Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Doğan Hatun İstifa Etti Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Hatun görevinden çekildi   Diyarba...           • BASINA VE KAMUOYUNA Demokratik seçimlerle ve örgütümüzün oylarıyla yürütmekt...           • DTSO: Ermenistan’daki tur operatörlerini Diyarbakır’a davet ediyoruz DTSO Yönetim Kurulu Başkanı: “Ermenistan’daki tur operatörlerini Diyarb...           • Türkiye’nin gümrük sisteminde Ermenistan’ın resmi kodu devrede Türkiye Ticaret Bakanlığı, Ermenistan ile yürütülen normalleşme süreci ka...           • İHD’den 40. Yıl mesajı: Hakikatin peşindeyiz, barışta ısrarlıyız 17 Temmuz 1986’da kurulan İHD, 40. yılına özel yayınladığı mesajda kuruluşundan bu yana...           • Iğdır'da 2026 yılı hububat hasadını Vali Taşolar biçerdöverle başlattı Iğdır'da 2026 yılı hububat hasadı, Vali M. Fırat Taşolar'ın kullandığı biçerdöverle se...           • Eski vekil Dursun Akdemir : Nuri Alagöz'ün ölümüne çok üzüldüm Çok değerli hemşehrim Nuri Alagöz'ün ölümüne çok üz&uu...           • Vali Taşolar'ın "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" Mesajı Vali M. Fırat Taşolar'ın "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" Mesajı İRADE BİZİ...           • Bir acı kaybımız daha: Binali Ekinci hakka yürüdü Aralık ilçesi iş insanlarımızdan ve Emin Ekinci’nin kardeşi, Öğretmen Engin Ekin...           • Iğdır’da Buğday Hasat Günü Düzenlendi Iğdır’da üretici İrfan Kaşalı’ya ait 200 dekarlık alanda Buğday Hasat Gün&uu...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Bu Gece Mutlaka
75 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır CHP'de Butlan Tepkisi
73 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Madımak Anması
93 İzlenme, 0 Yorum

Iğdırda Binler Kerbela'yı Andı
107 İzlenme, 0 Yorum

Çocukların Taleplerini Aldılar
97 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır FK Dünya Kupasında!
112 İzlenme, 0 Yorum

Buğday ve arpa fiyatına tepki
141 İzlenme, 0 Yorum

Epilepsi Derneğinden Açıklama
143 İzlenme, 0 Yorum

Kayısının Zararı Karşılanmalı
132 İzlenme, 0 Yorum

CHP: Özgür Özel'in Yanındayız
169 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da 19 Mayıs Coşkusu
212 İzlenme, 0 Yorum

“19 Mayıs” Paneli Düzenlendi
185 İzlenme, 0 Yorum

Vekil Hun: Yaşasın Barış
196 İzlenme, 0 Yorum

Şeker Pancarını Bitirdiler
215 İzlenme, 0 Yorum
Facebook

İstatistikler
Toplam: 4009998
Aktif: 29
Bugün: 1197
Dün: 3372

Sosyalist Bir Şair: Qedrî Can

Occo Mahabad

Hawar ve Ronahî dergi ekolünün en önemli isimlerinden biri olan Qedrî Can, 1911 yılında Mardin’in Derik ilçesinde Abdulkadir Aziz Can ismiyle dünyaya gelmiştir. İlköğrenimi Derik’te tamamlayan Qedrî Can, daha sonra Konya Öğretmen Lisesi’nde okumuştur. Qedri Can'ın okul belgesinde adı Kadir Aziz Can olarak yazılmıştır. Annesi Ayşe Hanım Derik'lidir.

O, aile çevresinde her zaman "Qedrî" olarak çağrılır. Qedrî Can özellikle fen ve matematik alanlarında çok başarılı bir öğrenciydi. Oğlunun başarılı bir öğrenci olduğunu gören babası, onu Konya Öğretmen Lisesi’ne gönderir. Onun Kürt Ulusal bilincine erişmesinin kökeni bu lise yıllarında yatar.

1925 Kürt Hareketinin başarısızlığa uğramasıyla hareketin öncü isimleri ile birlikte bir çok Kürt ya öldürülür yada sürgün edilir. Bir yıl sonra Ağrı Kürt Ulusal Hareketi başlar. Direnişin güçlendirilmesi ve daha örgütlü bir tarzda mücadele yürütülmesini sağlamak amacıyla 1927 yılında Xoybûn Cemiyeti kurulur. Dönemin bu politik atmosferinden Kürt gençlerinin etkilenmemesi ve Ulusal-Siyasal bir bilince ulaşmaması mümkün değildi. Qedrî Can ve daha sonra yol arkadaşı ve yoldaşı olacak Reşîdê Kurd bu atmosferde politikleştiler.

Siyasal fikirlerinden dolayı sürekli baskı gören Qedrî Can 1928 yılında arkadaşı olan Reşîdê Kurd ile birlikte Suriye üzerinden Amûdê şehrine kaçmak zorunda kalmıştır.

Qedrî Can ile ilgili en detaylı çalışma yazar Dîlawer Zengî tarafından yapılmıştır. Bu çalışma 2004 yılında Komal yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Onun çalışmasında ki bir çok bilgi Türkiye Kürdistanı'n da yayınlanmış bilgilerle uyuşmaz.

Dîlawer Zengî, Qedrî Can'ın doğum tarihi ile ilgili olarak da şöyle der: ''M.Uzun ve Firat Cewerî onun 1919 yılında dünyaya geldiğini, Izedîn Mistefa Resûl ve Rewşen Bedirxan onun 1916 yılında, gazeteci Hasan Kaya Demokrat Gazetesinde 1911 yılında, yazar Edîb Nadir 1911 yılında doğduğunu ve 1972 yılında ölmüş olduğunu, Silêman Elî, Armanc gazetesinde ki makalesinde 20. yüzyılın başlarında doğduğunu ve Qanatê Kurdo ise Kürt Edebiyat Tarihi adlı eserinde Qedrî Can'ın kaç yılında doğduğuna dair bilgi vermemiştir'' diye yazar.

Dilawer Zengî, Qedrî Can'ın evlilik cüzdanı ve okul belgesine dayanarak onun 1911 yılında dünyaya geldiğini beyan eder.

Qedrî Can'ın liseyi bitirip bitirmediği meselesi de tartışma konularından biridir. Onun yakın arkadaşlarından biri olan Dr. Xalid Qotreş, Qedrî Can'ın lise ikinci sınıftayken Suriye Kürdistanı'na geldiğini iddia eder. Ama Cegerxwîn ise anılarında bu denilenlerin aksine şöyle yazmıştır:

''Du xortên ciwan ji Kurdistana Turkiyê hatine Amûdê, xwendina xwe ya lîse xelas kiribûn, herdû xort Qedrî can û Reşîdê Kurd bûn.''

Yazıdan da anlaşılacağı üzere Cegerxwîn onun liseyi bitirdiğini ve Reşîdê Kurd ile birlikte Amûdê şehrine geldiğini yazmıştır.

Dilawer Zengî'nin ele geçirdiği resmi okul belgesinde Qedrî Can'ın Lisenin 4. sınıfını okuduğu görülmektedir.

Dr. Xalid Qotreş, Qedrî Can'ın bir yıl içerisinde Arapçayı öğrendiğini, Selemiye şehrindeki Ziraat Okulunda öğretmenlik okuduğunu ve okul bittikten sonra Antakya şehrinde öğretmenlik yaşamına atıldığını ve burada ileride yakın dostu olacak Memdûh Selîm ile tanıştığını dile getirir.

Qedrî Can; Amûdê, Qamişlo ve Şam'da " Taxa Kurdan-Kürt Mahallesi ve çevresinde Kürt çocuklarına öğretmenlik yapar, sonrasında bir dönem eğitim bakanlığında çalışır. 1939 yılında tanıştığı Nilüfer Hanım'la hayatını birleştirir. Qedrî Can, iki erkek (Şêrîn, Serwer) ve bir kız (Mizgîn) babasıdır. Mizgîn 1943, Şêrîn 1945, Serwer 1948 yılında dünyaya gelmiştir.

1944 yılına gelindiğinde Qedrî Can Marksist-Leninist fikirlerle tanışır. Çeşitli demokrat ve sosyalist partilerle ilişkiler kurar. Qanatê Kurdo onun Suriye Kürt Demokrat Partisinin bir üyesi olduğunu yazmıştır.

Qedrî Can, Qanatê Kurdo'ya mektup yazarak 1957 Temmuzunda Moskova'da düzenlenecek olan 6. Dünya Gençlik Şenliğine katılmak istediğini bildirir. Bu isteği yerine getirilen Qedrî Can, Celal Talabani'nin de içerisinde olduğu bir grup Kürt genci ile birlikte Moskova'ya gider. Bu yolculuk sırasında Ez diçim Mosko - Moskova'ya Gidiyorum şiirini yazar. Şiiri “Îzvêstiya'' gazetesinde Rusça olarak yayınlanır.

Qedrî Can orada bulunduğu dönemde Celal Talabani ile birlikte Sovyetlerde kalan Mustafa Barzani ile görüşür ve Serdarê Kurdan Berzanî - Kürt Komutan Barzanî adlı yazdığı lirik ve övgü dolu şiirini ona armağan eder.

1958 yılında Sovyetler'den Kürdistan'a dönen Mustafa Barzani ile Bağdat'ta tekrar görüşür. Bu görüşmede de Barzani'ye olan hayranlığını ve sevgisini bir "hoş geldin mektubu" takdim ederek gösterir.

Qedrî Can 1959-1961 yılları arasında siyasal düşünce ve faaliyetlerinden dolayı Mezê zindanında tutulur. Cegerxwîn anılarında Qedrî Can'ın hapse atılmasına dair bilgiler vermiştir.

Qedrî Can'ın şiir ve yazıları, Suriye ve Lübnan'da çıkan Hawar, Ronahî, Roja Nû gibi yayınlarda, ayrıca Irak'taki Hêwa ve Gelawêj dergilerinde ve bir kısmıda Azadî gazetesinde yayınlanmıştır.

Hawar dergisinin ilk sayısında Qedrî Can, şair arkadaşı Osman Sebrî'ye hitaben "Hawar hebe gazî li dû ye" ''Eğer çığlık varsa yardım çağrısı peşinden gelir" başlığıyla bir mektup yazar:

"Şevke tarî ye, çav çavan nabine. Keşa erdê wek gizanan lingên min ên xwas dibire. Bayê reş carnan dikeve guhekî min û di yê din re derdikeve. Qet nizanim ku li ku me? Heyina xwe bi leyistina gopal li erdê dizanim."

''Karanlık bir gece, göz gözü görmüyor. Yerdeki buz ayaklarımı kesiyor. Sert rüzgar bazen bir kulağımdan girip diğerinden çıkıyor. Nerede olduğumu bilmiyorum. Varlığımı bastonumu yere vurarak anlıyorum.''

Hawar dergisi Celadet Alî Bedirxan tarafından 15 Mayıs 1932'de Şam'da, Tereke Basımevinde bastırılmış ve toplamda 57 sayı ile 1943 yılına kadar yayın hayatını sürdürmüştür. Hawar'ın ilk 23 sayısı hem Latin hem de Arap alfabesiyle yayınlanmış fakat 24. sayıdan itibaren yalnızca Latin alfabesiyle yayınlanmıştır. Qedrî Can, Osman Sebrî, Cegerxwîn, Celadet Bedirxan, Kamuran Bedirxan, Rewşan Bedirxan derginin en bilinen yazarları arasındadır.

Qedrî Can'ı sadece bir şair olarak ele almak yanlış olur o ayrıca iyi bir çevirmendir de. Kürtçe yazılan ilk roman olan Erebê Şemo'nun Şivanê Kurd - Kürt Çoban romanının bazı bölümlerini çevirir. Mısırlı yazar Mustafa Lütfü Menfelûtî'nin çok bilinen öyküsü Tayek Porê Spî-Bir Tel Beyaz Saç'ı Kürtçeye çevirmiştir. Dr. Ahmed Nafîz'in isteği üzerine Rus yazar Grigori Petrov'un Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını Kürtçeye çevirmiştir. Bu çeviriler Roja Nû'da bölümler halinde aralıklı olarak yayınlanmıştır.

Öykücülüğü ile de tanınan Qedrî Can, Hawar ve Ronahî dergilerinin çeşitli sayılarında öykülerini yayınlamıştır.

Qedrî Can'ın yayınlanmış öykülerinden bazıları şunlardır:

Tayê Pora Sipî, Ronahî, No.3, 1931. Hewar Hebe, Gazî Li Dû Yê, Hawar, No.1, 1932. Gundê Nû Ava, Hawar, No.2, 1932. Silêman Bedirxan, Hawar, No.3, 1932. Hêviya Çarde Şevî, Hawar, No.6, 1932. Gelo Newisan, Hawar, No.10, 1933. Tabûta Bi Xwînê, Hawar, No.11, 1933. Bihara Dêrikê, Hawar, No.13, 1933. Dabê, Hawar, No.14, 1933. Sehên Zozanan, Ronahî, No.14, 1933. Gulçîn, Ronahî, No.16, 1933. Guneh, Hawar, No.16, 1933. Rojên Derbasbûyî, Hawar, No.52, 1943. Sond, Hawar, No.33, 1944.

O Cegerxwîn ile birlikte modern Kürt şiirin en önemli temsilcilerinden biridir.

Qedri Can'ın yayınlanmış şiirlerinden bazıları şunlardır:

Tabûta bi xwînê, Hawar, No.2, 1932. Berdêlk, Hawar, No.6, 1932. Hesinker, Hawar, No.7, 1932. Di Şorezarekêda, Hawar, No.10, 1933. Cegerxwîn, Hawar, No.12, 1933. Xewna hişyartî, Hawar, No.13, 1933. Dadê, Hawar, No.14, 1933.

Sosyalist fikirlerden etkilenen ve iyi bir Sosyalist olmaya çalışan Qedrî Can, Mayakovski başta olmak üzere dönemin bir çok sosyalist şairinden etkilenmiştir. Sınıfsal sömürünün ve Ulusal baskının son bulması amacıyla var gücüyle mücadeleye atılmıştır. Anti-Sömürgeci ve Anti-Emperyalist duruşunu ölene dek hep korumuştur. O sadece ezilen, sömürülen, açlık,

yokluk ve sefalet içerisinde yaşayan kitlelerin kurtuluşu için mücadele etmemiştir ayrıca Egemen Ulusun baskısı altında yaşayan Ezilen Uluslarında bağımsız ve özgür yaşaması gerektiğine inanarak mücadele etmiştir. Onun Sosyalizme olan inancı Egemen Ulusun gölgesinde yaşayarak oluşacak sınırlı bir özgürlük anlayışı değildir. Bu inanç ve anlayışı nedeniyle her zaman Suriyedeki Arap Sosyalistleriyle temkinli ve mesafeli ilişkiler yürütmüştür.

Qedrî Can, 1972 yılında Şam'da hayatını kaybetmiştir. Taxa Kurdan olarak anılan Kürt Mahallesi'nde bulunan Şêx Xalidê Neqşebendî Mezarlığında defnedilmiştir.

17:23

Haber tarihi: 11 / 11 / 2025
Haber Okunma: 475
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: “Bizi Yok Saymaları, Halkın Gözünde Daha da Güçlendiriyor!”
Sonraki: Rektör Gürel'den Diş Hekimliğinde Atılım ve Zengezur Kongresi müjdesi




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




Köşe Yazıları
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
Reklam Alanı

ads.sepetteknoloji.com/sepetteknoloji-ads.min.js

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi