BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİRİCİ BESLENME REÇETESİ! Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte giyim tarzı, ruh hali ve beslenme durumunda değişikl...           • AMEDSPOR LOGOSU YERİNE TÜRK BAYRAĞI KONULDU! Fenerbahçe-Amedspor Kadın Futbol Ligi karşılaşmasında Amedspor’un takım logosu yerine...           • Problemlerinizi Gerçekten Çözmek İstiyor Musunuz? Herkesin hayatında farklı problemler vardır. Kimi insanlar problemlerini kabul ederek ç&oum...           • Amerika’da İş Vizesi, Yerleşim Oturum Almanın Tam Zamanı Türkiye’den Amerika’ya iş ve ticaret amaçlı düzenli seyahat etme...           • 'Emeklilikte Yaşa Takılanlar” Lütuf Değil Kazanılmış Haklarını İstiyor' CHP Iğdır İl Başkanı Yardım Artantaş, ‘Emeklilikte Yaşa Takılanlar, 22 yıldır anayasal hakla...           • KALBİNİZ İÇİN EN KÖTÜ 8 GIDA Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekeriya Nurkalem, kalbinizi uzun yıllar sağlıklı tutmak için ...           • İl Tarımda 71 Sözleşmeli Personelin Sözleşmeleri Yenilendi Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde; 657 Sayılı Devlet Memurları...           • Elektrik ve Doğal Gazın Ocak Zammı Aralık Ayı Faturalarına Yansıtıldı Doğalgaz sağlayıcı firma ile Elektrik sağlayıcı firma 1 Ocak 2022 yılı itibariyle geçerli o...           • Iğdır Havalimanı Yazlık Havalimanına Döndü Iğdır’da kış aylarında sis nedeniyle görüş mesafesi bazı bölgelerde 10 metrey...           • Öğrenciler Empati İçin Gözlerini Bağladı Iğdır’ın Melekli beldesinde Şehit Er Aytekin Arslan İlkokulu 2-A sınıfı öğrencileri, g&...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Kurdish Müzik: Govenda Kurda
4045 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Yüksel Babal'ı Unutmaz..
3829 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Valisinden Yağmur Şiiri
1248 İzlenme, 0 Yorum

Kul Yusuf Kümbeti
3520 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
3319 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Ejder Kervansarayı
3834 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Şahmeran Efsanesi
3925 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'dan Defile Görüntüleri
3698 İzlenme, 0 Yorum

Navên Kurdi Bidin Zarokên Xwe
3371 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır kMM'den Görüntüler
3221 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Zahiro İdîr'e Dibeje
3638 İzlenme, 0 Yorum

Aşık Hizani Iğdır Eşliğinde
3720 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Sesi Eşliğinde Iğdır
3425 İzlenme, 0 Yorum
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

İlişkiler Ve Mutluluk - Hayati KAYA Birysl.Dönşm.Eğtmni.

İlişkiler Ve Mutluluk

Yazar: Hayati KAYA Birysl.Dönşm.Eğtmni. |  Tarih: 06 / 01 / 2022 |  Yazı Okunma: 119


İki kişi de "sev beni" yetersizliğiyle ilişkiye devam ederse onların birbirini sömürmesi ve boğması kaçınılmazdır. İlişkinin bitmesini engelleyen erkeğin genellikle bu duyguyu ön planda tutmamasıdır, tutsa da cinsellik sonrası süreçte erkeğin önceliklerinin değişmesidir.

"Sevilme duygusu" yerine, sahip olma, dilediği zaman elinin altında testislerini rahatlatacak bir obje, evini-kendisini çekip çevirecek, toparlayacak bir kadının varlığı, ona hükmetme hazzı, kadının başkasıyla yatmaması nedeniyle kendini değerli hissetme egosu gibi öncelikleri değişmektedir erkeklerin. Bu önceliklerin değiştiğini fark eden kadın, erkeğini olduğu gibi kabul etmeden önce genellikle rahatsızlığını belli edecek ve çatışma kaçınılmaz olacaktır. Zamanla erkek kadını, kadın erkeği olduğu gibi kabul edecek, bu yargısızlık yetersiz de olsa "sevme" yetilerinin gelişmesine neden olacaktır. Kabullenme olmadığı, birbirlerini değiştirme arzuları olduğu sürece de birbirlerinden uzaklaşmaları kaçınılmaz olacaktır.

İki yarım insanın birbirlerini tamamlaması mümkün değildir. Kişiler öncelikle kendilerine yetersizdir. "Sevgi bekleme, başkası tarafından değerli hissettirilme arzuları" kişilerin en büyük zaaflarıdır. Bu zaaflar bağımlılıklara neden olmaktadır. Ego denilen şey varlığını bu şekilde sürdürür. Kim onu değerli hissettiriyorsa kişi onu sever. Fakat kişi sadece bu form üzerine kurulu bir yapı değildir. Hiç hesapta olmayan bir şey vardır. Bir gözlemci vardır. O gözlemciye "bilinç, ruh, evrensel zekâ, öz de" diyebilirsiniz, hiç fark etmez. Ruh o güne kadar size müdahale etmemişti. Çünkü kolektif bilince sahiptiniz ve bir erkek ya da kadınla mutlu olacağınız şartlanması içindeydiniz. Farklı olamazdı çünkü toplum, "olması gereken bu" dedi ve size bunu empoze etti; "evlendiğinde, mutlu olacaksın-birinle birlikte yaşamaya başlayınca mutlu olacaksın" Bizler de gelişip, kendini bilme yolunda ilerlemek yerine, bir penis ya da vajinanın gelip bizi bulup mutlu etmesini bekledik. Fakat cinsellik de diğer tüm egolar da insanı mutlu edemezdi. Gençler bu söylediğime itiraz edebilir Hatta birçoğu değişik kadınlarla yatıyor ve çok mutlu olduğunu söylüyor. Onları eleştirmiyorum bir gün sevgisiz ilişkilerin ruhsal doyum sağlamadığını idrak edecekler mutlaka, kırklı yaşları beklesinler derim.

Öncelikle mutluluğun ne olduğu konusunda mutabakata varmalıyız. "Mutluluk," toplumsal kalıp-şartlanma-inançlarımızdan, acılarımızdan, olumsuz düşüncelerimizden, her türlü etkilere maruz kalmaktan, beklentilerden, hatta kendi düşüncelerimizin birçoğundan bile kurtulmakla, bir çocuk saflığına ve dürüstlüğüne kavuşmakla mümkün. Bu, tekbaşınalık ve özgürleşmek anlamına geliyor. Bu, birilerini sevme ya da sevmeme özgürlüğümüzün sadece bizde olduğunu, "zorunda kalarak sevmenin" aslında sevmek olmadığını derinden kavradığımızda oluyor. "Mutluluk," dış etkenle harekete geçirilen bir duygu değil, "özgürlük sonucu" içten gelen sevinç, haz, coşku ve neşe gibi duygulardır. Mutluluk, aşkla yaşamaktır.

Mutluluk denilen kavramın içeriğini en iyi ruh bilir ve insandan mutlu olmasını ister. İki yarım elma birbirlerinin enerjisini sömüreceği için kişiler mutsuzluklarını fark etmeli ve enerjilerini diğerine vermek yerine kendi içlerine yönlendirmelidir. Bunu yapmadığınızda ruhun size en basit ve en temel uyarısı sıkılmanız olacaktır. Sıkılacaksınız! Acı, öfke, üzüntü, korku kavramlarına girmiyorum bile.

Sıkılacaksınız çünkü yapısı itibariyle özgür olması gereken ruh birçok saçma toplumsal kavramlarla çepeçevre sınırlandırılmıştır. Ruhu bir hücreye tıkmak mı? Bu mümkün müdür?

Mutluluk basit bir şeydir. O bir çocuk gibidir. Çocuk hayatın anlamını sorgulamak yerine parkta, doğada, bir nehir kenarında doyasıya oynamak ister. O çocuk mutluysa hayatın anlamını sorgulaması çok anlamsızdır. Çünkü hayatın anlamı zaten mutlu olmaktır.

Evrenin çok ilahi bir dili vardır. Nerede acı, kızgınlık, üzüntü, olumsuzluk varsa orada dönüştürülmesi gereken hatalı bir düşünce silsilesi vardır; dar bakış açısı vardır. Evren sizi mutsuz ederek değişime zorlar. Bundan daha büyük tanrısal bir işaret olabilir mi?

İkili ilişki içinde bir mutsuzluk varsa öncelikle sorunun kaynağını kendinizde aramalısınız. Sizi ne mutlu edecekse diğeri yokmuş gibi özgürleşerek onu yapın. Gerekirse diğerini yok edin. Siz özgür olmadan, kendinize yetmeden, kendinizi tanımadan-bilmeden mutlu olamazsınız.

Mutlu olmaya çalışmayın, mutluluk zaten içinizde, yanlış algılanmış "ben" kavramı nedeniyle onu fark edemiyorsunuz. Özgür olmaya çalışın. Özgür olduğunuzda "ben" denilen bir şey olmadığını "aşk" olduğunuzu görecek ve zaten mutlu olacaksınız.

12:49




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook

Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
İstatistikler
Toplam: 2111762
Aktif: 26
Bugün: 478
Dün: 1639

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi