Îdir’de Taş Ocağı Yaşamı Zehirliyor!

Muçê köyünde HAKRA firmasına ait taş ocağı için "kapasite artışı" adı altında alınan “ÇED gerekli değildir” kararı, bölgedeki ekolojik yıkımı derinleştirdi. Dinamit patlamalarıyla evleri çatlayan, toz nedeniyle hayvanları körleşen ve kronik hastalıkların arttığı köyde yaşayan kadınlar, “Sahipsiz ve kimsesiz bırakıldık, meralarımız işgal ediliyor, yaşam alanlarımız yok ediliyor” sözleriyle tepki gösterdi.
Îdir (Iğdır) merkeze bağlı Muçê (Gürpınar) köyünde HAKRA firması tarafından sürdürülen taş ocağı faaliyeti, "kapasite artışı projesi" kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yapılan başvuru sonrası alınan “ÇED gerekli değildir” kararıyla yeni bir boyut kazandı. Denetimden kaçırılarak genişletilen ocak sahası; rüzgarla birlikte köyün semasını griye bürüyen toz emisyonlarına, hayvanların körleşmesine ve bölge halkında kronik hastalıkların artmasına yol açıyor. Geçim kaynakları olan meraları ve tarlaları işgal edilen Muçê köyündeki kadınlar, bu sistematik yıkıma karşı seslerini duyurmaya çalışıyor.
Muçê köyünde yaşayan Fatma ve Fadime Öztürk, taş ocağı faaliyetlerinin hayvancılığı nasıl bitirdiğine, dinamitlerin evlerine verdiği zarara ve yalnız bırakılmalarına dair konuştu.
‘Arazilerimiz susuz kalmış’
Taş ocağı nedeniyle yaşadıkları sorunlara dikkat çeken köy halkından Fatma Öztürk, yol, çevre ve geçim koşullarının olumsuz etkilendiğini belirtti. Fatma Öztürk, “Ben ne söyleyeceğimi ne söyleyemeyeceğimi bilmiyorum. Ne yoldur ne yurttur. Araba geliyor, yol olmadığı için giremiyor. Biz yolsuz kalmışız, yersiz kalmışız, ne yapacağımızı bilemiyoruz.Her yer bozulmuş, sahipsiz, kimsesiz kalmışız. Sahibimiz yoktur. Taş ocağı hakkında şikayetçiyim. Arazilerimiz susuz kalmış, hepsi bozulmuş. Toz geliyor üzerimize, zehirdir. Biz rahatsız oluyoruz. Hayvanlarımız yok oluyor. Ne diyeceğimizi bilmiyoruz. Biz güç getiremiyoruz. 14 yıl önceki muhtar yer vermiş. Bu yeni muhtar da güç getiremiyor. Toz dumandır, hayvanlarımız yok oluyor. Tarlalarımız bozuluyor. Toz dumandır, gidip gelemiyoruz” dedi.
'Evlerimiz dinamit sesinden dolayı sallanıyor’
Fadime Öztürk ise, taş ocağı faaliyetleri nedeniyle mağdur olduklarını söyleyerek, yaşam koşullarının zorlaştığını dile getirdi. Fadime Öztürk, “13 çocuğum var. Aşağıda iki tarlam var, Bizim koyunlarımız orada toplanıyordu, Biz zarardayız, biz mağduruz. Çocuklarımız koyunlarımızı gütmeye gidiyordu, o şekilde geçimimizi sağlıyorduk. Şimdi çok mağduruz. Bizim ne gelirimiz varsa o tarlalardan geliyordu. Biz fakir ve çok mağduruz. Tozdur dumandır, ekinlerimizin içine geliyor. Biz de istemiyoruz. Dinamit sesi geliyor, evlerimiz dinamit sesinden dolayı sallanıyor. Evlerimiz çatlıyor, yırtılmalar oluyor. Allah da biliyor öyledir, evlerimiz sallanıyor, daima böyle oluyor” ifadelerini kullandı. (MA)
13:21
Haber tarihi: 25 / 04 / 2026
Haber Okunma: 62
Haber Yorumları: 0
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.