Tarımsal Kuraklıkla Mücadele İl Kriz Merkezi Toplandı Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ev sahipliğinde, Vali Yardımcısı Fat...           • PARA SANAL TEHDİT GERÇEK Kripto para dolandırıcılıklar ile ilgili bilinmesi gerekenler... Kripto para, sanal para birimi o...           • BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİRİCİ BESLENME REÇETESİ! Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte giyim tarzı, ruh hali ve beslenme durumunda değişikl...           • AMEDSPOR LOGOSU YERİNE TÜRK BAYRAĞI KONULDU! Fenerbahçe-Amedspor Kadın Futbol Ligi karşılaşmasında Amedspor’un takım logosu yerine...           • Problemlerinizi Gerçekten Çözmek İstiyor Musunuz? Herkesin hayatında farklı problemler vardır. Kimi insanlar problemlerini kabul ederek ç&oum...           • Amerika’da İş Vizesi, Yerleşim Oturum Almanın Tam Zamanı Türkiye’den Amerika’ya iş ve ticaret amaçlı düzenli seyahat etme...           • 'Emeklilikte Yaşa Takılanlar” Lütuf Değil Kazanılmış Haklarını İstiyor' CHP Iğdır İl Başkanı Yardım Artantaş, ‘Emeklilikte Yaşa Takılanlar, 22 yıldır anayasal hakla...           • KALBİNİZ İÇİN EN KÖTÜ 8 GIDA Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekeriya Nurkalem, kalbinizi uzun yıllar sağlıklı tutmak için ...           • İl Tarımda 71 Sözleşmeli Personelin Sözleşmeleri Yenilendi Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde; 657 Sayılı Devlet Memurları...           • Elektrik ve Doğal Gazın Ocak Zammı Aralık Ayı Faturalarına Yansıtıldı Doğalgaz sağlayıcı firma ile Elektrik sağlayıcı firma 1 Ocak 2022 yılı itibariyle geçerli o...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Kurdish Müzik: Govenda Kurda
4046 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Yüksel Babal'ı Unutmaz..
3829 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Valisinden Yağmur Şiiri
1248 İzlenme, 0 Yorum

Kul Yusuf Kümbeti
3520 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
3320 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Ejder Kervansarayı
3835 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Şahmeran Efsanesi
3925 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'dan Defile Görüntüleri
3698 İzlenme, 0 Yorum

Navên Kurdi Bidin Zarokên Xwe
3371 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır kMM'den Görüntüler
3221 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Zahiro İdîr'e Dibeje
3638 İzlenme, 0 Yorum

Aşık Hizani Iğdır Eşliğinde
3721 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Sesi Eşliğinde Iğdır
3425 İzlenme, 0 Yorum
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

Çobanlarla Doktorların Eşit Olduğu Ülke - Av.Mahmut ALINAK

Çobanlarla Doktorların Eşit Olduğu Ülke

Yazar: Av.Mahmut ALINAK |  Tarih: 06 / 01 / 2022 |  Yazı Okunma: 165


Bulgaristan’ın Filibe şehrinden gelmiş Polivdin adında bir parti üyemiz vardı. Polivdin, Filibe’de yaşayan Burhan adındaki bir akrabasına beni ağırlamalarını rica eden bir mektup yazmıştı.

 Üç gün sonra sosyalist Bulgaristan’da idim. Filibe’de bir Bulgar, bir Türk, Burhan ve ben akşamüzeri kentin en iyi restoranına gittik.

 Restoranın kime ait olduğunu sordum. “Burası halkındır,” dediler. “ Devlet mülkü diye bir şey yok; devlet, mülkiyeti halk adına kullanır.”

 “İşsizlik var mı?” diye sordum; şaşırıp birbirlerine baktılar. İşsizliğin ne olduğunu bilmiyorlardı.

 Yemek bitti, sıra hesap ödemeye geldiğinde ben elimi cebime attım. Burhan itiraz etti. “Eşim de ben de çalışıyoruz. Kazancımızı harcaya harcaya bitiremiyoruz. Elimize geçen parayı nereye harcayacağız?” diyerek, hesabı bana ödetmedi.

 DOKTORLA ÇOBAN EŞİT ÜCRET ALIYOR                                                               

Ortalamabir işçiye ödenen aylık 100 leva, ağır emek gerektiren işçinin aylığı 130 leva; hâkim,  avukat, doktor, mühendis gibi meslek sahiplerinin aylığı ise 120 leva imiş. Bu aylıkla her aile gül gibi yaşarmış.                                              

 Burhan daha sonra beni bir çobanla tanıştırdı. Çobanın boynunda o dönemlerde yaygın olan transistörlü bir radyo asılıydı. Filibe Sokaklarında bir çoban görseniz giyimiyle, kuşamıyla ya da davranışlarıyla diğerlerinden hiçbir farkının olmadığını, yani çoban mı yoksa doktor mu olduğunu fark etmezsiniz. Hiç kimsenin birbirinden farkı yoktu. Bir çobanın ücreti bir doktorun ücretiyle eşitmiş.

 

Ben orada kendimi sanki bu dünyada değil, başka bir gezegende yaşıyormuşum gibi hissettim. Burhan sanki masal anlatıyor ben ağzım açık dinliyordum.

FİLİBE RENGÂRENK BİR TABLOYU ANDIRIYORDU                                                 

İkindi üzeri çocuk yuvasına doğru yola çıktık. Küçük çocukların bakımının yapıldığı tertemiz şipşirin bir yuvaydı burası. Nereye gidersem gideyim her yer pırıl pırıldı. Filibe’ye ilk girdiğimde sanki bir ressam eline fırçayı almış, yağlı boya ile her tarafı rengârenk boyamış duygusuna kapıldım. Bizim ülkemizdeki çocuk yuvalarının çoğu özel (paralı) olur, buradakiler komünist devletin kontrolünde, ama esas sahibi halktır ve ücretsizdir. Bir görevli sadece 14 çocuktan sorumluydu. Çalışanların çoğunluğu Türk’tü. Çocukların oyun oynadıkları salondan başka spor yaptıkları başka bir salon ve yüzme öğrendikleri havuzlar vardı.

 AĞALAR VERMEZ, ZORLA ALACAKSINIZ

 Ertesi gün Kuklen Köyü Tarım Kooperatifi başkanı Georgi ile görüşmeye gittik. Georgi çınar gibi boylu posluydu.  Birlikte yüksekçe bir tepeye çıktık, aşağı baktığımda tepenin eteklerinde yer alan yemyeşil bir ova gözlerimi kamaştırdı. Georgi daha önce bu ovanın sivrisineklerden geçilmeyen bir bataklık olduğunu, hep birlikte çalışarak bataklığı kurutup kurtarılmış bu topraklarda ekim ürettiklerini söyledi. Bu ovadan çıkarılan mahsul işlenerek Sovyetler Birliği’ne  ihraç ediliyormuş. Ayrıca Batı Avrupa’ ya yaptıkları ihracattan da çok para kazanıyorlarmış. Georgi övüne övüne anlatırken ortaklaşa emekle oluşturulan bu görkemi kıskanıp dayanamayıp, “Bizde yapacağız ama ağalar topraklarını vermiyor,” dedim. Georgi, “Vermezler elbette, zorla alacaksınız!” dedi.

İŞÇİ PATRON AYRIMI YOK 

 Akşam bir ziyafet masası hazırlandı. Hep birlikte yemeklerimizi yedik. Georgi, “Sizin orada patronlar hizmetinde olanlarla oturup yemek yiyor mu?” diye sordu. Sosyalizmin insanlığa getirdiği eşitliğe imreniyor, Georgi’nin kendi ülkesini anlatırken övünüp kabarmasını çekemiyordum.

 Üçüncü gün bir mahkemeye gittik. Hâkim, savcı ve avukatlar cübbe giymiyorlar. Duruşma sırasında bizim yanı başımızdaki bir dinleyici ayak ayaküstüne atmış, kollarını açarak ensesine dayamış duruşmayı izliyordu. Ha şimdi, “Doğru dürüst otur burası mahkeme!” diye azar işitmesini bekliyorum. Müdahale eden yok! Neden uyarılmadığını Burhan’a sorduğumda, “Burası halk mahkemesi,” dedi. “Hâkim ve savcı da bu halkın emrinde, dinleyici de halk, dilediği gibi oturur.” İyice şaşırıp Sosyalist ülkedeki yaşamı bir daha kıskandım. Bizim ülkemizde, “Türk milleti,” adına karar verirler, ancak mahkeme salonunda bacak bacak üstüne oturmak asla mümkün değildir.

 1970 yılında Sosyalist Bulgaristan işte böyleydi. Daha sonra Jivkov başbakan olunca, zorla Bulgarlaştırma politikasıyla Türklere ve diğer azınlık halklara asimilasyon uygulandı. Bunun üzerine Bulgaristanlı Türkleranayurtlarını terk edip akın akın Türkiye’ye göç ettiler. Bulgar milliyetçileri barışı bozdu. ( 12 Mart ve 12 Eylül’ün karanlık günlerinde siyasi davaların duayen avukatı Gültekin Köktürk Süvarlı’nınSancı Yayınlarından çıkan Geç Betik adlı anı kitabından. Sevgili Süvarlı 86 yaşında hayata veda etti.)

12:14




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook

Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
İstatistikler
Toplam: 2111838
Aktif: 84
Bugün: 582
Dün: 1639

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi