
Kürt Gerçeği - Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr.

Kürt Gerçeği
Yazar: Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. |
Tarih: 31 / 03 / 2026 |
Yazı Okunma: 452
Bu gün 50 milyon nüfusa sahip olan Kürt halkı neden statüsüz ve hatta bazı coğrafyalarda kimliksiz, bu durum düşündürücü ve çok acı bir gerçek.
Kürtler var mıdır?, Kürtlerin kendi özgün dilleri var mıdır?
Kürtlerin kendi tarihleri ve kültürleri var mıdır?
Kürtlerin binlerce yıldır üzerinde yaşadıkları kendi toprakları var mıdır?
Evet bunların hepsi vardır ve gerçektir. 600 yıldır Kürtlerin yaşadığı bu topraklar, Kürdistan diye anılıyor. Bütün bunlar bir halkı bir halkı millet yapmaya yeterli mi? Evet yeterli.
Peki, eksik ve yanlış olan ne?
Bunlardan biri; Kürtlerdeki duygu birliği, yani millet olma bilincinin eksikliği.
Neden Kürtlerde duygu birliği ve millet olma bilinci eksik? Bu eksikliğin sebepleri ve buna bağlı olarak, Kürtlerin devlet kuramamasının temel nedeni: Parçalanmış coğrafya, Geç gelişen ulus bilinci, Büyük güç desteğinin eksikliği, İç bölünmeler, Bölge devletlerinin karşı çıkması.
Coğrafi ve siyasi parçalanmışlık, Osmanlı - Safevi savaşları sonrası Kürt coğrafyası bölündü. Daha sonra Sykos-Picot anlaşması ile dört devlet arasında bölündü. Dolayısıyla ortak bir toprakta birleşme fırsatı olmadı.
Aşiret yapısı güçlü olduğu için ve yerel kimlikler baskın olduğu için modern anlamda “Ulus” fikri (Milliyetçilik) gelişmedi.
Tarihte bir çok devlet dış destek ile kurulmuştur. Kürtler büyük güçlerin desteğini alamadı. Büyük devletler çıkarlarına göre hareket ettiler. Kürt devleti öncelik olmadı. iç birlik sağlanamadı, farklı liderlere, farklı ideolojilere, din mefhumuna sarılarak birbirleriyle çatıştılar.
Bir diğeri ise, bölge kavim/devletlerin inanç üzerinden ve yüzyıllardır, bizzat Peygamber Muhammed üzerinden yürüttüğü psikolojik savaş ve kara propaganda. Örneğin:
“Bazı düşünürler de ‘Kürtler, Allah’ın üzerinden perdeyi kaldırdığı bir cin topluluğudur’ demişlerdir. Bazı tarihçiler de cinlerin, Havva’nın kızlarıyla evlendiklerini ve onlardan Kürtlerin doğduğunu öne sürmüşlerdir.” (Şeref Han, Şerefname, s. 19)
Bir milleti şeytanlaştırma ancak bu kadar olur!
İslamiyet’in açılım ve çağrı yıllarında, Hz. Muhammed makamına değişik bölgelerden gelen heyetleri kabul eder. Türkistan’ın en büyük hükümdarı olan Oğuz Han Peygambere bir heyet gönderir. Güya bu heyetlerden biri de Kürt heyetidir.
Şerefname’de kabul edilen Kürt heyeti şöyle anlatılır: “Kürt büyüklerinden ve ileri gelenlerinden Buğduz adlı bir kişi vardı; kendisi çirkin görünümlü, kaba, kati kalpli, ele avuca sığmaz bir kişiydi. Çirkin görünüşlü, iri yapılı bu elçi, Peygamber’in gözüne görülünce Peygamber’in canı sıkıldı ve ondan şiddetle nefret etti. Elçiye, kabilesi ve mensup olduğu soy sorulunca, Kürt toplumundan olduğu cevabı verildi. (Yıllardır Kemalist Atatürkçüler ve Türk ırkçı, milliyetçiler de aynı benzetmeyi ve aşağılamayı yapageldi) İşte o zaman Peygamber Kürtlere beddua ederek şöyle dedi: ‘Yüce Allah bu topluluğu, kendi arasında ittifaka ve birleşmeye muvaffak etmesin; yoksa, birleştikleri taktirde, onların elleriyle dünya yok olur.’” Kitapta bu yazının altına not düşülmüş ve “bu hikaye tamamen uydurmadır, söylentiden ibarettir” denir.( Şeref Han, Şerefname, s. 24 ve 25)
Bunlar birer kara propagandadır. Kürtlerin birlik olmaması için Peygamber nefret aracı olarak gösterilmiştir. Tarih boyunca, inanç ve İslam dini Kürtler üzerinde siyasi ve psikolojik bir araç olarak kullanılmıştır. Selahaddin-i Eyyubi den beri. Bu güne kadar, Kürtler İslam dinine bekçilik yapmıştır, ama en büyük darbeyi Müslümanlardan yemiştir.
Kürtler öz kardeşleri olan, Ezidileri, inançları farklı diye öldürdüler ve sürgün ettiler. Artık Kürt siyasetti, sorunu dışarıda değil kendi içinde aramalıdır. Kendi yanlışları ile yüzleşmeli ve duygu birliği mutlaka sağlanmalıdır.
ABD, İsrail/İran savaşı devam ediyor. Coğrafi olarak, Kürtler bu savaşın bir parçası. Bu gelişmeler Kürtler açısından tarihi bir durum ifade ediyor. Kürt halkı bir millet olarak bu savaşı değerlendirmelidir. Artık Kürtler birbirlerini sevmeli ve dinlemeliler. Her konuda adımlar daha ihtiyatlı atılmalı, ince diplomasi ile hareket edilmelidir. Kürtler dağınık ve parçalı siyaseti bir kenara bırakmalı ve her alanda birlik için mücadele etmeliler.
Kürt halkının bir politik kapasitesi vardır, bunu koşullara göre iyi değerlendirmelidir.
Son söz; bu gün bu koşullarda Kürt halkı bulundukları ülkelerde eşit vatandaş olarak yaşamalı, bu ülke benim ülkem demeli, devlet ve vatandaş bölünme paranoyasından kurtulmalıdır.
12:24
| 17 Ağustos'u Anaraken Iğdır Depreme Ne Kadar Hazır? | ![]() |
| Murat AKKUŞ | |
| Gerçekten yaşanmış bir olay: Sahte Karakol | ![]() |
| Akay AKTAŞ | |
| 12 Eylül 1980: “Bizim Oğlanlar Başardı!” | ![]() |
| Zeki SARIHAN | |
| Çiğnenen Sakız Değil, Bir Ulusun Onuruydu! | ![]() |
| Ayhan ONGUN | |
| Jîyan û Bîranîn | ![]() |
| Mehmet AVCI | |
| Pazar Yalnızlığı... | ![]() |
| Bahattin PARLAR | |
| Leto ne oldu o iş?! | ![]() |
| Fakir YILMAZ | |
| Çağımızın Cehaleti (Toplumdan Bireye, Değerden Çıkarcılığa) | ![]() |
| Adem TANIŞMAN | |
| Analarının Dilini Bilmeyen Çocukların Dili… | ![]() |
| Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. | |
| Aferin Hamza | ![]() |
| Fatma Çetin KABADAYI | |
| Güle Güle Veli Türkeli... | ![]() |
| Ziya Yıldırım GÜNTEKİN | |
| 10 Ekim 2015 Ankara Garı! Affetmeyeceğiz, Unutmayacağız! | ![]() |
| Hasan ÇATAK | |
Iğdır Belediyesi
Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü
Iğdır İl Tarım Müdürlüğü
Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğü
Iğdır İl Milli Eğitim
Iğdır İl Sağlık Müdürlüğü
Iğdır İl Özel İdare
Iğdır Gençlik ve Spor
Iğdır Havalimanı
Iğdır SGK
Iğdır TSO
Iğdır Barosu
Aralık Belediyesi
Karakoyunlu Belediyesi
Tuzluca Belediyesi
Halfeli Belediyesi
Karar Gazetesi
Fotomaç Gazetesi
DHA
Artı Gerçek
Milli Gazetesi
OdaTv
T24
Tele2
Ermeni Haber Ajansı
Amerika'nın Sesi
Evrensel Gazetesi
Jin News
Sözcü Gazetesi
• Rûdaw
• Bernamegeh
• Kürdistan24
• Kundir
• Şalom Gazetesi
• Mezopotamya Ajansı
• Nerina Azad
Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi