Iğdır İHD’den YGC, Y ve S Tipi Hapishaneler İçin Çağrı İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Hapishane Komisyonu, Antalya Yüksek Güvenlikli Hapis...           • "İran’da 1 TL, Iğdır’da 80 TL! Bu Tablo Sürdürülemez" Yeniden Refah Partili Akkuş: “İran’da 1 TL, Iğdır’da 80 TL! Bu tablo sürd&u...           • TÜRKKEP'in Akıllı Mobil Teknolojileri Konuşuldu Karadeniz Bölgesi'nin en kapsamlı iş dünyası buluşmalarından biri olan Samsun B2B Networ...           • TÜRKYED: 40 Bin Gence 40 Bin Çiftlik Projesi Önemli Bir Adımdır Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri (TÜRKYED)
Genel Başka...           • TARSİM Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde, Erzurum TARSİM Bölge M...           • İl Tarımdan Arazi Etüt Çalışması Iğdır merkeze bağlı Oba Köyü'nde bulunan 109 ada 60 parsel numaralı taşınmaz üzerin...           • İran Ayaklanma Tehdidine Karşı İnfaz ve İşkenceyi Uyguluyor' ABD ve İsrail savaşı sürecinde tutsakların tüm haklarının askıya alındığını aktaran İran...           • Yeniden Refah Partili Akkuş: “Savaşın yükünü yine millet taşıyor” Yeniden Refah Partisi Iğdır İl Başkanı Fırat Akkuş, İran–İsrail–ABD hattında artan ger...           • Iğdırlı Boksör Tarkan Kanyar Kiev’de Kazanmaya Kilitlendi Iğdırlı Boksör Tarkan Kanyar Kiev’de Kazanmaya Kilitlendi Iğdırlı profesyonel boks&oum...           • Öğrenciler Sermaye Piyasası Uzmanlarıyla Buluştu Iğdır Üniversitesinde kariyer söyleşileri kapsamında düzenlenen “Sermaye Piya...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Filiz Öğretmenden Tespitler!
65 İzlenme, 0 Yorum

Sınıf öğretmeni isyan etti!
76 İzlenme, 0 Yorum

Eğitimde şiddete tepki
73 İzlenme, 0 Yorum

Sorumsuzluktan Facia Yaşandı!
73 İzlenme, 0 Yorum

Dolandırıcılıkla mücadele!
71 İzlenme, 0 Yorum

DAİB'li Atalar Iğdırda Konuştu
122 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da GES İstemiyoruz!
128 İzlenme, 0 Yorum

M. Emin Çam İçin Acil Çağrı
94 İzlenme, 0 Yorum

Halepçe Soykırımı Tanınmalı
130 İzlenme, 0 Yorum

Halepçe Kara Günün Adıdır
108 İzlenme, 0 Yorum

Kadir Gecesinin Önemi
104 İzlenme, 0 Yorum

Peygamberlerin Ortak Daveti
119 İzlenme, 0 Yorum

2026'nın Newroz Ateşi Yakıldı
127 İzlenme, 0 Yorum
Facebook

İstatistikler
Toplam: 3852170
Aktif: 16
Bugün: 1062
Dün: 2145
Reklam Alanı

.

Olumsuz Olaylara Karşı Ruhsal Sağlığımızı Nasıl Koruyabiliriz ?

Uzman Psikolojik Danışman Şura Saka konu hakkında bilgiler verdi.

Son zamanlarda kadın cinayetleri, soykırım ve hayvan katliamları haberlerini görmüşsünüzdür. Uzun süreli dehşet haberlerine maruz kalmak sizleri üzgün, umutsuz,tükenmiş ve yorgun hissettirebilir. Dikkat süreniz kısabilir, uyku kaliteniz ve iştah durumunuz değişiklik gösterebilir. “Peki böyle bir atmosferde ruh sağlığımızı nasıl koruyacağız?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. “Küçücük çocuklar katledilirken, masum hayvanlar topluca öldürülürken ve neredeyse her gün bir kadın ölürken ruh sağlığımızı nasıl koruyabiliriz? ”

Öncelikle bir süre üzülmeye, çaresiz hissetmeye izin verin. Başka bir canlının trajedisine tanıklık ederken bu hisleri hissedebilmek insan olmanın bir parçasıdır. Dr. Saliha Afridi kızı ona “Anne Filistin'i düşününce çok üzülüyorum. Onun hakkında düşünmemeyi ve hissetmemeyi denemeli miyim?" diye sorduğunda, “Kalbin bir kastır. Güçlü bir kalbe sahip olmak istiyorsan kapatamazsın ya da zor duygulardan saklanamazsın. Bir başkasının acısını hissedebilmek bir ömür boyu onurdur. Eğer bunun için seçildiysen, o zaman harekete geçmeli, ona yönelmeli ve gerçekten hissetmelisin.” diyor. Yaşananlara karşı hissedebilmeye izin vermek oldukça önemli. Fakat şunun altını çizmem gerekiyor ki bazen duyguları hissetmek, o duygunun içine saplanmakla karıştırılabiliyor. Kişi kendini sorumlu hissederek trajedilerin tüm ayrıntılarını bilme ve sürekli bu trajedileri düşünmek sorumluluğunu kendinde bulabiliyor. Bu durum aslında sorumluluk almanın tam tersi. Kişi kendini yaralamakla kalmıyor, aynı zamanda destek olabileceği fırsatlar çıksa dahi duygu seline saplandığı için fırsatları kaçırabiliyor.

 

Tüm bu dehşete karşı üzüntüyü, korkuyu, çaresizliği hissederken aynı zamanda kendi ruh sağlığınızı da değerlendirmek oldukça önemli. Tıpkı uçaklarda verilen anons gibi, oksijen maskesini ilk önce kendinize takmalısınız. Bunun yollarından birisi bedensel tepkilerinizi incelemektir. Eğer nefes alış verişleriniz gerginse, vücudunuzda baskı, ağrı, enerji varsa ilk önce nefes egzersizi ve otojenik gevşeme egzersizi ile sakinliği sağlamak önemlidir. Eğer enerji içinizde kaldıysa belki de onu hareket ederek, çığlık atarak ya da ağlayarak atabilirsiniz. Bedensel ipuçlarınızın dengeli hale gelmesi oldukça önemli. Sizi dinlemesinin iyi geldiği kişilerle bu konuları konuşabilirsiniz. Sevdiklerinizle vakit geçirebilirsiniz. Meditasyon yapabilirsiniz, ibadet edebilirsiniz. “Güvenli yer egzersizini”

uygulayabilirsiniz. Eğer bu trajediler sizi kendi geçmişinize sürekli götürüyorsa psikolojik destek almak siz yardımcı olabilir.

 

Kendinizi değerlendirdiyseniz ve nispeten sakinseniz ruh sağlığını korumanın “toplumsal” ve dolayısıyla “bireysel” yollarına bakmanın zamanı gelmiştir. Bu yollar aslında yaşanan dehşete tanıklık ederken yaşamınızı anlamlı kılacak o adımı atmanızdır. Tüm bunlar geçtikten sonra siz bu durumlara tanıklık etmiş birisi olarak nasıl anılmak istersiniz? Yaşam sizi bu trajedi karşısında ne yapmaya çağırıyor? Hissizleşip hayata devam etmek mi, çok

dertlenip sadece kendi halinde debelenmek mi ya da elinden gelen fırsatları görmeye çalışmak mı? Dehşet çok büyük, bir insanın adımı çok küçük olsa da hala seçenekler var.

Bunu bilmek bu konuda adım atmayı kolaylaştırabilir. İlk adım ses çıkarabilmekte. “Trajediler yaşanıyor ve kimsenin sesi çıkmıyor. Kadınlar, hayvanlar, çocuklar yalnız.” diye düşünebilirsiniz. Gerçek şu ki bu trajedilere karşı üzülen, dertlenen bir çok insan var. Sadece sessizce, ellerinden bir şey gelmeyeceğini düşünerek izliyorlar. Bu durum da yalnızlık ilüzyonunu oluşturuyor. Her bir insanın sesi birleştiğinde bir topluluğun sesine

dönüşebiliyor. Belki elinizden sadece dua etmek geliyor ya da küçücük bir bağış yapmak ya da bu yapılanın yanlışlığını paylaşmak ya da onca hayvanın içinden sadece birini kurtarabilmek. Küçük gördüğünüz o adım içinde bulunduğumuz yapbozda önemli ve gerekli bir parçadır.

Uzman Psikolojik Danışman Şura Saka,'' Kısacası, size anlamlı gelen adımı atabilmek, hala seçenekleriniz olduğunu görmek ve etkisiz olmadığını bilmek demektir. Bunu bilmek ve hareket alabilmek ruh sağlığını korumanın önemli bir yoludur.''dedi. Haber: Fırat Akkuş

10:15

Haber tarihi: 12 / 11 / 2024
Haber Okunma: 261
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: Süt hijyeni eğitimini alan kadınlar süt ürünleri fabrikasını gezdiler
Sonraki: Ağrı Dağı Eteğinde 5 Bin, Tuzluca’da 35 Bin Fidan Dikildi




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




Köşe Yazıları
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi