Deprem Sonrası Ebeveyn ve Çocuk Psikolojisi Ruh sağlığı uzmanları İzmir'de meydana gelen ve çevre illerde de çok şiddetli hissed...           • Iğdır SGK’dan Çalışanların GSS Hakları İle İlgili Bilgilendirme SGK İl Müdürü Birsen Dursun’dan Çalışanların Genel Sağlık Sigortası Ha...           • İzmir’de 6,6 Büyüklüğünde Deprem: 17 Ölü, 709 Yaralı İzmir'in Seferihisar açıklarında 6.6 büyüklüğündeki deprem meydana geld...           • HDP Iğdır İl Örgütü Olağanüstü Kongre Kararı Aldı Halkların Demokratik Partisi (HDP) Iğdır İl Örgütü olağanüstü kongre kara...           • Başkan Akkuş: Tüm Halkımızı Hasret ve Özlemle Selamlıyorum Yerine kayyım atanarak Erzurum cezaevine konulan HDP’li Iğdır Belediye Eşbaşkanı Yaşar Akkuş...           • Aras Fatih'in Yeni Klibi "Darjê" Yayınlandı Ünlü kürt sanatçı Aras Fatih yeni bir klip yayınladı Aslen Irak Kürtle...           • HDP'nin Kazandığı Iğdır Belediyesine Ak Partili Ferdi Turan Atandı Mayıs 2020 tarihinde HDP’li Iğdır belediye Eşbaşkanı Yaşar Akkuş’u yerine kayyım atana...           • İl İstihdam Ve Mesleki Eğitim Kurul Toplantısı Yapıldı 2020 yılı 4. dönem İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurul toplantısı Iğdır valisinin başkanlığın...           • Kadın Müdürlüğü’nü Kapatan Kayyım Taşınmazları Tahsis Ediyor Iğdır Belediyesi’ne atanan kayyım, Kadın ve Aile Hizmetleri ile Kültür ve Sosyal İ...           • Yücel Artantaş: Bebek Katili Ermenistan Yine Sivilleri Vurdu Türkiye Azerbaycan Dostluk Dernekleri Federasyonu Onursal Genel Başkanı  Yücel Arta...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Iğdır Tanıtım Videosu
1428 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Şahmeran Efsanesi
1687 İzlenme, 0 Yorum

Navên Kurdi Bidin Zarokên Xwe
1270 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Nevroz
1498 İzlenme, 0 Yorum

Yüksel Babal Nice Yıllara
1320 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Zahiro İdîr'e Dibeje
1524 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Ejder Kervansarayı
1510 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Tanıtım Görüntüleri
1394 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'dan Defile Görüntüleri
1529 İzlenme, 0 Yorum

Aşık Hizani Iğdır Eşliğinde
1415 İzlenme, 0 Yorum

Çille Neçe
1377 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Sesi Eşliğinde Iğdır
1370 İzlenme, 0 Yorum

Bî Kurdi İdîr
1358 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır kMM'den Görüntüler
1440 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
1342 İzlenme, 0 Yorum
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

Korku - Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr.

Korku

Yazar: Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. |  Tarih: 01 / 10 / 2020 |  Yazı Okunma: 329


Korku iktidarın en eski aracıdır.

Korku, bir belirsizlik ve tehlike karşısında tehdit algısı ile tetiklenen,rahatsız edici ve olumsuz bir histir.İklim değişikliği,savaşlar, devlet baskısı dahil korkunun  bir çok nedeni vardır.Korku özgürlüğümüzü çalar, sağlıklı düşünmeyi engeller ve umutlarımızı söndürür.

Korkuyu his ederek yaşamak, yaşamı cehenneme çevirir.

Aile,okul, askerlik,bürokrasi,dinsel ve ırksal baskılar korku oluşturur.Bu ortamlarda yetişen insanlar çekingen,pısırık olurlar, hak aramaz,direnmez,özgürlüğün tadına varamaz,onurlu bir dik duruş gösteremezler.Yaşamı özgürlük havası ile taçlandıramaz.Korku bütün beyinleri dolduran bulaşıcı bir hastalıktır.

Günümüzde  basın ve medya korku kaynağı olan hususları işledikçe, insanlar daha çok tedirgin oluyor ve adeta bazı güçlere teslim oluyorlar.Siyasi söylemde de korku bir baskı ve teslim alma aracı haline gelmiştir,

 Halk artık devlete sıkça söylendiği gibi "baba" gözüyle bakmıyor, halk için var olmadığını düşünüyor Vatandaş.kamu kurumları karşısında çekingendir.İnsanlar örgütlenmekten, siyasi bir toplulukla ve kimlikle özdeşleşmekten korkuyor.

İnsanlar gün geçtikçe istedikleri gibi yaşamamaktan, gezip dolaşmamaktan,giyinmemekten korkuyorlar.İnsanlar iktidar yanlısı olmadıkları için istedikleri yere gelmemekten, servetlerine el konmasından korkuyor ve ülkenin geleceğinden endişe duyuyorlar.

Dünyada  ve coğrafyamızda devletlerin sürekli olarak, dünyanın terör tehdidi altında olduğuna dair politika ürettiklerine tanık oluyoruz.Dünyada böyle bir tehlike söz konusudur ama devletlerin ve sistemlerin bu terörden beslendikleri de bir gerçektir.

Adında cumhuriyet kelimesi bulunan bazı devletler adeta korku cumhuriyeti yaratıyorlar.Otoriterliği de aşan bir sistem yaratıyorlar.

Bazı düşünürlere göre,medeniyetin ve insanların sosyalleşmesi temelinde korkunun etkisi büyüktür.Şehirler,konaklar,kaleler,evler,silahlar,çeşitli aletler,yasalar,kurumlar,sanat ve Din de korku neticesinde doğmuşlardır.

Giambattsta Vico; Medeniyeti yıldırım korkusuyla başlatır. Vico insanlarda ortak korkuya vurgu yaparken, Machiavelli ve Hobbes karşılıklı korkuyu başat olarak ele alırlar.Bunlara göre insanlar dış etkilerden çok birbirlerinden korkarlar.İnsanların birbirlerinden korkması,toplumsal ortaklığın kurulmasına  vesile olur.Her iki düşünürde toplumda korkuyu kim kontrol ediyorsa ,tüm toplumu da o güç kontrol eder, konusunda hemfikirdirler.

Hobbese göre , toplumların hayatta kalmayı başarmalarının temelinde iyi niyet değil,insanların birbirlerinden korkmaları yatmaktadır.

Machiavelli ye göre ise toplumun var olmasının temelinde güç yatmaktadır.Yani fiziksel şiddet ve cezalandırma söz konusudur.

Hobbes e göre,düzen için korku gerekli olabilir.Hobbes hiçbir duygunun insanları yasayı ihlal etmekten korku kadar alıkoymadığını belirtir.Korkunun, insanların birbirleriyle barış içinde yaşattığını da söyler.

 Hobbes, toplumu ve devleti oluşturan bireyi merkeze alıp, daha sonra devlet anlayışını insanın bencil doğası üzerinden izah etmeye çalışmıştır. İnsanların geçimsizliği,rekabeti ve bencilliği neticesinde devlete ihtiyaç duyulmuştur . Hobbes’a göre insan, doğa durumunda güvensizlik içerisindedir ve güvenli bir liman aramaktadır. Hobbes ’ta doğa durumu aynı zamanda savaş durumudur. İnsanlar birbirini yok etmeye çalışır. Hobbes, bu hale ‘Doğa Durumu’ olarak ifade etmekte ve bu durum çerçevesinde devletin gerekliliğini göstermeye çalışmaktadır. Hobbes’un siyaset felsefesindeki çıkış noktası doğal insandır. Doğa durumu yani çatışma ve savaş durumu güvensizlik durumudur. İnsanların bir sözleşmeyle kendi sınırsız özgürlüklerine son vermeleri gerekmektedir. Sözleşme ile doğal haklarından feragat ederek ortak bir kararla iradi olarak bütün haklarını ve güçlerini bir egemene devrederler. Bunun neticesinde, egemenlik, Leviathan(Ejderha) ortaya çıkmış olur.

Machiavelli bir pasajında şöyle demektedir: "Burada şu ortaya çıkıyor: Sevilmek mi korkulmaktan daha iyidir, yoksa korkulmak mı sevilmekten? Belki de bu soruya, ikisini de isteriz diyerek cevap verebiliriz. Ama sevgi korku bir arada pek güç bulunacağına göre, aralarından birini seçmemiz gerekirse, korkulmak sevilmekten daha emniyetlidir. Zira genellikle görülmüştür ki insanlar nimete şükretmesini bilmeyen, güvenilmez, tehlikeden kaçmaya çalışan, kazanç hırsı ile tutuşan, kendisine menfaat sağladığınız müddetçe size bağlı, tehlike uzakta oldukça kanını dökmeye, çocuklarını bile feda etmeye hazırdırlar; ama onlara gerçekten ihtiyaç duyduğumuz zaman sırtlarını dönerler."

Lars Svendsen;  “Kötülük hakkında nasıl konuşacağız?” sorusuna yanıt arıyor ve veriyor. Kötülüğün öncelikle teolojinin, doğa bilimlerinin, sosyal bilimlerinin ya da felsefenin konusu olmadığını vurgulayan yazar, onun ‘ahlaki ve politik alanda karşılanması gereken somut bir sorun’ olduğunu söylüyor. Bu yüzden “Kötülüğün Felsefesi” kötülüğü daha çok ahlaki bir mesele olarak ele alıyor. Yazara göre en önemli soru ise “Kötülük nedir?” değil, “Neden kötülük yaparız?” sorusu. “Dünyadaki tüm kötülüğün tek açıklaması biziz; az çok terbiye almış, saygın, normal insanlar” diyen Svendsen, kötülüğü meşrulaştırmadan ve sözde açıklamalarla savuşturmadan onunla mücadele etmek gerektiğini belirtiyor.

Korkunun dünyaya devamlı hâkim kılınmaya çalışıldığını, özgürlüğümüzü gasp ettiğini, yaşamımızı çaldığını fark ettiriyor. Svendsen, korku yüzünden sürekli bir olağan hal durumunda yaşadığımızın altını çizerken, bu duygunun önemli bir iktidar faktörü olduğunu görmemizi sağlıyor. Yazar korkuyu etkisiz kılmanın mümkün olduğunu da ekliyor ve yerine umudu koymayı deneyebileceğimizi söylüyor. Tüm bunların yanında korkunun cazip gelen, estetik açıdan değerlendirilebilecek yanları olduğunu edebiyat metinleri ve filmler üzerinden hatırlatıyor. Ayrıca ütopik, korkunun olmadığı bir dünya hayalinin çok sıkıcı olabileceğine dikkat çekiyor.

Sonuç olarak toplumlarda ve bireylerde artık korku eşiği aşılıyor.Artık adaletsizliğe ortak olanlar korkuyor.Haksızlık yapmayan ve haklı olan korkmaz.

 Unutmayalım ki , insanı eyleme iten ve kışkırtan da korkudur.Düşünce gücü ve ruh arılığı ile korkuyu aşmalıyız.




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları


Bu içeriğe yapılan yorumlar (1 Yorum)


1 - ALİ TİKİZ 13/10/2020

Kalemine,düşüme düşüne bilme yeteneğine ve yeteneğine sağlık. Felsefe bilen ender mühendis.selamlar


İlk - < Önceki [1]  Sonraki> - Son


Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
İstatistikler
Toplam: 1741738
Aktif: 14
Bugün: 310
Dün: 1329

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi