• Süreyya Doğan'ın Bulakbaşı Köyü hatıraları yıllar sonra kitaplaştı Eğitimci yazar Süreyya Doğan'ın Iğdır ve Kayseri hatıraları yıllar sonra kitaplaştı Kayser...           • Iğdır'dan on Akademisyen Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesinde Iğdır Üniversitesinden 10 Akademisyen Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesinde &nb...           • Iğdır’dan süreç çağrısı: Oyalama değil, somut adım istiyoruz (Video) Süreç kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın Meclis’ten geçt...           • UYUMA uygulaması ile uyuşturucu ile mücadele daha kolay! (Video) Emniyet Genel Müdürlüğü vatandaşlarımızı ve geleceğimizi hedef alan zehir taci...           • 2027 Yılı Besilik Sığır İthalatı İçin Müracaatlar Başladı 1)Besilik erkek sığırların fiili ithalatı, talimatta belirtilen kurallara göre Et ve Süt...           • İklim Değişirken Gıda Güvenliğini Korumanın Yolları Ele Alınacak İklim Değişirken Gıda Güvenliğini Korumanın Yolları İstanbul’da Ele Alınacak   G...           • İlham Aliyev: Herkes yerini bilsin, İç işlerimize karışmayın (video) Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev: "İhtiyacımız olduğu zaman bize hiç kimse yardım etme...           • "Her Lokmanın Değerini Bilelim, Gıdamızı İsraf Etmeyelim" Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İs...           • Doğuş İnşaatın Fırsat Eşitliği Yaklaşımına KAGİDER’den FEM Sertifikası Doğuş İnşaat’ın Fırsat Eşitliği Yaklaşımına KAGİDER’den FEM Sertifikası İnşaat sekt&o...           • Başkan Akkuş Iğdır’ın Taleplerini Fatih Erbakan’a İletti Başkan Fırat Akkuş: Iğdır’ın Taleplerini Genel Başkanımız Fatih Erbakan’a İlettikYenid...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

UYUMA! BİLDİR!
48 İzlenme, 0 Yorum

Aliyev: İşlerimize Karışmayın
69 İzlenme, 0 Yorum

Esenkaya Mezrası Su İstiyor!
72 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Yeni Parti'de Kongre
75 İzlenme, 0 Yorum

Ağrı Dağı Kuzey Buzulları
88 İzlenme, 0 Yorum

Valla Kanyonunu Gördünüz Mü?
80 İzlenme, 0 Yorum

Temizlik Projesine Destek
77 İzlenme, 0 Yorum

Benim Şehrim, Benim Evim!
88 İzlenme, 0 Yorum

Murat Akkuş'tan İmza Günü
91 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Amedspor Coşkusu
105 İzlenme, 0 Yorum

Suç Örgütüne Ağır Darbe!
110 İzlenme, 0 Yorum

Kız Öğrenci Yurdunu Tanıyalım
106 İzlenme, 0 Yorum

DSİ Sahada Çalışıyor
88 İzlenme, 0 Yorum

Yangında İtfaiyeye Tepki
95 İzlenme, 0 Yorum
İstatistikler
Toplam: 4154776
Aktif: 25
Bugün: 2284
Dün: 3272
Facebook

Aferin Hamza - Fatma Çetin KABADAYI

Aferin Hamza

Yazar: Fatma Çetin KABADAYI |  Tarih: 11 / 08 / 2026 |  Yazı Okunma: 758


Siz Hamza Bey'i tanımıyorsunuz tabi. Hamza Bey kimdir, ne iş yapar neden ona “Aferin!” dedik bilmiyorsunuz.

Hamza Abi, babamın bir tanıdığı idi. Kamyon şoförüydü. Kayseri’den değişik şehirlere en çok da İstanbul’a seferler yapar,  meslek icabı da Kayseri’deki evine de arada bir iki gün uğrardı.

Bundan 12 yıl önce babam, İstanbul’da okuyan kardeşim için bir koli göndermeyi düşünmüş. Genelde otobüsle, kargoyla gönderdiği kolilerden birisi için de Hamza Bey’e rica etmiş. Hamza Bey, hayır yapmayı seven, düşünceli, yardımsever... Hem babamı kırabilir mi? Elbette "Hayır," dememiş.

“Ne demek Hacı Amca, ben İstanbul’a ilk gidişimde sana haber veririm,” diyerek babamı sevindirmiş. Aradan günler, haftalar geçmiş ama Hamza Bey'den dan ses seda yok. Sanırsınız ki Hamza Abimiz  mesleği bırakmış. Babam her karşılaştığında “Hamzamız bizim koliyi unutma, çocuk bekliyor,” diye hatırlatmaya o da “Tabi Hacı amca, unutmam bu sefer, geçen sefer şöyle oldu, böyle oldu…” diye mazeret belirtmeye başlamış. Babam en sonunda dayanamamış ve üçüncü bahanesinde “Aferin Hamza,” demiş. Hamza Bey, bu ‘Aferin’i çoktan hak etmiş.

O günden sonra bizim aile bireyleri, ne zaman biri söz verip sözünü tutmasa, savsaklasa “Aferin Hamza” esprisini yapmaya başladı. Ders notu düşük gelene bile "Aferin Hamza!" dedik. Aferin Hamza bizde kalıplaşmış çok kullanılan bir sakinleştiriciydi. Bize göre yapmayacağı/yapamayacağı sözü vermek doğru değildi. Hatta Hamza Bey'i tanımasaydık onun yalancı olduğunu bile düşünebilirdik. Elbette onun da kendine göre haklı sebepleri vardı yoksa eminiz koliyi de ulaştırırdı. Koli başka yollarla gitti, bize de halen eskimeyen esprisi kaldı. Hatta o kadar ilerlettik ki Hamza Bey'in kim olduğunu bile unuttuk. Hatta babam bu olayı o kadar espirili anlatırdı ki Hamza Abimize dua bile ederdik "Hamza abi bizi güldürdü, Allah'ta onu güldürsün."

Bu basit bir mesele elbet... Önemli de olabilirdi.

Söz verip yapmamak yalana girer, yalan da Müslümanlıkta yoktur. Söz namustur, söz senettir. Söz vermek, kime olursa olsun borç niteliğinde ve muhakkak yerine getirilmesi gereken bir mesuliyettir. Sözün yerine getirilip getirilmemesi insanın iman kuvvetini de, karakterini de ortaya çıkarır. Hele de makam mevki sahibi olduktan sonra alelade sözler verip arkasına düşmeyen kişilere ne demeli? Ya da verdiği sözü, kişinin gücüne, makamına göre yerine getirenlere, diğerlerine söz verdiğini bile unutanlara? Bu kişilerde de vefa ve sağlam karakter aramak doğru olmasa gerek.

Verdiğimiz sözlere dikkat etmeli;  “Yapmasam da olur,” dememeliyiz. Bizim için önemli olan ufak bir ayrıntı bile karşı taraf için büyük önem taşıyor olabilir. Kişinin güvenirlik derecesi ve değeri verdiği sözü tutup tutmadığından belli olur. Bir insana kaç defa inanabilirsiniz ki? Hadis-i Şerif’de buyruluyor ki;  “Dört şey münafıklık belirtisidir; Emanete hıyanet etmek, yalan söylemek, vaadini bozmak ve sözünde durmamak.” 

Geçenlerde bir kargoya paket teslim ettim. Kaç günde gideceğini sorduğumda 3 gün diyerek beni inadırdılar. Fakat yedi gün sürdü. Üçüncü günden sonra, kargoyu teslim alanın, karşıdaki şubenin, teslimatı yapacak olanın, alacak olan arkadaşın telefonları hiç susmadı. Yedinci günün sonunda bana bir mesaj geldi; "Kargonuz teslim edilmiştir. Söz verdiğimiz gibi." Siz böyle mi söz verdiniz diye soramadım.

Bazen verilen sözü tutabilmek için insan canını bile ortaya koyabilmeli.  Atalarımız; Söz bir Allah bir, söz ağızdan bir kere çıkar gibi sözlerle bize konunun önemini bildirmişler.

 Mehmet Akif Ersoy, arkadaşına söz verdiği saatte orada olabilmek için saatlerce soğuk ve yağmurlu havada yürüyerek onun evine varmıştı. Şimdilerde “Söz verdim ama beklesin, bu havada da gidilir mi?” diyerek hayal kırıklığı yaşatacak o kadar çok insan var ki. Bize Mehmet Akif Ersoy gibi sözünün eri bireyler lazım.

Mevlana Celalettin Rumi ne güzel söylemiş; İnsanda güzel olan yüzdür, yüzde güzel olan sözdür, ama insanı insan yapan ağızdan çıkan sözdür.

 Verdiğimiz vereceğimiz sözler, bildiğimiz, takdir ettiğimiz "Erkek sözü" olsun. Allah hepimizi yalancı çıkmaktan korusun.

19:40




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
Reklam Alanı

ads.sepetteknoloji.com/sepetteknoloji-ads.min.js

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi