
.
Belgesiz İnfaz - Ayhan ONGUN

Belgesiz İnfaz
Yazar: Ayhan ONGUN |
Tarih: 05 / 05 / 2026 |
Yazı Okunma: 65
“BODRUM ÜZERİNDEN KURULAN ALGI MASASI”
Günümüz medya düzeninde, gazetecilik etiği ile ”algı operasyonu” arasındaki çizgi hiç olmadığı kadar incelmiş durumda.
Özellikle Bodrum gibi hem siyasi hem de ekonomik rantın odağı olan merkezlerde, yerel yönetimleri hedef alan dezenformasyon süreçleri, belirli bir sistematik dahilinde işletiliyor.
Son dönemde Belediye Başkanı Tamer Mandalinci üzerinden yürütülen ve somut hiçbir belgeye dayanmayan iddialar, bu sistematiğin güncel bir örneğini teşkil ediyor.
İspat yükümlülüğü esastır.
Gazeteciliğin evrensel ilkesi basittir:
İddia sahibi, iddiasını somut delillerle ispatlamakla yükümlüdür.
Ancak son yıllarda, özellikle iktidar kanadından destek bulan figürlerin; belge yerine “duyum”, analiz yerine “karalama” yöntemini benimsediğini görüyoruz.
Tıpkı geçmişte Akın Gürlek olayında Özgür Özel ve Muhittin Böcek arasında kurulmaya çalışılan asılsız bağlar gibi, bugün de Bodrum üzerinden benzer bir senaryo kurgulanıyor.
Ortada ne bir yargı kararı ne de usulsüzlüğü kanıtlayan bir evrak varken, sosyal medya üzerinden “faili meçhul” iddialar yaymak, kamuoyunda “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” algısını yaratmayı hedefliyor.
Yerel Yönetimler Üzerinde Siyasi Kuşatma
Bu tür yayınların tesadüfi olmadığını anlamak için zamanlamaya ve odak noktasına bakmak yeterlidir.
Muhalif belediyelerin hizmet üretme kapasitesini tartışmaya açamayan odaklar, çareyi kişisel itibarsızlaştırma ve kurum içi huzursuzluk yaratmakta buluyor.
Bodrum Belediye Başkanına yönelik belgesiz saldırılar, aslında kentin kimliğini koruma mücadelesine ve yerel yönetimin iradesine yönelik bir müdahale girişimidir.
Bu operasyonların arkasındaki iktidar desteği, medyanın bir denetim mekanizması olmaktan çıkarılıp bir “siyasi sopa” olarak kullanıldığının en açık göstergesidir.
Üstelik de son olayda olduğu gibi bunu; “şımarık zengin kızı” edasıyla gazetecilik ciddiyetine yakışmayan bir tarzda yapan biri aracılığıyla sosyal medyada paylaşılması çok acemice ve iğrenç bir karalama kampanyasıdır.
Türkiye Belediyeler Birliği Genel Kurulunda Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu İBB Başkan Vekili Nuri Aslan okumasına rağmen bunu Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin yaptığını söyleyerek Tamar Tanrıyar’ın o toplantıyı izlemediğinin ve kendisine dikte ettirilen konuları gerçekmiş gibi topluma sunmaya çalıştığının ispatıdır.
Daha da önemlisi; bu tür algı operasyonları yapmakla görevli olan trollerin dışında, bu haddini bilmez kişinin haber diye ortaya attığı videoların muhalif diye bildiğimiz medyalarda servis edilmesi.
Gerçeğin Savunulması: Gazetecinin Görevi
Kentin kimliğini aradığı, kentsel dönüşümün ve rantın kıskacında olduğu bir dönemde; Bodrum halkının ihtiyacı olan şey polemik değil, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetimdir.
Ancak bu hesap sorma işlemi, kapalı kapılar ardında üretilen dedikodularla değil, rasyonel ve belgeli eleştirilerle yapılmalıdır.
Sonuç olarak; delilsiz ithamlar gazetecilik faaliyeti değil, toplumsal hafızayı bulandırmaya yönelik bir illüzyondur.
Bu algı operasyonlarına karşı durmak, sadece bir belediye başkanını savunmak değil; doğrudan halkın haber alma hakkını ve demokrasinin asgari nezaketini savunmaktır.
Bodrum, kendi kimliğini ararken bu siyasi gürültüleri ayırt edecek ve ayıklayacak ferasete sahiptir.
Bu son algı operasyonu; “çamur at, izi kalsın türünden Bodrum Belediyesine kurulan bir dijital pusudur.
Ne yazık kimi meslektaşlarımız da bu pusuya düşerek, iktidar trolleriyle aynı safta hizalanma talihsizliğini yaşamaktalar.
Şimdi tüm bu değerlendirmelerin ardından ben de çıkıp;
“Tamar Tanrıyar denilen bir sosyal medya fenomeni belli çevrelerden nemalanarak muhalif belediyelere yönelik asparagas haberler yapıyor.” Desem olur mu?
O zaman hep bir ağızdan şunları söyleyenler olacağını duyar gibiyim.
“Gazetecilik mi, Siyasi Tetikçilik mi?
Özetle; Belge sunmak yerine, kamuoyunda tanınan isimler arasında gizli ittifaklar, çıkar ilişkileri olduğu “duyumunu” yaymak, modern siyasal iletişimin bir parçası haline geldi.
Akın Gürlek ve benzeri isimler üzerinden yürütülen tartışmalarda olduğu gibi, somut bir delil sunulmadığında bu iddialar hukuki bir gerçeklikten ziyade siyasi bir manevra olarak kalıyor.
Son dönemde özellikle muhalif belediyelere ve yöneticilerine yönelik yapılan gece yarısı operasyonları nasıl toplumda bir karşılık görmediyse Tamer Mandalinci’ye yapılmak istenen bu itibar suikastı da geri tepecek ve bunu gazetecilik adı altında yapmaya çalışanların suratında patlayacaktır.
Bodrum halkı olarak Belediye Başkanına sahip çıkmak zorundayız.
11:40
| Gamêşkiran Bir Halkın Hayatta Kalma Tecrübesidir | ![]() |
| Murat AKKUŞ | |
| Şiirlerimizin Tarihçesi | ![]() |
| Akay AKTAŞ | |
| Halkçı Eğitimin Kaynakları | ![]() |
| Zeki SARIHAN | |
| Belgesiz İnfaz | ![]() |
| Ayhan ONGUN | |
| Jana Bê Deng | ![]() |
| Mehmet AVCI | |
| Köy Enstitüleri | ![]() |
| Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. | |
| Bize Ne Oluyor Böyle? | ![]() |
| Adem TANIŞMAN | |
| Zikir Mucizesi | ![]() |
| Fatma Çetin KABADAYI | |
| Newroz'u olmazsa da Double W'yi özgürleştiren haberimiz.. | ![]() |
| Fakir YILMAZ | |
| Halepçe de elma kokusu var | ![]() |
| Ziya Yıldırım GÜNTEKİN | |
| Deprem bölgesinde matrah artışı ve vergi artırımı geldi | ![]() |
| Abdulhadi AKMUGAN YMM.Bağımsız Denetçi |
|
| Topçu Bebel Garcia'nın Franko faşizmini mundar ettiği eylem | ![]() |
| Daşkacı Ewdo | |
| 10 Ekim 2015 Ankara Garı! Affetmeyeceğiz, Unutmayacağız! | ![]() |
| Hasan ÇATAK | |
| NARİN | ![]() |
| Av. Resul Barış Mızrak | |
Iğdır Belediyesi
Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü
Iğdır İl Tarım Müdürlüğü
Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğü
Iğdır İl Milli Eğitim
Iğdır İl Sağlık Müdürlüğü
Iğdır İl Özel İdare
Iğdır Gençlik ve Spor
Iğdır Havalimanı
Iğdır SGK
Iğdır TSO
Iğdır Barosu
Aralık Belediyesi
Karakoyunlu Belediyesi
Tuzluca Belediyesi
Halfeli Belediyesi
Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi