İl Milli Eğitim Müdürü Gönen: Ücretsiz Destekleme Kursları Açacağız MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ HAKAN GÖNEN ,”ÜCRETSİZ DESTEKLEME KURSLARI A&Cc...           • BİYOMER Faaliyetlerine Fosil Kayıtları Tutarak Başladı Iğdır Üniversitesi Biyoçeşitlilik Araştırma ve Uygulama Merkezi (BİYOMER) açılm...           • İl Tarım Müdürlüğü Heyetinden Köy Ve Meralarda Üretici Ziyareti Iğdır'da hayvancılığın yoğun bir şekilde yapıldığı Tuzluca İlçesinin Göktaş, Güze...           • Seracı Hüseyin Aytekin: Emek Var, Karşılığı Yok Iğdır’da kurduğu serada 25 yıldır üretim yapan Hüseyin Aytekin, birçok zorl...           • Ak Parti İl Başkanı: Belediyeye Kayyım Atanması İle Hiçbir İlgim Yok İl Başkanı Ali Kemal Ayaz: “Iğdır Belediyesine Kayyım atanması ile ilgili hiçbir dahi...           • İçişleri Bakanlığı’ndan 81 İl Valiliğine Koronavirüs Talimatı İçişleri Bakanlığı 81 İl Valiliğine “Covid- 19 Tedbirleri Kapsamında Denetimler&rdquo...           • Vekil Eksik, Bakana Ağrı-Patnos L Tipi Cezaevinde Yaşananları Sordu Halkların Demokratik Partisi (HDP) Iğdır Milletvekili Dr. Habip Eksik yaptığı açıklamada: &...           • Prof. Dr. İbrahim Demirtaş’ın Projesi TÜBİTAK Desteğine Layık Görüldü Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbr...           • Tahıl Ambarı Iğdır’da Buğday Hasadına Başlandı İl genelinde yoğun bir şekilde ekimi gerçekleştirilen buğdayın hasadına başlandı. Merkeze b...           • Rektör Alma Süt Ürünleri Tesisinde İncelemede Bulundu Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Rektör Yardımcısı Prof...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
İstatistikler
Toplam: 1647627
Aktif: 29
Bugün: 1441
Dün: 2319
Son Videolar

Yüksel Babal Nice Yıllara
250 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Videosu
754 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Zahiro İdîr'e Dibeje
605 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Şahmeran Efsanesi
865 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Ejder Kervansarayı
734 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Görüntüleri
626 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Filmi
549 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'dan Defile Görüntüleri
657 İzlenme, 0 Yorum

Aşık Hizani Iğdır Eşliğinde
579 İzlenme, 0 Yorum

Çille Neçe
623 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Nevroz
568 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Sesi Eşliğinde Iğdır
513 İzlenme, 0 Yorum

Bî Kurdi İdîr
624 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır kMM'den Görüntüler
568 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
627 İzlenme, 0 Yorum
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

Sakın Ha Îhmal Etme Kendinî !.. - Mehmet AVCI

Sakın Ha Îhmal Etme Kendinî !..

Yazar: Mehmet AVCI |  Tarih: 03 / 08 / 2019 |  Yazı Okunma: 559


Değerli Dostum,

Her şeyin bir sahibi olduğu gibi,her şeyin muhakak bir zamanı'da vardır,ne çok acele et ne de geç kal,zamanı geldiginde bir saniye dahi olsun erteleme işlerini.Ha şunu'da söyleyeyim,"erken öten horozun başı kesilirmiş" misali işlerin gibi sözünü'de zamanıda ve zemininde söylemelisin.Zamanında söylenmemiş bir sözün hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur. Bu günün işlerini asla yarına erteleme,ama bu günün ekmeğini yarına bırakabilirsen eğer,kendini daha çok güçlü ve güvende hissedersin.

Ama her zaman işe başlamdan önce,biraz ön hazırlık yapmak, çok mu çok faydalıdır.Hani diyorlar ya " Sabah erken uyanıp kalkan,daha erken yolalır" diye.İşte hayat birazda böyledir,ne kadar hazırlıklı,donanımlı, ehliyetli, liyakatlı ve

Tetikte bekleyip zamanında işe başlarsan, adına şans denilen hayat perisi o kadar çok sana göz kırpar ve bahtın yaver gider.

Unutmaki hayat'ta en çok kıymetlı hazinemiz zamandır ve ayni zamanda en çok hesapsız ve ölçüsüzce harcadağımız şeyde yine kıymetını bilmediğımız zamandır.Yani biz çoğu zaman boş ölümlü şeylerle iştikal ederek kıymetlı zamanımızı ziyan ediyoruz diyebilirim.Akıllı insanlar, en ufak zaman dilimi içerisine onlarca

zaferleri sığdırırken,sıradan-basit insanlar ise, koca bir ömrü heba ederler

İşte bu yüzden diyorum ki,hangi şartlarda ve mekanlarda olursan ol,

Gücün, enerjin ,imkan-olanak ve zamanın var iken, öncelikle ölümsüz,kutsal amaçlar için çalışmalısın.Daha sonra,insan onuruna yakışır güzel yaşanabilir bir hayat için çalış, çabala ve elinden gelen tüm çabayı sarfetmelisin.Şunu asla unutmamalisin ki,paslanıp çörüyerek ölmektense,yıpranak ölmek daha insanca ve daha şereflicedir.Çünkü tembel insan, çürüyerek onurunu ve istikbalini kaybetmekle kalmiyor, ayni zamanda güçsüzleşmeye,fakirleşmeye ve nihayetinde başkalarına uşak olmayada mahkumdur.Ama çalişkan bilinçli insan, kendi ruhunun ve hayatın yegane efendisi olduğu gibi kendi kaderini'de kendisi tayin eder. Ama ve lakin yoksul ve uşakların kendi kaderlerini belirleme yetkileri olmadığı gibi,hep efendileri onların kötü kaderini tayin eder.Onlara düşende kendilerine biçiken kütü ,makus talihi en kötü şekilde yaşamaktır.Bu bağlamda diyorumki,"çalişan özgürleşir,özgürleşen güzelleşir ve güzelleşen de sevilir" .

Fakat enerjini ve zamanını neden, niçin

nasıl ve hangi amaç için, ne şekilde kulanacağını doğru tesbit etmelisin.Karar verirken'de hem beynin,bilincin ve hemde yüreğinle, vicdanınla isabetli bir karar vermelisinki,sonra pişman olmayasın diye.Unutmamamlısin ki,hayatta en büyük dostun sen kendinsin.Senden başka senin dostun yoktur.Sen kendinle barışık ve kendine dost isen eğer,başka insanlarında seni sevip saymaları,sena dost olmaları ihtimal dahilindedir.Ama senki, kendine dost değilsen eğer,başkaları asla sana dost olmaz.Bu yüzden kendini unutma,ihmal etme ve daima hatırla kendini.Ara sıra kendini ödüllendirmeyi'de ihmal etme.Hakeza senin ruhunda seni geri çeken,güzelliklerin önünde engel teşkil eden öldürülmesi gereken geri, yanlış yanların ve geri duyguların vasa eğer,o geri geri yanlarını öldürmekten asla teredüt etme.Hayat'ta en büyük dostunda ,düşmanında sen kendinsin.Başka bir tabir ile,Tanrı'da ,Şeytan'da senin ruhunda,benliğinde yatıyor vardır,sen bu her iki ezeli rakiplerden hangisini uyandırıp güçlendirirsen,sen osun aslında.Sen ki kendine dost değilsen eğer,başka kimse senin kadar sana dost olamaz,imkanı yok ve başkalardan seni yüceltecek bir jesti bekleme hakkın'da yoktur.Kendine düşmanlık yapma,Kendini seveceksin ama,suda kendi sulietinden başka hiçbir şeyi görmeyecek kadar Narsistce kendine aşık olup,kendini başkalardan üstün ve imtiyazlı görecek denli sarhoş olmayacaksın asla. Çünkü koca bu dünyada sen tek yaşamiyorsun,başkalarında yaşama hakkı vardır.Koca bu dünyada ve evrende sen,bir noktanın hacmi kadar bile değilsin.İşte bu espriyle hareket eden insan asla haddini aşmaz ve hayata karşı saygısızlık yapmaz.Ama insan kendinin ve tabiat mucizesinin bilincine vardığı zaman,atomdan dahada etkili olabilir ve hiç bir güç bilinçli insanın sırtını yere getiremediği gibi, onu köleleştiremezde.Yani deyim yerindeyse kendini seveceksin ama megaloman gibi(kendini herşeyden büyuk görme hastalığın hastası)olmayacaksın. Kendini başkalarından üstün ve imtiyazlı gördünmü,bu iflah olması imkansız çok tehlikeli ve sonu faşizmile noktalanan bir hastalıktır.Kanser hastalığından bin kat daha çok tehlikeli ve tedavisi imkansız bir şeydir.Zira bu hastalık salgın bir virüs gibi çevreye zarar verdiği gibi,günü geldiğinde seni'de öldürüp yok edecektir.

Hayat'ta en çok kendi kendimizi ihmal ediyor ve oyalıyoruz aslında.Yani zihinsel, ruhsal,fiziksel,bedensel,çevresel ve bir bütün olarak yaşamsal bütünselliğimizi gerçekten çok ihmal ediyoruz,adeta kendi ellerimizle tahrip ediyoruz sağlığımızı. Sadece bedenimizi,zamanımızı,enerjimizi,imkan ve olanaklarımızı değil,ayni zamanda duygu ve düşüncelerimizi'de çoğu zaman hor ve musrifce kulanıyoruz.Tüketim eksenli kapitalist modernitenin yarattığı tüketici toplum espırisi ile, sadece maddi değerlerimizi tüketmekle sınırlı kalmiyor,ayni zamanda insan oluşumuzün manevi dokusunu oluşturan manevi-ethiksel değer yargılarımızı, dostluklarımızı,arkadaşlıklarımızı,akrabalıklarımızı ve manevi sermayemiz adına ne varsa hepsini tüketiyoruz.Düşünebiliyormusun kimileri, bir yılda 10-ayrı arkadaşlık kurar ve 10-ayrı arkadaşlık bozar, yada kurduğu dostane ilişkilerin hemen hemen hepsi köslükle neticelenir.Çünkü hepsi basit günlük menfaatler üzerine kurgulanmiş ve genelde maddi çıkar endekslir.Hakeza var olan kardeşlik bağlarımız ve akrabalıklarımızda öyle bundan hiç geri kalır bir yanı yok,hatta aile ve akrabalar içi ihanet daha vahim ve korkunç boyutta.Çünkü kardeşler arası ihanet, daha çok rahat ve daha çok kolay kardeş kardeşi satabiliyor.Yani anliyacağın kardeş pazarlaması daha çok revaçta ve daha çok kolay gerçekleşebilir bir şeydir buralarda.Yani deyim yerinde ise, kene gibi birbirimizi,kendi kendimizi,benliğimizi ve özümüzü yiyip bitiriyoruz,tüketiyoruz.Ruhsal, zihinsel ve bedensel bütünlüğümüzü muhafaza edememenin yanısıra, birde var olan sınırlı enerjimizi'de ölümlü şeylere odakliyoruz çoğu zaman.Ve günü geldiğinde bakıyoruzki,aslında içine gömüldüğümüz ölümlü,anlamsız şeylerle birlikte bizde ölmüş-bitmişizdır.Kendimize gelip ahvalımizi gözden geçirdiğimizde, manevi,ahlaki ve ruhsal değerler adına elde kocaman bir sıfırdan başka hiç bir şey kalmamiştır.Bu ihmalkarlık, bazan onarılamaz hasarlara,hastalıklara ve büyük kayiplara yol açabiliyor.Însan uyanana kadar heyhat iş işten geçmiş.Hayatın altın parıltıları suyun akışıyla akıp gitmiş,geride bir tek kum ve çakıl taşları kalmış bize.Yani sonuç, maddi,manevi ,iktisadi,sosyal,siyasal,ruhsal,toplumsal,hatta ailesel ve bireysel manada tam kocaman bir iflas ve konkordato.İşte bu muflis kişiliğin bir neticesi olarak,bazan ruh sağlığımızı,bazan hayat arkadaşımızı,bazan hayatımızın anlamı olan güzelim masum çocuklarımızı,bazan candan çok sevdiğimiz bir yoldaşımızı,bazan ne bedellerle kazandığımız para-mülkümüzü,bazan sağlıklı duyu-düşünce dünyamızı,bazan'de sağlıklı düşünme ve karar kılma kabiliyetimizi hepten yitiriyoruz.Geride deprasyon haplarına,ilaçlara mahkum olmuş hasta ruhlu,hasta beyinlı ve hatta beynini ve gerçek benliğini yitirmiş zavallı bir hastadan başka hiç bir şey ortalıkta görmüyorsun.Buna müteakib heyhat ve keşkelerinde hiç bir faydası yoktur o zaman.Çünkü son tovbe fayda etmez misali, oktan fırlayan yayın geri çevirilmeside imkansızdır artık.Hakeza geçen maziyi ve zayii olan zaman ve fırsatlar'da öyle...

Kuşkusüz eksiye düşmeden eksikliği anlamak tümden yücelik ise eğer ,hata ve eksikliklerden geri dönmek'de şüphesiz büyük bir erdemliliktir.Zira çok akıllı ve dahi düzeyindeki insanlar,hiç hata yapmayan însanlar değildır.Çok akıllı adam,az hata yapıp ve yaşanan hatalardan büyük dersler çıkararak, yaptığı hataları büyük başarılara gerekçe yapan adamdır. Normal akıllı insan ise,hem kendisinin ve hemde başkasının hata ve kusurlarından ders çıkarıp tekrar ayni hataya düşmeyenlerdir.Bir insan ayni hatayı bir daha tekrarlıyorsa eğer,o insan asla normal bir insan değildir.

İşte bu bağlamda bütün günlerin ve gecelerin huzur,esenlik,saglık ve mutlulukla geçsin diye temenni ediyorum.Kalın selametle.

Not: Ben bu yazıyı, bir Ay önce Kurdî bilmeyen bir dostuma hitaben yazmiştim.Kurdî 'ye çevirme zamanım olmadığı için orjinal haliyle sizlerlen paylaşmak istedim.

İçten selam ve saygılarımla...




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi