış gibi davranmaya başlamışlar. Acıkan kendi karnının derdine düşmüş arkadaşının halini unutmuş. Tek başına avlanmaya çıkanlar başarılı olamadıkları için kendileri yem olmuşlar. Milyonlarca kuş aynı amaç için uçtukları halde sanki tek başlarınaymış hissine kapılarak çaresizlik duygusunun içinde kaldıkları yerde kalakalmışlar kolları kanatları tutmaz olmuş, uçamamışlar.

6. Vadi ‘’Dedikodu’’ Vadisiymiş;  Vadinin her köşesinde fısıltılar duyulmaya başlanmış. Kuşlardan biri Zümrüdü Anka’nın yeniden doğuşta tüylerinin yandığını söylemiş. Bunu duyan diğeri yanan tüyleri tekrar çıkmadığı için Simurg’un gizlendiğini iddia etmiş. Bir diğeri morali bozuk olan Simurg’un saklanırken onu görenlere zarar verdiğini söylemiş. Bunu duyan diğer kuş zarar veren Simurg’un dayanamayıp kendisini öldürdüğünü iddia etmiş. Sıranın en önündeki kuşa artık gitmeye gerek kalmadığı, Simurg’un çoktan ölüp toprak olduğu bilgisi gelmiş. Bunu duyan birçok kuş gitmekten vazgeçip geri dönmüş.

7. Vadi ‘’Benlik’’ Vadisiymiş; Bütün kuşlar vadiye girer girmez içlerinde değişik bir his uyanmış. Kiminin kanadı biçimsiz gelmiş diğerine. Bir diğeri her şeyi bildiğini iddia etmiş yanlış yoldan gidiliyor diye karmaşa çıkarmış. Herkesin her konuda fikri varmış ve en doğru olanmış. Hepsi en önde lider olmak istemiş öne geçmek için birbirlerini ezip durmuşlar… Ta ki vadiden çıkana ’BEN’den uzaklaşana kadar.

Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları da iyice azalmış. Kaf dağına vardıklarında geriye sadece otuz kuş kalmış. Sonunda sırrı sözcükler çözmüş. Farsça ‘si’ otuz demektir ‘murg’ ise kuş.

Simurg’un yuvasını bulunca öğrenmişler ki aslında onların her biri Simurg’muş. Otuz kuş hikâyenin sonunda anlarlar ki aradıkları sultan, lider kendileriymiş ve gerçek yolculuk aslında kendi içine dönerek, zaaflarından, eksikliklerinden kurtularak,  tamlamalarını gerçekleştirerek kurtarıcı, bilge ve mükemmele ulaşabiliyorlarmış. Nefsine hâkim olan, körü körüne bağlanmayan, düşünen, sorgulayan, kendini geliştiren, kendisine inan, yılgınlığa kapılmayan, hep birlikte hareket edilmesi gerektiğini bilen, yalnız olmayı tercih etmeyen, dedikodu yapmayan ve en önemlisi egosunu eğiten kuşlar Simurg’muş. Küllerinden yeniden doğan Zümrüdü Anka…

Bu güzel hikâyeyi hem kendi özelimize uyarlayarak hem de ülke olarak geçtiğimiz bu zor günlerde çözüme ulaşabilmek adına nasihat olarak milletçe alsak faydası olmaz mı olur hem de ilaç gibi gelir. Farklı kültürleri tarihinde barındırmış topraklarda yaşıyoruz. Ve bu tarihi miras, kültürel kimliğimizi oluşturuyor. Dünya ile farklılaşan yönlerimiz mevcuttu bireysel değil kolektif yaşama, güçlü aile ve toplum bağlarına sahip olma gibi ancak geldiğimiz noktada tüm bu iyi değerlerin giderek kaybolduğuna ve toplum olarak kutuplaştığımıza şahit oluyoruz. Siyasal görüş farklılıkları sosyal mesafelere dönüşmüş bulunmakta. Siyasal konuları sağduyumuzla değil, parti aidiyeti ile değerlendiriyoruz. Farklı mecralardan bilgileniyor, diğer mecraları taraflı buluyoruz. Yapılan sosyolojik araştırmaların sonuçları bize şunu gösteriyor; kişiler, uzak hissettikleri partiye oy verenler ile komşu olmak istemiyor, çocuklarının arkadaş olmasını istemiyor, kızının o parti mensubu ile evlenmesine rıza göstermiyor, iş ilişkileri kurma dâhil bu açıdan değerlendiriliyor.

Bizim gibi düşünen insanlar için; Ülkesinin yararına çalışan, vatansever, onurlu, zeki, cömert, açık fikirli tanımlarını kullanırken bizden farklı düşünen insanlar için; ülkeye tehdit oluşturan, zalim, ikiyüzlü, bağnaz, kibirli, bencil gibi tanımları kullanıyoruz. Ülkem insanı her alanda bu kadar ayrı düşmüşken, birbirine yabancılaşmışken yüz yüze olduğumuz hepimizi etkileyen sorunlarla nasıl mücadele edeceğiz, nasıl ortak tavırlar geliştireceğiz, birbirimize ve ülkemize olan aidiyet hissini kaybetmişken ülkemiz bekası için hain planlar yapan leş yiyicilerle nasıl savaşacağız. Yarım asra yaklaşan terör sorunu binlerce fidanımızı aldı üstelik terör hedef seçerken kimseyi ayırmadı. Şimdilerde ekonomik terörizmle mücadele ediyoruz. Bir an önce küllerimizden yeniden doğmalıyız ve hepimiz birleşince ancak Zümrüdü Anka ya dönüşebileceğimizi unutmamalıyız.




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi