"Amatör Spor Haftası" Kapsamında Çeşitli Etkinlikler Düzenlendi İlimizde "Amatör Spor Haftası" Kapsamında Çeşitli Etkinlikler Düzenlendi Gen&cce...           • Vekilden Iğdır'da Sağlıkta Yaşanan Mağduriyetler İçin TBMM Araştırması HDP Iğdır Milletvekili Dr. Habip Eksik, Iğdır’da çeşitli branşlarda Uzman Doktor eksi...           • Azeri ve Ermeni Dışişleri Bakanları Cenevre'de Barışı Görüştüler Ermenistan ve Azerbaycan arasında kritik görüşme: Dışişleri bakanları Cenevre'de bir ara...           • ÇİFTÇİLERE 142 TON BUĞDAY TOHUMU DAĞITILDI İl Tarım Ve Orman Müdürlüğünün Hazırladığı Proje Ve Bügem’in H...           • ELAZIĞ KARAKOÇANSPOR’U ELİ BOŞ GÖNDERDİK: 5- 0 Alagöz Holding Iğdırspor, ilk yarı ağır bir tempoyla başladı. Sahada ilk yarının son dakkasın...           • EBRU VE DERİ İŞLEME SANATI SERGİSİ AÇILDI Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Iğdır Ün...           • PSİKOLOJİNİZ KIŞA NE KADAR HAZIR? Mevsimsel Depresyon için 7 Basit Tüyo Toplum arasında daha çok bahar depresyon...           • Iğdır SGK‘dan Rehberlik Faaliyetleri İle İlgili Bilgilendirme Sosyal güvenlik sistemi vatandaşlara hayatları boyunca sağlık hizmeti vermeyi, asgari bir gel...           • STK TEMSİLCİLERİNDEN GAZETEMİZE ZİYARET Iğdır Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatif Müdürü Ercüment Gü...           • SİNAN OĞAN CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞINI AÇIKLADI 2023 seçimlerine adım adım yaklaşılırken adayların kim olacağı merak ediliyor. Daha ön...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Reklam Alanı

En Son Haber Videoları

Mahsa Amînî’nin Öldürülmesi Iğdır’da Protesto Edildi

CHP’nin 99'uncu Kuruluş Yıl Dönümü Iğdır’da Kutlandı

Kadınlar Semra Güzel'in Tutuklanmasını Protesto Etti

Üç Ülkeye Komşu Iğdır'da Kapılar Neden Kapalı?

Vekil Eksik: Iğdır Kayyumu Usulsüzlük İddialarını Cevaplamıyor Bile

Iğdır İHD: Barışa İhtiyacımız Var!

Iğdır HDP: Barışın Aydınlığı Savaşın Karanlığını Yenecek

Kavun Üretsicisi İsyanda: 'Zarar Ediyoruz'

DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk Iğdır'daydı: Boyun Eğmedik, Eğmeyeceğiz

HDP Iğdır İl Eşbaşkanı Süleyman Serhat:Mutlaka Kazanacağız

Iğdır’dan Kürtçe Öğretmenleri İçin Çağrı: 200 Ek Atama Yapılsın

Son Videolar

Kul Yusuf Kümbeti
3787 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
3579 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Şahmeran Efsanesi
4175 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır kMM'den Görüntüler
3429 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Zahiro İdîr'e Dibeje
3996 İzlenme, 0 Yorum

Aşık Hizani Iğdır Eşliğinde
3942 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Sesi Eşliğinde Iğdır
3577 İzlenme, 0 Yorum
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

İlişkiler Ve Mutluluk - Hayati KAYA Birysl.Dönşm.Eğtmni.

İlişkiler Ve Mutluluk

Yazar: Hayati KAYA Birysl.Dönşm.Eğtmni. |  Tarih: 03 / 02 / 2022 |  Yazı Okunma: 332


İki kişi de "sev beni" yetersizliğiyle ilişkiye devam ederse onların birbirini sömürmesi ve boğması kaçınılmazdır. İlişkinin bitmesini engelleyen erkeğin genellikle bu duyguyu ön planda tutmamasıdır, tutsa da cinsellik sonrası süreçte erkeğin önceliklerinin değişmesidir.

"Sevilme duygusu" yerine, sahip olma, dilediği zaman elinin altında testislerini rahatlatacak bir obje, evini-kendisini çekip çevirecek, toparlayacak bir kadının varlığı, ona hükmetme hazzı, kadının başkasıyla yatmaması nedeniyle kendini değerli hissetme egosu gibi öncelikleri değişmektedir erkeklerin. Bu önceliklerin değiştiğini fark eden kadın, erkeğini olduğu gibi kabul etmeden önce genellikle rahatsızlığını belli edecek ve çatışma kaçınılmaz olacaktır. Zamanla erkek kadını, kadın erkeği olduğu gibi kabul edecek, bu yargısızlık yetersiz de olsa "sevme" yetilerinin gelişmesine neden olacaktır. Kabullenme olmadığı, birbirlerini değiştirme arzuları olduğu sürece de birbirlerinden uzaklaşmaları kaçınılmaz olacaktır.

İki yarım insanın birbirlerini tamamlaması mümkün değildir. Kişiler öncelikle kendilerine yetersizdir. "Sevgi bekleme, başkası tarafından değerli hissettirilme arzuları" kişilerin en büyük zaaflarıdır. Bu zaaflar bağımlılıklara neden olmaktadır. Ego denilen şey varlığını bu şekilde sürdürür. Kim onu değerli hissettiriyorsa kişi onu sever. Fakat kişi sadece bu form üzerine kurulu bir yapı değildir. Hiç hesapta olmayan bir şey vardır. Bir gözlemci vardır. O gözlemciye "bilinç, ruh, evrensel zeka, öz de" diyebilirsiniz, hiç fark etmez. Ruh o güne kadar size müdahale etmemişti. Çünkü kolektif bilince sahiptiniz ve bir erkek ya da kadınla mutlu olacağınız şartlanması içindeydiniz. Farklı olamazdı çünkü toplum, "olması gereken bu" dedi ve size bunu empoze etti; "evlendiğinde, mutlu olacaksın-birinle birlikte yaşamaya başlayınca mutlu olacaksın" Bizler de gelişip, kendini bilme yolunda ilerlemek yerine, bir penis ya da vajinanın gelip bizi bulup mutlu etmesini bekledik. Fakat cinsellik de diğer tüm egolar da insanı mutlu edemezdi. Gençler bu söylediğime itiraz edebilir Hatta birçoğu değişik kadınlarla yatıyor ve çok mutlu olduğunu söylüyor. Onları eleştirmiyorum bir gün sevgisiz ilişkilerin ruhsal doyum sağlamadığını idrak edecekler mutlaka, kırklı yaşları beklesinler derim.

Öncelikle mutluluğun ne olduğu konusunda mutabakata varmalıyız. "Mutluluk," toplumsal kalıp-şartlanma-inançlarımızdan, acılarımızdan, olumsuz düşüncelerimizden, her türlü etkilere maruz kalmaktan, beklentilerden, hatta kendi düşüncelerimizin birçoğundan bile kurtulmakla, bir çocuk saflığına ve dürüstlüğüne kavuşmakla mümkün. Bu, tek başınalık ve özgürleşmek anlamına geliyor. Bu, birilerini sevme ya da sevmeme özgürlüğümüzün sadece bizde olduğunu, "zorunda kalarak sevmenin" aslında sevmek olmadığını derinden kavradığımızda oluyor. "Mutluluk," dış etkenle harekete geçirilen bir duygu değil, "özgürlük sonucu" içten gelen sevinç, haz, coşku ve neşe gibi duygulardır. Mutluluk, aşkla yaşamaktır.

Mutluluk denilen kavramın içeriğini en iyi ruh bilir ve insandan mutlu olmasını ister. İki yarım elma birbirlerinin enerjisini sömüreceği için kişiler mutsuzluklarını fark etmeli ve enerjilerini diğerine vermek yerine kendi içlerine yönlendirmelidir. Bunu yapmadığınızda ruhun size en basit ve en temel uyarısı sıkılmanız olacaktır. Sıkılacaksınız! Acı, öfke, üzüntü, korku kavramlarına girmiyorum bile.

Sıkılacaksınız çünkü yapısı itibariyle özgür olması gereken ruh birçok saçma toplumsal kavramlarla çepeçevre sınırlandırılmıştır. Ruhu bir hücreye tıkmak mı? Bu mümkün müdür?

Mutluluk basit bir şeydir. O bir çocuk gibidir. Çocuk hayatın anlamını sorgulamak yerine parkta, doğada, bir nehir kenarında doyasıya oynamak ister. O çocuk mutluysa hayatın anlamını sorgulaması çok anlamsızdır. Çünkü hayatın anlamı zaten mutlu olmaktır.

Evrenin çok ilahi bir dili vardır. Nerede acı, kızgınlık, üzüntü, olumsuzluk varsa orada dönüştürülmesi gereken hatalı bir düşünce silsilesi vardır; dar bakış açısı vardır. Evren sizi mutsuz ederek değişime zorlar. Bundan daha büyük tanrısal bir işaret olabilir mi?

İkili ilişki içinde bir mutsuzluk varsa öncelikle sorunun kaynağını kendinizde aramalısınız. Sizi ne mutlu edecekse diğeri yokmuş gibi özgürleşerek onu yapın. Gerekirse diğerini yok edin. Siz özgür olmadan, kendinize yetmeden, kendinizi tanımadan-bilmeden mutlu olamazsınız.

Mutlu olmaya çalışmayın, mutluluk zaten içinizde, yanlış algılanmış "ben" kavramı nedeniyle onu fark edemiyorsunuz. Özgür olmaya çalışın. Özgür olduğunuzda "ben" denilen bir şey olmadığını "aşk" olduğunuzu görecek ve zaten mutlu olacaksınız.

19:29




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook

Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
İstatistikler
Toplam: 2300675
Aktif: 21
Bugün: 664
Dün: 1018

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi