Sefer Karakoyunlu: Hava Kirliliği Iğdır İçin Kader Olmamalıdır Sefer Karakoyunlu: Hava Kirliliği Iğdır İçin Kader Olmamalıdır. Yetkilileri Önlem Alma...           • İl Müftüsünü Ziyaret Eden Başkan Akkuş: Taziye Yemekleri Kaldırılmalı Iğdır Belediye Başkanı Yaşar Akkuş Iğdır İl müftüsü Mustafa Tekin’i makamında...           • Bu Besinler Unutkanlığa İyi Geliyor Bir söz vardır, zaman zaman hepimiz kullanırız. ‘’ Dün ne yediğimi bile hatı...           • Cumhuriyet Başsavcısı Ener'den Adliyedeki Saldırı İle İlgili Açıklama Iğdır Cumhuriyet Başsavcısı Oğuz Şükrü Ener, 17 Eylül 2019 tarihinde Iğdır Adliyesi...           • Yılın İlk Asfaltı Özgür Mahallesine Dökülmeye Başlandı Iğdır Belediyesi ekipleri, Özgür mahallesinde, 2019 yılının ilk asfaltını döktü...           • Rektör Alma’dan Gaziler Günü Mesajı Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Gaziler Günü dola...           • Öğrencilere Uygulamalı Trafik Güvenliği Eğitimi 2019-2020 Eğitim öğretim yılının başlaması ile beraber Iğdır İl Emniyet Müdürlü...           • Iğdır Belediye 76 Spor 2019-2020 Yılı Futbol Sezonu Açılışını Yaptı Iğdır amatör liginde mücadele edecek Iğdır belediye 76 spor yeni sezon hazırlıklarına ba...           • Depresyon Tedavisinde Egzersiz Şart! Yapılan son çalışmalara göre, egzersizin hem depresyonu önlemeye hem de semptoml...           • Iğdır Adliyesi Önünde Kavga: 1 Ölü, 1 Yaralı Iğdır Adliyesi önünde aile içi görülen bir dava nedeniyle çıkan ...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
İstatistikler
Toplam: 1357892
Aktif: 31
Bugün: 284
Dün: 2803
REKLAMLAR

 

Son Videolar

Iğdır Valisinden Yağmur' Şiiri
2308 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Melekli Şahmeran Tepesi
3545 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
2912 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Defile Düzenlendi
3541 İzlenme, 0 Yorum

IğdIrlı STK'lardan BARIŞ Çağrı
2444 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da İranlı Turistler ve I
4183 İzlenme, 0 Yorum

Avukat ne yapar? Sorusuna İlko
1876 İzlenme, 0 Yorum

Fotoğraflarla Iğdır
3308 İzlenme, 0 Yorum

Iğdırlı Aşık Hizani Söylüyor
1498 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır küçük Millet Meclisinden
1939 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Görüntüleri
2046 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Tiyatro
1508 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Görüntüleri
3568 İzlenme, 0 Yorum

Çakırtaş Köyü Kul Yusuf Kümbet
3144 İzlenme, 0 Yorum

TRT1'de Newroz'u Anlatıyor
2323 İzlenme, 0 Yorum

Her Temmuzda Yeniden Yanar Yüreğim - Ayhan ONGUN

Her Temmuzda Yeniden Yanar Yüreğim

Yazar: Ayhan ONGUN |  Tarih: 02 / 07 / 2019 |  Yazı Okunma: 199


Altı yıl önce yine bir temmuz sabahı yazdığım bir yazıyı aynen koydum.

Değişen bir şey var mı derseniz? Erdoğan o zaman Başbakan’dı, Şimdi partili Cumhurbaşkanı

Ne gözyaşlarımızın rengi değişti, ne acılarımız eksildi.

“Bundan yirmi yıl önce gerçekleştirilen insanlık dışı katliamda yaşamlarını yitiren 33 yurttaşımızın acısı bir kez daha yüreklerimizi dağladı.

Bu alçak saldırı, özellikle de o yıllarda sıradan hale gelen faili meçhullerin içinde, katillerin en çok açık verdikleri olaylardan biriydi. Hiçbir olayda bu kadar açık şekilde kendilerini ele vermemişlerdi.

Ancak tüm olaylarda olduğu üzere, var olan kanıtların üzerine gidilmediği gibi, olanlarda karartılarak olayların ardındaki asıl karanlık güçler gizlenmeye çalışıldı.

Sıradan bir alevi-sünni çatışması gibi gösterilmek istenen Madımak oteli yangınında, aradan yirmi yıl geçmesine karşın hala gerçek sorumlular bulunmadı.

Unutturulmaya çalışılan bu insanlık ayıbıyla ilgili onlar istemeseler de halkın hafızası unutmuyor.

Aydın, demokrat kişilerin görevi de Madımak gibi, Kahramanmaraş, Çorum, 77 I mayıs katliamı, Bahçelievler olayı gibi tarihimize kazınmış önemli olayları unutturmamak olmalı.

Ne Sivas’ta otel içerisinde diri diri yakılan 33 aydınımızı unutacağız, ne de Dargeçit karakolunda öldürülen 6 köylünün olayından rahatsız olan uzman çavuşu; kalorifer kazanında yaktırıp, sonra da sözüm ona kamu görevi yapanları unutturmayacağız.

Faili meçhuller dönemi olarak bilinen yıllarda ölüm nedenleri hala aydınlığa kavuşmamış Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Adnan Kahveci, Eşref Bitlis ve onlarca bilim insanı, yazarın gerçek katilleri bulunmadan bu ülkeye barış getirmek mümkün olmayacak.

Aynı şekilde yakın zamanımızda Uludere’de katledilen köylüler, Reyhanlı’da alçakça öldürülen masum insanlar ve en son Taksim Gezi olaylarında yaşanan insanlık dışı uygulamalar, yaşamlarını yitiren 5 insan, yaralanan binlerce yurttaşı unutmak mümkün mü?

Bu ülkeye 27 mayısları, 12 martları, 12 Eylülleri, 28 Şubatları yaşatanlar yargı önünde olmasa bile kamu vicdanında mahkum olmadan, darbeciler, darbe yanlıları cezalandırılmadan, demokrasi tüm kurul ve kurallarıyla nasıl işleyecek?

Temmuz sıcaklarına romanlarında Yaşar Kemal, “sarı sıcak” der.

Özellikle de baraj ve sulama kanallarının olmadığı yıllarda, Çukurova’da sarı sıcaklar nefes aldırmazdı insanlara. Tıpkı o yılların insanı bunaltan temmuz sıcaklarında olduğu gibi her 2 Temmuz da Madımak geldikçe aklıma, yangın yerinde kızıl alevlerin arasında canhıraş bağıran insanların sesi çınlar kulaklarımda ve bir kez daha insanlığımdan utanırım.

Ben, özel bir işim nedeniyle Sivas’a çok istediğim halde gidemediğimden utanırım da, yok olup giden 33 canın ardından hala gerçek sorumluları bulamayan kamu görevlileri, siyasetçiler hiç mi utanmazlar?

“Bu olay bizim için artık bir namus meselesi olmuştur” diyen ancak sorumluların bulunduğunu görmeden yaşamını yitiren dönemin Başbakan Yardımcısı rahmetli Erdal İnönü’nün hatırına da olsa CHP bu olayın peşini bırakmamalıdır.

Uludere de yok yere yitip giden masum köylülerin acısını ve anısını yaşatmaya çalışan Kürtler, on binlerce inançlı insanın mağduriyetine neden olan 28 Şubat darbecilerinin izini süren muhafazakarlar, 12 Eylülde toplumsal bir travma yaşayan, milyonlarca insanın yaşamını alt üst eden Evren ve arkadaşlarının yargılanmasını isteyen devrimciler kadar, bu ülkeyi yönetmekle yükümlü AK parti iktidarı da tarihle yüzleşmek, geçmişinde yaptıkları yanlışların özeleştirisini yapmak durumundadır.

Aksi halde daha çok yanar yüreğimiz, sarı sıcaklar gibi.

Ülkemizde barış ve demokrasi mücadelesini ne birbirinin karşısına koymak, ne de birini diğerine tercih etmek mümkün olmadığı gibi; içtiğimiz su, soluduğumuz hava gibi muhtacız demokrasiye de, barışa da.

Ne zaman barışa yaklaşsak, mutlaka bir yerlerden düğmeye basılıyor. Yine ve yeniden bizleri korkularımızla terbiye etmeye, kutuplaştırmaya, kaos ve karışıklık yaratmaya çalışıyorlar.

Tıpkı 33 erin şehit edildiği karakol baskını, Roboski katliamı gibi.

Barışa bu kadar yaklaşmış, 40 yıldır ilk kez böylesine önemli bir uzlaşma ve bir arada yaşama iradesi oluşmuşken, bu güzel iklimi yeniden bozmaya, toplumda yeni gerginlikler, kırılmalar yaratmaya kimsenin hakkı yoktur.

Hele de gereksiz polemik ve inatlaşmalar, kırıcı ve kutuplaştırıcı söylemlerle çözüm sürecini tehlikeye atmaya; bir başbakanın ne hakkı, ne de lüksü vardır.”

Aradan geçen bu altı yıl içerisinde en azından son yapılan yerel seçim sonuçlarıyla birlikte muhalefette “yeniden iktidar olunabileceği” fikri oluştu. Çözümün başka karanlık mecralarda değil, halkın kendi örgütlü gücünde olduğuna ilişkin özgüven gelişti.

Barış, demokrasi ve insan hakları, özgürlükler konusunda toplumsal bir muhalefet örgütlenmesi için tüm siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum örgütlerine çok büyük görev düşüyor.




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi