• Süreyya Doğan'ın Bulakbaşı Köyü hatıraları yıllar sonra kitaplaştı Eğitimci yazar Süreyya Doğan'ın Iğdır ve Kayseri hatıraları yıllar sonra kitaplaştı Kayser...           • Iğdır'dan on Akademisyen Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesinde Iğdır Üniversitesinden 10 Akademisyen Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesinde &nb...           • Iğdır’dan süreç çağrısı: Oyalama değil, somut adım istiyoruz (Video) Süreç kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın Meclis’ten geçt...           • UYUMA uygulaması ile uyuşturucu ile mücadele daha kolay! (Video) Emniyet Genel Müdürlüğü vatandaşlarımızı ve geleceğimizi hedef alan zehir taci...           • 2027 Yılı Besilik Sığır İthalatı İçin Müracaatlar Başladı 1)Besilik erkek sığırların fiili ithalatı, talimatta belirtilen kurallara göre Et ve Süt...           • İklim Değişirken Gıda Güvenliğini Korumanın Yolları Ele Alınacak İklim Değişirken Gıda Güvenliğini Korumanın Yolları İstanbul’da Ele Alınacak   G...           • İlham Aliyev: Herkes yerini bilsin, İç işlerimize karışmayın (video) Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev: "İhtiyacımız olduğu zaman bize hiç kimse yardım etme...           • "Her Lokmanın Değerini Bilelim, Gıdamızı İsraf Etmeyelim" Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İs...           • Doğuş İnşaatın Fırsat Eşitliği Yaklaşımına KAGİDER’den FEM Sertifikası Doğuş İnşaat’ın Fırsat Eşitliği Yaklaşımına KAGİDER’den FEM Sertifikası İnşaat sekt&o...           • Başkan Akkuş Iğdır’ın Taleplerini Fatih Erbakan’a İletti Başkan Fırat Akkuş: Iğdır’ın Taleplerini Genel Başkanımız Fatih Erbakan’a İlettikYenid...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

UYUMA! BİLDİR!
48 İzlenme, 0 Yorum

Aliyev: İşlerimize Karışmayın
69 İzlenme, 0 Yorum

Esenkaya Mezrası Su İstiyor!
71 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Yeni Parti'de Kongre
74 İzlenme, 0 Yorum

Ağrı Dağı Kuzey Buzulları
87 İzlenme, 0 Yorum

Valla Kanyonunu Gördünüz Mü?
79 İzlenme, 0 Yorum

Temizlik Projesine Destek
77 İzlenme, 0 Yorum

Benim Şehrim, Benim Evim!
87 İzlenme, 0 Yorum

Murat Akkuş'tan İmza Günü
91 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'da Amedspor Coşkusu
104 İzlenme, 0 Yorum

Suç Örgütüne Ağır Darbe!
109 İzlenme, 0 Yorum

Kız Öğrenci Yurdunu Tanıyalım
106 İzlenme, 0 Yorum

DSİ Sahada Çalışıyor
87 İzlenme, 0 Yorum

Yangında İtfaiyeye Tepki
94 İzlenme, 0 Yorum
İstatistikler
Toplam: 4154654
Aktif: 30
Bugün: 2109
Dün: 3272
Facebook

Analarının Dilini Bilmeyen Çocukların Dili… - Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr.

Analarının Dilini Bilmeyen Çocukların Dili…

Yazar: Yusuf YILDIRIM Em.İl.Trm.Mdr. |  Tarih: 17 / 08 / 2026 |  Yazı Okunma: 578


Benim suçum Kurt olmak değil, suçum Kürtlüğümü unutmamaktır. Musa ANTER.

Kürtçe bir Hint- Avrupa dilidir.  Dilin kökeni Medçe ve Partça gibi eski kuzeybatı İran dillerine dayanır. Tarihsel süreçte sözlü kültürle, dengbejlikle ve destanlarla kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.

Dünya genelinde 50 milyon civarında insan tarafından konuşulan bir dildir Kürtçe. Ancak Ulus-devletler döneminde kurumsal olarak bir yer edememiştir. Kürtçeyi geliştirecek kurumlar olmadığı gibi günlük konuşulması bile yasaklanmıştır.

Kürtçe birkaç kelimeden ibarettir diyenler ve bu nedenle siyaset dili, bilimsel dil olmaz diyenlerin ya tarihten habersizler ya da Kürt düşmanlığı ile akıllarını yitirmişler.

Türkiye de 100 yıldır uygulanan tek dil politikaları, Kürtçe konuşmalara para cezası kesmeler, sosyal ve kültürel etkinlikleri bu gün bile yasaklamalar olurken, İran da 1946 Mahabad Kürt cumhuriyetinin yıkılışı ile başlayan baskılar, Suriye de   uygulanan “Arap kemeri” politikaları, ve Irak ta uygulanan  enfal operasyonları ile hızlanan  zorlu göçler Kürtçeyi de param parça etmiştir. Bu ülkelerde Kürtçeyi geliştirmek için hiçbir kurum oluşturulmadı tam tersi yasakladılar ve yok sayıldılar.

Anadilin yaşaması öncelikle aile içinde mümkündür. Ancak göç ve parçalanma neticesinde Türkçe, Arapça ve Farsça bilmeyen analardan, Kürtçe bilmeyen çocuklar çoğaldı. İşte asimilasyonun en önemli nedeni bu göç ve parçalanmadır.

Fransız devrimi sonrasında ve Ulus- devletlerin ortaya çıkmasıyla tek dil egemen kılındı. Devletler, ortak bir ulusal kimlik oluşturabilmek için tek dili esas aldı. Ancak bu gün bir çok demokratik ülkede bunun tam tersine  bir eğilim vardır, farklı diller ve lehçeler temel insan hakkı olarak kabul ediliyor. Artık Dünyanın birçok yerinde bölgesel dilleri ve anadilleri destekleyen politikalar geliştiriliyor.

Kürtçenin önündeki en önemli sorun, farklı ülkelerde, birbirinden farklı dil politikaları ile kaşı karşıya olmasıdır. Aynı dili konuşan Kürt ulusu farklı alfabeler, farklı eğitim sistemleri ile karşı karşıyadır.

Asimilasyon politikaları sadece insanların konuştuğu dili değiştirmiyor, kültürel hafızayı ve kimlik algısını de etkiler. Özelikle çocukların aile ile olan her türlü bağını etkiler ve zayıflatır.

Bu gün birçok demokratik ülkede çok dilli eğitim vardır. Çocuk kendi anadilini diğer yabancı dilleri daha kolay öğrenir.

Dil sadece iletişim aracı değildir. Toplumun hafızası, kültürü, düşünce biçimi ve dünyayı algılama biçimi de büyük oranda dil ile şekillenir.

Egemen ülkeler, Kürt dilini yok etmek için her türlü baskıya başvurmuşlardır. Bu ülkelerin çabası Kürtçeyi ortada kaldırmaktır. Ancak bütün bu çabalara rağmen Kürtçe ayakta kalmıştır. Aileler çocuklarına ve torunlarına bu çabayı yansıtmalılar.

Özellikle kırsal bölgelerde Kürtçenin günlük yaşamda kullanılması, anne-babaların evde bu dilli sürdürmeleri önemlidir. Dilin korunmasında Kürt kadınının rolü çok önemli olmuştur. Kürt kadını sayesinde Kürt dili korunmuş ve kuşaklar boyu devam etmiştir.

Kürtçe oldukça zengin bir dildir. Sosyal yaşamın hemen her alanında kullanılabilecek güçtedir. Bilim, teknoloji, ekonomi ve siyasette yeni kavramlara ihtiyaç olabilir, bu her dil için geçerlidir. Bu durum terminoloji ve çeviriler ile güçlendirilir.

Dil konuşulduğu, üretildiği ve kuşaklara aktarıldığı sürece yaşayabilir. Toplumun bütün kesimlerinin çabası şarttır. Kürtçenin günlük yaşamda konuşulmaya, yazılmaya ve üretilmeye  ihtiyacı vardır.

Dil konuşulduğu sürece yaşar. Dilli günlük hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz.

Kürtçe tarih boyunca ciddi biçimde parçalanmış ve olumsuz etkilenmiştir. Baskı görmüş ve asimilasyona uğramıştır. Baskın devletlerin politikaları bu sonucu doğurmuştur. Türkiye de uzun yıllar Kürt dilinin varlığı inkâr edilmiştir. Kürtçenin kamusal alanda kullanılması sınırlandırılmıştır. Tek parti döneminde Kürtçe konuşanlara para cezası bile kesilmiştir.

Yıllar boyunca çeşitli olumsuz söylem ve iftiralara maruz kalması dilin sosyal hayattaki kullanımını olumsuz etkilemiştir.

Köyden kente; siyasette, ekonomide ve her alanda Kürtçe etkin hale getirilmelidir. Bu şekilde Kürt kimliği ve kültürü görünür hale getirilmelidir.

Anaları, Türkçe, Arapça ve Farsça bilmez ama bu anaların çocukları da Kürtçe bilmez.

12:10




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
Reklam Alanı

ads.sepetteknoloji.com/sepetteknoloji-ads.min.js

Sitemizdeki yazı, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi