TARSİM Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde, Erzurum TARSİM Bölge M...           • İl Tarımdan Arazi Etüt Çalışması Iğdır merkeze bağlı Oba Köyü'nde bulunan 109 ada 60 parsel numaralı taşınmaz üzerin...           • İran ayaklanma tehdidine engel olmak için infaz ve işkenceyi uyguluyor' ABD ve İsrail savaşı sürecinde tutsakların tüm haklarının askıya alındığını aktaran İran...           • Yeniden Refah Partili Akkuş: “Savaşın yükünü yine millet taşıyor” Yeniden Refah Partisi Iğdır İl Başkanı Fırat Akkuş, İran–İsrail–ABD hattında artan ger...           • Iğdırlı Boksör Tarkan Kanyar Kiev’de Kazanmaya Kilitlendi Iğdırlı Boksör Tarkan Kanyar Kiev’de Kazanmaya Kilitlendi Iğdırlı profesyonel boks&oum...           • Iğdır’da Bir İlk: Öğrenciler Sermaye Piyasası Uzmanlarıyla Buluştu Iğdır Üniversitesinde kariyer söyleşileri kapsamında düzenlenen “Sermaye Piya...           • Iğdır'da Bir İlk: 1000 Derecelik Ateşte “Çukur Pişirimi” Sanatı! Iğdır'da Bir İlk: 1000 Derecelik Ateşte “Çukur Pişirimi” Sanat Yolculuğu! &nbs...           • İl Emniyet Müdürü Turgay'dan Gençlerle “Güvenli Gelecek” Buluşması Iğdır’da Gençlerle “Güvenli Gelecek” Buluşması: Emniyet Müd&uum...           • Emek ve Demokrasi Platformu’ndan eğitimde şiddete tepki (video) Eğitimde şiddete tepki gösteren Emek ve Demokrasi Platformu’ndan iş bırakma &ccedi...           • Adem Turaç: Siverek’teki Saldırıyı Şiddetle Kınıyoruz Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin An...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Filiz Öğretmenden Tespitler!
49 İzlenme, 0 Yorum

Sınıf öğretmeni isyan etti!
56 İzlenme, 0 Yorum

Eğitimde şiddete tepki
60 İzlenme, 0 Yorum

Sorumsuzluktan Facia Yaşandı!
62 İzlenme, 0 Yorum

Dolandırıcılıkla mücadele!
59 İzlenme, 0 Yorum

DAİB'li Atalar Iğdırda Konuştu
112 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da GES İstemiyoruz!
119 İzlenme, 0 Yorum

M. Emin Çam İçin Acil Çağrı
86 İzlenme, 0 Yorum

Halepçe Soykırımı Tanınmalı
121 İzlenme, 0 Yorum

Halepçe Kara Günün Adıdır
98 İzlenme, 0 Yorum

Kadir Gecesinin Önemi
95 İzlenme, 0 Yorum

Peygamberlerin Ortak Daveti
110 İzlenme, 0 Yorum

2026'nın Newroz Ateşi Yakıldı
118 İzlenme, 0 Yorum
Facebook

İstatistikler
Toplam: 3849491
Aktif: 29
Bugün: 880
Dün: 1547
Reklam Alanı

.

İran ayaklanma tehdidine engel olmak için infaz ve işkenceyi uyguluyor'

ABD ve İsrail savaşı sürecinde tutsakların tüm haklarının askıya alındığını aktaran İran'daki Tutukluların Sesi Web Sitesi editörü Shahrokh Tavakoli, "Rejim, savaş ve yabancı bir düşmandan çok halktan korkuyor. Bunları kınamak yeterli değil, baskı yapılmalı" dedi. 


 2025 yılının sonlarında başlayan protestolarda 30 bini aşkın kişi katledildi


İran'da rejim karşıtlarına yönelik baskı ve hak ihlalleri devam ediyor. İnsan hakları raporlarına göre sadece 2025 yılı içerisinde en az bin 639 kişi idam edildi ve onbinlerce kişi tutuklandı. Aynı raporlara göre, 2025 yılının sonlarında başlayan protestolarda 30 bini aşkın kişi katledildi. Bu süreçte hak ihlallerine maruz kalan ve tutuklananların sayısı da benzer rakamlarla ifade ediliyor.

 

İhlallerin en ağır yaşandığı yerlerin başında cezaevleri geliyor. Baskıcı rejimden kaynaklı cezavlerinde yaşanan ihlallere dair sağlıklı bir veri bulunmuyor. Ancak insan hakları örgütlerinin raporları cezaevlerinde ağır bir tablonun olduğunu ortaya koyuyor. 

 

İran'daki Tutukluların Sesi Web Sitesi editörlerinden biri olan insan hakları aktivisti Shahrokh Tavakoli, cezaevlerinde yaşananları Mezopotamya Ajansı'na (MA) değerlendirdi.

 

'DAVA YOK İŞKENCE VE TUTUKLAMALAR VAR'

 

Tavakoli, ABD ve İsrail'in başlattığı savaş sonrası cezaevlerindeki belirsizliğin daha da arttığına işaret etti. Hükümetin tutsak yakınlarına yanıt vermediğine dikkati çeken Tavakoli, "Bu uygulama daha önce de vardı ama savaş döneminde daha da arttı. Son haftalarda yargı süreci büyük ölçüde aksadı ve birçok tutuklu belirsizlik içinde kaldı. İzin ya da tahliye gibi taleplere yanıt verilmedi" dedi.

 

TUTSAKLARIN YAŞAMI TEHLİKEDE

 

Evin Cezaevi'nin hak ihlallerin yoğun yaşandığı cezaevlerinden olduğunu söyleyen Tavakoli, "Tutsakların çok kötü koşullarda yaşadığı yönünde başvuralar alıyoruz. İletişim olanaklarının kısıtlı olduğu bölgelerde ise durum çok daha kötü. Tutsaklar ilaca, hijyen malzemelerine, içme suyuna ve yiyeceğe ulaşamıyor. Tutsaklar bazen gün boyunca yemek alamadıklarını veya çok sınırlı miktarda aldıklarını söylüyor. Tutsakların diş fırçası, diş macunu ve şampuan gibi temel ihtiyaçlara erişimi kısıtlandı. Birçok tutsağın hayatı ciddi risk altında" diye konuştu.

 

Hastaneye sevkler konusunda da benzer sorunların yaşandığını belirten Tavakoli, "Bu durum nedeniyle birçok tutsak tedavi edilmiyor. Ya da sadece çok kritik durumlardaki tutsaklar hastaneye sevk ediliyor" dedi. 

 

'CENAZELER AİLELERE VERİLMEDİ'

 

Birçok aileye yakınlarının nerede tutuldukları ya da davalarına dair bilgi verilmediğini aktaran Tavakoli, "Durum sadece bununla sınırlı değil. Birçok kişi gizlice infaz ediliyor. Aileleriyle son bir kez görüşme yapmasına izin verilmiyor. Halkın Mücahitleri Örgütü (MEK) üyesi olan 6 tutsak idam edildi, cenazeleri bile ailelerine verilmedi. Ailelerin sevdiklerinin yasını tutmalarına izin verilmedi" şeklinde konuştu.

 

TUTSAKLARIN AVUKAT HAKKINA ENGEL

 

Savaş sürecinde var olan hakların da askıya alındığını kaydeden Tavakoli, "Özellikle siyasi tutuklular ve son eylemlerde tutuklananların avukat tutmalarına izin verilmiyor. Rejim, sadece kendi izin verdiği avukatları görevlendiriyor. Ailelerin kendi seçtikleri avukatı atama hakkı yok. Vekil olmayan avukatın tutsakların dosyasını okuma hakkı yok. Rejimin avukatları, müvekkilleri savunmak yerine yeni davalar oluşturuyorlar. Tutsakların kendilerini savunma haklarından bile mahrum bırakılıyor" diye belirtti.

 

AİLELERE 'BAŞVURU YAPMAYIN' BASKISI

 

Rejimin tutsakları "aileleri kontrolde tutmak" için kullandığını söyleyen Tavakoli, şunları söyledi: "Rejim muhalefeti demir bir yumrukla bastıracağını göstermek için tutsakları kullanıyor. Rejim aileleri, yakınlarının tutuklanmasını bildirmemeleri (insan hakları örgütleri ya da basına) konusunda tehdit ediyor. Birçok aile, yetkililerin kendilerine tutuklamayı bildirmekten kaçınmaları konusunda ısrar ettiklerini belirtiyor. Tutuklamayı bildirmenin yabancı ve düşman medyayla bağlantı olarak değerlendirileceğini ve bunun tutsakların davasını zorlaştıracağını söylediğini aktarıyor."

 

'GERÇEK SAVAŞ HALK İLE REJİM ARASINDA'

 

Rejimin olası yeni bir ayaklanmadan korktuğunu dile getiren Tavakoli, "Savaştan, bombalamadan ve yabancı bir düşmandan çok halkın ayaklanmasından korkuyor. Özellikle siyasi tutukluları baskı altına almak, halkta korku ve panik yaratarak olası bir ayaklanmayı bastırmayı amaçlıyor" diye konuştu.

 

Tavakoli, İran Yargısı Başkanı Gholamhossein Mohseni Ejei'nin infazların hızlandırılmasına yönelik açıklamalarını hatırlatarak, "Halk bombalardan korunacak bir yer bulamazken, her gün yüzlerce insan casuslukla suçlanıyor ve tutuklanıyor. Ahvaz'da bir çayevi sahibi olan engelli Hossein Ghavi/Silawi, hava saldırısının fotoğrafını sanal medya hesabından paylaştığı için tutuklandı. Ghavi işkence sonucu yaşamını yitirdi. Bu olay bile ayaklanmadan duydukları korkuyu gösteriyor" ifadelerini kullandı.

 

Rejimin halkı "süngü, işkence ve infaz yoluyla" yönetmeye çalıştığını ifade eden Tavakoli, şunları belirtti: "Rejim ayaklanma tehdidini çok ciddiye alıyor. Halk en ufak fırsatta her protestoyu bir ayaklanmaya dönüştürüyor. 28 Aralık'ta başlayan eylemler bunu gösteriyor. Rejim bunu hissediyor ve bu yüzden her türlü protestoyu 'düşman, yabancı' şeklinde damgalayarak bastırmaya çalışıyor. Gerçek savaş halk ile bu rejim arasında. Rejimin araçları ise hapis, işkence ve idam."

 

1979 devriminden sonra ülkede yaşanan kritik süreçleri hatırlatan Tavakoli, rejimin halkın hak taleplerini bastırmak için sürekli savaşları gerekçe gösterdiğini belirtti. Tavakoli, ABD-İsrail'in saldırılarına işaret ederek, "Bu savaşı da halkı bastırmak ve halkın en temel taleplerine cevap vermemek için bir araç olarak kullandı. Rejim, ülkenin savaşta olduğu bahanesiyle politikalarının eleştirilmesine izin vermiyor. Humeyni'nin de dediği gibi bu savaş rejim için ilahi bir lütuf" ifadelerini kullandı.

 

'KINAMA YETERLİ DEĞİL BASKI ARTMALI'

 

Tavakoli, uluslararası kurumların İran'da yaşananlara karşı sadece kınama mesajı yayınladıklarını ve bu durumun yeterli olmadığı vurguladı. Tavakoli, şöyle devam etti: "Uluslararası açıklamalar gerekli ancak yeterli değil. Uluslararası insan hakları örgütleri bu infazların devamını yasal veya siyasi baskılarla engellemeli. Rejimi, uluslararası kuruluşlar ve mahkemeler önünde hesap verebilir hale getirmeli. Halklar, devletlerine İran rejimiyle tüm bağlarını kesmelerini istemeli. İdamların kaldırılması ve siyasi tutukluların serbest bırakılması için baskı yapmalı. Daha ucuz petrol almak için uzlaşma politikası uğruna insan haklarından ödün vermemeli. Bu politikaya ne kadar alan açılırsa bölge ve dünya da o kadar çok güvensizliğe düşecektir." (MA)

11:01

Haber tarihi: 20 / 04 / 2026
Haber Okunma: 53
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google




Önceki: İl Tarımdan Arazi Etüt Çalışması
Sonraki: Yeniden Refah Partili Akkuş: “Savaşın yükünü yine millet taşıyor”




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




Köşe Yazıları
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi