Gaziler Günü’nde “Kahramanlarla Kardeşlik Yolunda” Yürüyüşü... 19 Eylül Gaziler Günü’nde “Kahramanlarla Kardeşlik Yolunda” y&uum...           • Ak Parti’den Iğdır’da "Türkiye Yüzyılı" Buluşması AK Parti Iğdır İl Başkanlığı tarafından, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında geniş ...           • İran: Ermenistan’a yönelik tehdit durumunda çok ciddi bir tutum alırız İran’ın Ermenistan Büyükelçisi Halil Şirğolami, Ermenistan’ın i&ccedi...           • Sardoğan: Vatandaşın gündemi artık zamların ne zaman duracağı YENİ Parti Tuzluca İlçe Başkanı Temel Sardoğan, benzin ve motorine art arda gelen zamların ...           • TÜRKYED: Türkiye’nin Hayvan Varlığı Artıyor, Üretime Devam! TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik: “Bu tablo, doğru politikaların ve üretic...           • Iğdır İl Emniyet Müdürlüğüne Eraslan Er Atandı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Iğdır İl Emniyet Müdürü Niyazi Tugay, merkeze &cce...           • Çıkar amaçlı silahlı suç örgütüne ağır darbe: 6 Tutuklama (Video) Iğdır Merkezli 7 İlde Eş Zamanlı "Organize Suç Örgütü" Operasyonu: 6 Tutukla...           • Iğdır TSO Seçimlerinde TÜMKİAD Rüzgârı Uğur Artantaş Başkan Adayı, TÜMKİAD’lı İsimler Meclis ve Komite Listelerinde   I...           • Özgür Güler: Barınma sorunu öğrencileri eğitimden uzaklaştırıyor Barınma sorununun kadın öğrencilerin eğitimden uzaklaşmasına ve kadınların özgürleş...           • Zeynep Yaş:Dengbêjler sözlü kültürümüzün emekçileri ve taşıyıcılarıdır Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır Dengbêjler Evi’nde faaliyet y&u...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Suç Örgütüne Ağır Darbe!
45 İzlenme, 0 Yorum

Kız Öğrenci Yurdunu Tanıyalım
57 İzlenme, 0 Yorum

DSİ Sahada Çalışıyor
49 İzlenme, 0 Yorum

Yangında İtfaiyeye Tepki
64 İzlenme, 0 Yorum

Esrar Sevkiyatına Operasyon!
60 İzlenme, 0 Yorum

Servet Çetin: Ay Dîlberê
59 İzlenme, 0 Yorum

Kampüs Asfaltlanıyor...
99 İzlenme, 0 Yorum

Hun'dan 1 Eylül Mesajı
103 İzlenme, 0 Yorum

STK'lardan 1 Eylül Mesajı
94 İzlenme, 0 Yorum

DSM: Değişim Eğitimle Başlar
121 İzlenme, 0 Yorum

Neden İki Ezan Okuyoruz?
183 İzlenme, 0 Yorum

Kuzalan Şelalesi
147 İzlenme, 0 Yorum

Hun Süreci Değerlendirdi
154 İzlenme, 0 Yorum

CHPliler Topluca Yeni Parti'de
175 İzlenme, 0 Yorum
İstatistikler
Toplam: 4112961
Aktif: 27
Bugün: 1110
Dün: 2439
Facebook

Aferin Hamza - Fatma Çetin KABADAYI

Aferin Hamza

Yazar: Fatma Çetin KABADAYI |  Tarih: 11 / 08 / 2026 |  Yazı Okunma: 542


Siz Hamza Bey'i tanımıyorsunuz tabi. Hamza Bey kimdir, ne iş yapar neden ona “Aferin!” dedik bilmiyorsunuz.

Hamza Abi, babamın bir tanıdığı idi. Kamyon şoförüydü. Kayseri’den değişik şehirlere en çok da İstanbul’a seferler yapar,  meslek icabı da Kayseri’deki evine de arada bir iki gün uğrardı.

Bundan 12 yıl önce babam, İstanbul’da okuyan kardeşim için bir koli göndermeyi düşünmüş. Genelde otobüsle, kargoyla gönderdiği kolilerden birisi için de Hamza Bey’e rica etmiş. Hamza Bey, hayır yapmayı seven, düşünceli, yardımsever... Hem babamı kırabilir mi? Elbette "Hayır," dememiş.

“Ne demek Hacı Amca, ben İstanbul’a ilk gidişimde sana haber veririm,” diyerek babamı sevindirmiş. Aradan günler, haftalar geçmiş ama Hamza Bey'den dan ses seda yok. Sanırsınız ki Hamza Abimiz  mesleği bırakmış. Babam her karşılaştığında “Hamzamız bizim koliyi unutma, çocuk bekliyor,” diye hatırlatmaya o da “Tabi Hacı amca, unutmam bu sefer, geçen sefer şöyle oldu, böyle oldu…” diye mazeret belirtmeye başlamış. Babam en sonunda dayanamamış ve üçüncü bahanesinde “Aferin Hamza,” demiş. Hamza Bey, bu ‘Aferin’i çoktan hak etmiş.

O günden sonra bizim aile bireyleri, ne zaman biri söz verip sözünü tutmasa, savsaklasa “Aferin Hamza” esprisini yapmaya başladı. Ders notu düşük gelene bile "Aferin Hamza!" dedik. Aferin Hamza bizde kalıplaşmış çok kullanılan bir sakinleştiriciydi. Bize göre yapmayacağı/yapamayacağı sözü vermek doğru değildi. Hatta Hamza Bey'i tanımasaydık onun yalancı olduğunu bile düşünebilirdik. Elbette onun da kendine göre haklı sebepleri vardı yoksa eminiz koliyi de ulaştırırdı. Koli başka yollarla gitti, bize de halen eskimeyen esprisi kaldı. Hatta o kadar ilerlettik ki Hamza Bey'in kim olduğunu bile unuttuk. Hatta babam bu olayı o kadar espirili anlatırdı ki Hamza Abimize dua bile ederdik "Hamza abi bizi güldürdü, Allah'ta onu güldürsün."

Bu basit bir mesele elbet... Önemli de olabilirdi.

Söz verip yapmamak yalana girer, yalan da Müslümanlıkta yoktur. Söz namustur, söz senettir. Söz vermek, kime olursa olsun borç niteliğinde ve muhakkak yerine getirilmesi gereken bir mesuliyettir. Sözün yerine getirilip getirilmemesi insanın iman kuvvetini de, karakterini de ortaya çıkarır. Hele de makam mevki sahibi olduktan sonra alelade sözler verip arkasına düşmeyen kişilere ne demeli? Ya da verdiği sözü, kişinin gücüne, makamına göre yerine getirenlere, diğerlerine söz verdiğini bile unutanlara? Bu kişilerde de vefa ve sağlam karakter aramak doğru olmasa gerek.

Verdiğimiz sözlere dikkat etmeli;  “Yapmasam da olur,” dememeliyiz. Bizim için önemli olan ufak bir ayrıntı bile karşı taraf için büyük önem taşıyor olabilir. Kişinin güvenirlik derecesi ve değeri verdiği sözü tutup tutmadığından belli olur. Bir insana kaç defa inanabilirsiniz ki? Hadis-i Şerif’de buyruluyor ki;  “Dört şey münafıklık belirtisidir; Emanete hıyanet etmek, yalan söylemek, vaadini bozmak ve sözünde durmamak.” 

Geçenlerde bir kargoya paket teslim ettim. Kaç günde gideceğini sorduğumda 3 gün diyerek beni inadırdılar. Fakat yedi gün sürdü. Üçüncü günden sonra, kargoyu teslim alanın, karşıdaki şubenin, teslimatı yapacak olanın, alacak olan arkadaşın telefonları hiç susmadı. Yedinci günün sonunda bana bir mesaj geldi; "Kargonuz teslim edilmiştir. Söz verdiğimiz gibi." Siz böyle mi söz verdiniz diye soramadım.

Bazen verilen sözü tutabilmek için insan canını bile ortaya koyabilmeli.  Atalarımız; Söz bir Allah bir, söz ağızdan bir kere çıkar gibi sözlerle bize konunun önemini bildirmişler.

 Mehmet Akif Ersoy, arkadaşına söz verdiği saatte orada olabilmek için saatlerce soğuk ve yağmurlu havada yürüyerek onun evine varmıştı. Şimdilerde “Söz verdim ama beklesin, bu havada da gidilir mi?” diyerek hayal kırıklığı yaşatacak o kadar çok insan var ki. Bize Mehmet Akif Ersoy gibi sözünün eri bireyler lazım.

Mevlana Celalettin Rumi ne güzel söylemiş; İnsanda güzel olan yüzdür, yüzde güzel olan sözdür, ama insanı insan yapan ağızdan çıkan sözdür.

 Verdiğimiz vereceğimiz sözler, bildiğimiz, takdir ettiğimiz "Erkek sözü" olsun. Allah hepimizi yalancı çıkmaktan korusun.

19:40




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
Reklam Alanı

ads.sepetteknoloji.com/sepetteknoloji-ads.min.js

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi