Abdullah Gül Ve Ahmet Davutoğlu’ndan Kayyum Açıklaması Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerine İçişleri Bakanlığı tarafından...           • Diyarbakır, Van Ve Mardin Belediye Başkanları Görevden Alındılar Van, Diyarbakır ve Mardin Büyükşehir Belediye binaları sabahın erken saatlerinde polis &...           • Iğdır Memur Sen’den Toplu Sözleşme Tepkisi Iğdır Memur-Sen şube başkanlığı sendiika binalarında basın toplantısı düzenleyerek yapılan to...           • Demirtaş, Kılıçdaroğlu Ve İmamoğlu'nun Eşleri Bir Araya Geldiler Selvi Kılıçdaroğlu, Dilek İmamoğlu, Başak Demirtaş Bakırköy'de bir restoranda buluştu....           • HEM'de Ücretsiz Üniversiteye Hazırlık Kursları Başvuruları Başladı Halk Eğitimi Merkezi müdürü Mesut Murat Aydoğdu mezun Öğrencilere yönelik...           • Genç Çiftçiler Yapılan Desteklerin Amacına Ulaştığını Hissettiriyor Tarım Ve Orman Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan ve Ülkemizde hayvancılığ...           • Doğangün Çiflik Ordu Belediyesi Genel Müdür Yardımcısı Oldu Iğdır’ın yetiştirdiği değerli bürokratlardan Doğangün Çiflik, Ordu belediye...           • Iğdır Havalimanı Temmuz Ayında 23.191 Yolcuya Hizmet Verdi Temmuz Ayında Iğdır Şehit Bülent Aydın Havalimanı’nda 23.191 Yolcuya Hizmet Verildi&hel...           • Başkan Yaşar Akkuş “4 Ayda 1 Milyona Yakın Tasarruf Yaptık” Iğdır Belediye başkanı Yaşar Akkuş, belediyeyi, kuruluşundan günümüze kadar biriken...           • Engelli Yurttaş Talep Ettiği Koltuk Değneğini Başkandan Aldı Iğdır Belediye Başkanı Yaşar Akkuş,63 yaşındaki Engelli Vatandaş Süleyman Bulut için a...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
İstatistikler
Toplam: 1308932
Aktif: 39
Bugün: 696
Dün: 3393
REKLAMLAR

 

Son Videolar

Iğdır Valisinden Yağmur' Şiiri
2195 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Melekli Şahmeran Tepesi
3419 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
2800 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Defile Düzenlendi
3437 İzlenme, 0 Yorum

IğdIrlı STK'lardan BARIŞ Çağrı
2375 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da İranlı Turistler ve I
4011 İzlenme, 0 Yorum

Avukat ne yapar? Sorusuna İlko
1773 İzlenme, 0 Yorum

Fotoğraflarla Iğdır
3155 İzlenme, 0 Yorum

Iğdırlı Aşık Hizani Söylüyor
1394 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır küçük Millet Meclisinden
1862 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Görüntüleri
1938 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Tiyatro
1396 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Görüntüleri
3463 İzlenme, 0 Yorum

Çakırtaş Köyü Kul Yusuf Kümbet
3030 İzlenme, 0 Yorum

TRT1'de Newroz'u Anlatıyor
2229 İzlenme, 0 Yorum

Din Ve Ahlak Üzerine - Dr.Ruhsar UÇAR

Din Ve Ahlak Üzerine

Yazar: Dr.Ruhsar UÇAR |  Tarih: 03 / 08 / 2019 |  Yazı Okunma: 129


Yıl 2004 henüz 30 yaşındayım Van İskele sağlık ocağında görevliydim. Hac’a görevli doktor olarak gidebilmek için başvurdum, sınavlara girdim geçtim ve kabul edildim. Mekke ve Medine olmak üzere kutsal topraklarda 32 gün kaldım.

Diyanet’in hastanesinde ve mahalli sağlık kabinlerinde bu süreç zarfında yüzlerce insanı muayene ettim. Kur-an’ı Kerim’i, İncil’i, Tevrat’ı, Zebur’u okumuştum, Uzakdoğu inançlarını araştırmıştım, İslam’ı ve yaşayış biçimini yerinde görmek istedim tek gitme amacım buydu. Gitmeden önce Diyanet’in biz görevlilere verdiği eğitimde yapılan tembihler beni çok şaşırtmıştı. Kadın olarak kesinlikle tek başınıza sokağa çıkmayın burada beyaz tenli yabancı kadınlara karşı çok ilgi var ve kaçırılma vakası sık karşılaşılan bir suç denilerek tembihlenmemiz beni şaşırtmıştı. İkincisi para cüzdanlarınıza sahip çıkın hatta paralarınızı elbiselerinizin içine dikeceğiniz bir kesede saklayın denilerek uyarılmıştık. Mekke ve Medine’de eli, parmakları kesik o kadar çok insana rastladım ki şaşırdım Şeriat kanunuymuş, uymayanlar bu şekilde cezalandırılıyormuş, cezaların bu kadar ağır olduğu bilinmesine rağmen suçun yaygınlığı karşısında hayrete düştüğümü hatırlıyorum.

Sonra orada bir şey daha öğrendim Suudi Arabistan internet üzerinden sex sitelerine erişimin en sık olduğu ülkelerdenmiş.

Tüm bunları yan yana koyunca kafamda onca zaman ördüğüm duvarlar tek tek yıkıldı. Kadının toplumda zerre kadar yeri yoktu. Eşleri ya da birinci derece akraba bir erkek olmadan tek başlarına sokağa çıkamıyorlardı. Evlerinin pencereleri tahtalarla örtülmüştü, bahçe duvarları çok yüksekti ve kadın bu dört duvar içinde hapisti. Bu görünmezliğin arkasında ahlaki değerlerde yıkıntı yaşanıyordu. O zaman Atatürk’e olan minnetim ve saygım bir kat daha arttı. Onun kurduğu ülkede kadına verdiği haklarla ben ne kadar özgür yaşıyordum. Kâbe ve Mescidi Nebeviye etrafında yükselen yedi yıldızlı gökdelen otellerin gölgesinde kalmış kutsal mekânlar, debdebeli alışveriş merkezleri, oluk gibi harcanan paraların yanında bir de sokakta dilenen onlarca insanın yaşadığı gerçek vardı.

Kapitalizm burada sonuna kadar Din’ i istismar ederek sömürü düzenini kurmuştu ve Ahlakı da yoktu. Din ve Ahlak kavramları birbirinden çok farklı değerlendirilmeliydi. Sonra benim ülkemde mantar gibi artan tarikat yurtlarında kız, erkek çocuğu fark etmeden yaşanan onlarca tecavüz vakası bunu doğrulamıştı. Toplum olarak dini temayüllerin etkisinin giderek arttığı bir dönemi yaşıyoruz. Ama görüyoruz ki inancın yaşamın her alanında yüksek yoğunluklu hissettirilmesi bizim daha ahlaklı olmamızı sağlamıyor. Tam tersine ahlaki seviyede yaşanan ciddi çöküntüyü her alanda hissediyoruz.

İşte son örnek Eylül ve Leyla biri dört diğeri henüz iki yaşında yine içimiz yandı yine sözün bittiği yerdeyiz. Ne yapmalı; Toplumu dindar kindar diyerek bölmek yerine kalıcı, köklü bir eğitim modeline geçilmeli ve ahlaklı nesiller yetiştirmeli. Dindar olmak bir toplumun ortak paydası değildir, inançlı olmak dindar olmayı da gerektirmiyor, inancın vecibelerini yerine getirmeden dinin tembihleri ile hayatını şekillendiren insanlarımız da var ortak değerimiz Ahlak olmalıdır zaten tüm dinler iyi ve güzel Ahlakı öğütler. İslam tarihinde bir sır gibi saklanan, okullarda aldığımız din ve ahlak eğitimi kitaplarında yer almayan tam da dindar olmak ile ahlaklı olma ya da vicdanlı olma kavramlarının birbiri ile çok bağlantılı olmadığını kanıtlayan bir hadise yaşanmıştır: Harre vakası.

Yıl 27 Ağustos 683, hicretten 63 yıl sonra, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit edilmesinin hemen ardından, Ebubekir’in torunu Abdullah bin Zubeyr’in Emevi saltanatına ve Yezid’in yönetimine, onun mutlak otoritesine karşı çıkması üzerine Yezid tüm ahlak kurallarını, adaleti, merhameti, insaf ve haysiyeti çiğneyerek Harre katliamını gerçekleştirmiştir. Yezid bin Muaviye’nin ordusu Müslim B. Ukbe isimli Emevi komutan önderliğinde Peygamber şehri olan Medine’ye saldırarak 10.000 kadar Müslümanı kılıçtan geçirdi. Bunların 25 kadarı Bedir savaşında Peygamberimiz Hz. Muhammed(SAV)’ın ashabı olma şerefine erişmiş kutlu sahabilerdi. Üç gün boyunca Medineli Müslümanların kanı, canı ve malı helal kılındı. Şehir istila edildi, yaklaşık 900 kadar Müslüman kadının ırzına geçildi ve o hadiseden sonra doğan çocuklara Harre çocukları denildi. Bunu yapan İslam’ın halifesi Yediz idi. Tıpkı Kerbela’da katlettiği Hüseyin e acımadığı gibi kendi inancında ki insanlara da acımayarak canice bir katliama imza attı ve inanın bana bunları yapanın ahlakı olmaz. Din ahlaksızların sırtına geçirdiği kamuflaj gömleği olduğu sürece ve bizler her dindarın ahlaklı da olduğuna dair yanlış inancı taşıdığımız müddetçe simsarların Allah la aldatmalarının önüne geçemeyiz. Fethullah terör örgütleri gibi devletin içine sızmış ve ilk fırsatta devleti ele geçirme planları ve hazırlığında olan cemaat yapılanmaları da din kisvesi ile hareket etmektedir.

Ahlaklı nesiller yetiştirme vaadiyle onlarca yıl yurtlarında, özel okullarında gençlerin beyinlerine girdiler onları zehirlediler ve kendi devletine, askerine kurşun sıkacak kadar akıldan, nizamdan, ahlaktan yoksun bıraktılar. Eğer dindar olmak ile ahlaklı olmak aynı şey olsaydı yatılı kuran kurslarında, cemaat okullarında sıkça duyulan cinsel istismar vakalarının görülmemesi gerekiyordu. Din tüccarlarının toplumu, insanları dindar ya da değil gibi bölmelerinin oyununa gelmemek lazım.

Bunun tek yolu da sorgulayarak, aklın süzgecinden geçirerek, vicdanı rehber edinerek dini öğrenmeliyiz ve inancın kutsal olduğunu unutmayarak sadece Allah’la kul arasında gizli kalması gerektiğini bilerek, baskı, zorlama aracı olamayacağını herkesin inancının kendisine olduğu gerçeğini unutmayarak yaşamalıyız. Ve ahlaklı nesiller yetiştirirken dinin ahlaklı olmayı öğütlediğini ancak tesis etmede eğitimin, ailenin ve toplumun önemini de unutmayalım.




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi