76 Iğdır Belediye Spor 4 Tuzluca İdman Yurdu Spor 1 Iğdır amatör küme maçında 76 Iğdır Belediye spor,deplasmanda Tuzluca İdman yurdu ...           • TEMA Iğdır’da Gönüllü İlçe Sorumluları ve Aktif Gönüllüler Arıyor! Iğdır’ın Aralık, Karakoyunlu, Tuzluca ilçelerinde; - TEMA Vakfı ufuk ve hedeflerini ...           • TJA Kampanya Kapsamında Tuzluca'da Kadınlarla Bir Araya Geldi TJA, “Değişim ve özgürlük için sen de ayağa kalk” şiarıyla başla...           • Hastanede Elleri Kelepçeli 3 Gün Kaldı, Bir Doktor Bile Gitmedi Hasta tutuklu Kinyas Gülcan’ın ölümünden dolayı cezaevi yönetimi ha...           • Op. Dr. Nevruz Erez Iğdır İl Sağlık Müdürlüğüne Atandı Op. Dr. Nevruz Erez, Iğdır İl Sağlık Müdürü oldu. Ankara Keçiören Eği...           • Jandarma Bir Tır Dolusu Kaçak Sigara Yakaladı Iğdır Valiliğinden yapılan açıklmaya göre dün (17 Ekim 2019 Perşembe gün&uum...           • Iğdır'da "Öğrenme Şenliği" Açılışı Yapıldı Vali Enver Ünlü’nün eşi Sema Ünlü hanımefendi, Iğdır merkez Ziya G&...           • Belediye Yönetimi Birim Müdürleri İle İstişare Toplantısı Yaptı Iğdır Belediye Başkanı Yaşar Akkuş, belediye birim müdürleri ile toplantı yaptı. Gö...           • İl Tarımdan "Dünya Gıda Günü" Ekinlikleri 16 Ekim Dünya Gıda Günü münasebeti ile ilgili olarak Iğdır İl Tarım Ve Orman M...           • Bebeklerde Tortikollis Tehlikesi Tortikollis nedir, neden görülür? Tedavi edilebilir mi? Yenidoğan bebeklerde gö...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
İstatistikler
Toplam: 1394847
Aktif: 38
Bugün: 2826
Dün: 2711
REKLAMLAR

 

Son Videolar

Iğdır Valisinden Yağmur' Şiiri
2387 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Melekli Şahmeran Tepesi
3642 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
2998 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Defile Düzenlendi
3614 İzlenme, 0 Yorum

IğdIrlı STK'lardan BARIŞ Çağrı
2491 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da İranlı Turistler ve I
4287 İzlenme, 0 Yorum

Avukat ne yapar? Sorusuna İlko
1943 İzlenme, 0 Yorum

Fotoğraflarla Iğdır
3435 İzlenme, 0 Yorum

Iğdırlı Aşık Hizani Söylüyor
1558 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır küçük Millet Meclisinden
1991 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Görüntüleri
2136 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Tiyatro
1580 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Görüntüleri
3653 İzlenme, 0 Yorum

Çakırtaş Köyü Kul Yusuf Kümbet
3250 İzlenme, 0 Yorum

TRT1'de Newroz'u Anlatıyor
2403 İzlenme, 0 Yorum

Doğa Koruma Siyaset Üstü Bir Yaklaşım Gerektirir! - Ayhan ONGUN

Doğa Koruma Siyaset Üstü Bir Yaklaşım Gerektirir!

Yazar: Ayhan ONGUN |  Tarih: 06 / 08 / 2019 |  Yazı Okunma: 271


Ağaçların ayakları yok kaçmaya… Elleri yok dövüşmeye… Dilleri yok sövmeye… O halde… Kaz dağlarımızı biz savunacağız biz… Bu dağlarda durursa kalbim bir gün… Düştüğüm yere gömün… Yüreğim dağ çiçeklerindedir…

Mitolojik adıyla İda Dağı olarak bilinen Kaz Dağlarında gerçekleştirilen siyanürle altın arama faaliyetlerini protesto amaçlı yapılan “Su ve vicdan nöbeti” devam ediyor.

Binlerce çevrecinin destek için yola çıktığı, yüzbinlerce imza toplanarak engellenmeye çalışılan siyanürle altın arama çalışmaları kuşkusuz yalnızca Kaz dağlarında yapılmıyor.

Ancak dünyanın ikinci büyük oksijen cenneti konumunda olan bu bölgenin doğal dokusunu yok etmeye, bu bölgede yaşayan tüm canlıları tarifi mümkün olmayan risklerle, tehlikelerle karşı karşıya bırakmaya neden olacak bu üretim şekli, dünyanın her yerinde duyarlı insanların tepkisini çekiyor.

“Ağaçlar kesilmeden neredeydiniz?” ya da “Ağaçların kesildiği yer Kaz Dağları değil, Balaban tepesidir, 40 kilometre uzaktadır.” türünden mazeretler üretmeye çalışanlar olduğu gibi, “bu eylemler; dikkatimizi dağıtmak için yapılan bir algı operasyonudur” diyen sivil değişimciler de yok değil.

Tam da bu noktada doğaya bakışı açımızı, çevreye karşı duyarlılığımızı ve bu konulardaki mücadele yöntemlerimizi sorgulamamızda yarar var diye düşünüyorum.

Kim ne derse desin, doğaya zarar verecek her üretim, her davranışa karşı durmak en insani davranışlardan biridir. Toprağın altından çıkarılacak tonlarca altının kısa vadede sağlayacağı fayda, bunu gerçekleştirmek için kesilen ağaçların uzun vadede insanlığa sunduğu faydayla kıyaslanamaz.

Daha da önemlisi; daha kolay ve karlı diye siyanürle altın aranmasının canlılar üzerindeki zararı ve tehlikesi kesinlikle kabul edilemez.

Kaz Dağları eteklerinde altın arayan firmaya sağlandığı iddia edilen 860 milyonluk teşvik bir yana; kesilen ağaç sayısı üzerinden yapılmaya çalışılan spekülasyonlar, ( kesilen ağaç sayısı 195 bin değil, 13 bindir ve şimdiden onların yerine 14 bin fidan dikildi) türünden mazeret üretmeye yönelik manipülasyonlar, öyle sanıyorum sözüm ona “dikkatimizi dağıtmak için yapılan algı operasyonundan “ daha tehlikelidir.

Ve hatta kimi iktidar yandaşları; Kanadalı firmayı savunma telaşı içinde altın aramak için kurulacak siyanür havuzlarının kapalı tesislerde olacağını söyleme gafletine düşüyorlar.

Bu havuzda dikkatsizlik, bir doğal afet, deprem ya da siyanürlü suyun ağırlığıyla oluşacak en küçük bir sızıntının insanlara ve doğaya vereceği zararı düşünmek bile istemiyorum.

Benim ne ilgi ne de uzmanlık alanıma girer ama insan vicdanında oluşacak hasarları onaracak bir bilim dalı henüz keşfedilmedi.

Tüm bu yazılanlardan sonra, doğal olarak şu soru da akla gelebilir!

Dünyada yalnız bizim ülkemizde mi altın aranıyor? Ya da siyanür, teknolojinin kabul ettiği en pratik altın arama yöntemidir, Türkiye’nin kendi topraklarında var olan madenleri değerlendirmeme lüksü olabilir mi?

Soruları ve itirazları artırmak mümkündür.

Bu madene ilk ruhsat 2001 yılında veridi, o tarihte AK Parti iktidarda değildi, ruhsatı da CHP li belediyeler vermiştir. Firma taahhüdünü yerine getirerek sözleşme gereği kestiği ağaç sayısı kadar yeni ağaç dikmiştir. Yine aynı bölgede bir dolu madenin CHP li iş adamlarınca işletildiği de doğru olabilir.

Yazının başlığında da belirttiğimiz gibi “doğayı korumanın siyasetle ilgisi yoktur.”

Ruhsatı kimin verdiği, madeni kimin işlettiğinin hiç önemi yok.

Önemli olan, kendi topraklarımızda bulunan yeraltı ve yerüstü zenginliklerin kimin yararına kullanıldığı ve bunları elde ederken uygulayacağımız yöntem ve önceliklerimiz.

Kaz Dağlarında bu yöntemle yapılacak altın araması sırasında kesilen ağaçlar için; yakılan ormanlardan yola çıkarak gerekçe üretmeye çalışmak doğaya yapılacak en büyük kötülüktür.

Ülkemizdeki madenlerden yararlanmak elbette ekonomimiz için zorunludur ve en doğal hakkımızdır. Ancak bu madenlerin kimler tarafından, nasıl ve hangi koşullarda çıkarıldığı ve yarattığı katma değer önemlidir.

Daha da önemlisi bir değer elde etmek için, hangi değerleri yitirdiğimizdir.

Aynı keza üretilen bu değerler kimler tarafından, hangi ortamda, hangi koşullarda paylaşılıyor?

Tüm siyasi önyargılardan bağımsız olarak şu gerçeğin altını çizmekte yarar var.

Tabiat Ana kendisine yapılan kötülüğü affetmez!




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi