Iğdırlı Şair Ve Yazarlar Okuyucularıyla Buluştu Iğdır’ın yetiştirdiği önemli şair ve yazarlardan Atol Behramoğlu,Tuğrul Keskin ve Tuğşa...           • Şehit Gazi Sendikalarından Tuzluca Kaymakamına Ziyaret Şehit Gazi Sendikaları Tuzluca Kaymakamı Salih Çiğdem'i makamında ziyaret etti. Çok ...           • Uzmandan Üniversite Sınavına Girecek Öğrencilere Tavsiyeler Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) sayılı günler kaldı. 26-27 Haziran'da yapıl...           • Iğdır’da Sulama Suyu Sıkıntısı Çiftçiyi Perişan Etti Iğdır ‘da devam eden kuraklığa birde sulama suyu sıkıntısı eklenince Iğdırlı çift&cce...           • Iğdırlı Çiftçinin Ürünü Cezaevinde Reçele Dönüşecek Henüz açılalı bir yıl olmasına rağmen hayata geçirdiği projelerin meyvelerini t...           • Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanından Iğdır Ziyaretleri Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Mehmet Alper Öğretici ve Genel Başkan Yardımcısı Nihat...           • YKS Öncesi Velilere Uzman Tavsiyeleri Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs 2021 Yükseköğretim Kurumları S...           • Yayla Kiraları Koçerleri Hayvancılıktan Soğutuyor Yasaklardan kaynaklı başka yerlerde kiraladıkları yaylaların fiyatının çok arttırıldığını b...           • İşadamı İyigün ve Adıman'dan Gazetemize Nezaket Ziyareti İstanbul merkezli firmasıyla Sebze ve meyve ithalat ve ihracatı dalında iştigal eden İş adamı Halu...           • Emeği Görünmeyen Kadınların Yaşam Mücadelesi HDP Kadın Meclisi, “Kadın Yoksulluğuna Hayır” kampanyası kapsamında 3 günlük...           
Site İçi Arama
Haber Arşiv
     
Son Videolar

Kurdish Müzik: Govenda Kurda
3058 İzlenme, 0 Yorum

Ceylan Adı Ceylan - Azeri
3348 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Yüksel Babal'ı Unutmaz..
3204 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Valisinden Yağmur Şiiri
895 İzlenme, 0 Yorum

Kul Yusuf Kümbeti
2951 İzlenme, 0 Yorum

Ahura Mazda Iğdır'da
2873 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Ejder Kervansarayı
3217 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır Şahmeran Efsanesi
3407 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır'dan Defile Görüntüleri
3142 İzlenme, 0 Yorum

Çözüm Sürecine Dövmeli Destek
3457 İzlenme, 0 Yorum

Navên Kurdi Bidin Zarokên Xwe
2981 İzlenme, 0 Yorum

Iğdır kMM'den Görüntüler
2828 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Zahiro İdîr'e Dibeje
3152 İzlenme, 0 Yorum

Aşık Hizani Iğdır Eşliğinde
3170 İzlenme, 0 Yorum

Dengbej Sesi Eşliğinde Iğdır
2914 İzlenme, 0 Yorum
Iğdır Nöbetçi Eczaneler

Değersizlik Hissinden Nasıl Kurtulurum - Hayati KAYA Birysl.Dönşm.Eğtmni.

Değersizlik Hissinden Nasıl Kurtulurum

Yazar: Hayati KAYA Birysl.Dönşm.Eğtmni. |  Tarih: 31 / 05 / 2021 |  Yazı Okunma: 118


İnsan daha çocukluğunda, tanımadığı bu dünya karşısında öncelikle "güvenlik" ihtiyacı duyar. Eğer bir çocuk anne-baba ya da yakınları tarafından sevilmezse o çocuk delirir, bir zombiye dönüşür. Sevilmese bile korku nedeniyle seviliyormuş farz eder. Sevildiğine inanmak ister, kendini kandırır.

 Birçoğumuzda sevilme-onaylanma ihtiyacı çocukluğumuzda ebeveynlerimiz tarafından karşılandığı için kendimizi yalnız hissetmedik ve yaşama sarılabildik. Çocuklukta oluşan duygusal kayıtları değiştirmek çok zordur. Bu nedenle gelişmiş devletler 18 yaşına gelen çocuğun ayrı evde yaşamasını teşvik eder. Bunu gören ve bilen çocuk daha 8-10 yaşlarında anlar ki 18 yaşında evden ayrılmak zorundadır. Kendini daha o yaşlarda anne babadan ayrılacağını bilerek yaşama hazırlar. O nedenle "değersizlik hissi" gelişmiş ülkelerde daha azdır. Bizler ana-baba-dede-nine diğer akrabalar aynı ev ya da apartmanda yaşadığını gördüğümüz için kendimizi gerçek yaşama hazırlayamadık. O sevginin ömür boyu bizi saracağını sandık. Evlenme çağımız geldiğinde de eşimizden, sevgilimizden ebeveynlerimizin bizi sevdiği gibi çok sevileceğimiz beklentisine girdik. Ebeveynimizin bizden beklentisi yoktu ama sevgilimizin bizden beklentisi olması doğaldı. Üstelik cinsel beklentiler de vardı artık. Beklenti karşılanmadığında anlaşmazlıklar çıkıyordu. Anlaşmazlık çıktığında ya da terk edildiğimizde değersizlik hissimiz tetikleniyordu.

 Değersizlik hissi ise acı veriyordu. Bir çocuk gibi "ille de bizim istediğimiz olsun" diyorduk. Bu istek egodan başka bir şey değildi. Acı duymak da egoydu.

 Hikâye bundan ibaret...

Şimdi şunu söylemek istiyorum; "Yaşamda asla ama asla acı yoktur."

 Bilinçaltı kaydı oluşturmak için tekrar söylüyorum; "Yaşamda asla acı yoktur."

 Acı, evrenin size "yanlış bakış açısına sahipsin" demesinin bir yolu sadece. Acılar neden insanı güçlendirir sanıyorsunuz? Evren "bakış açını değiştir" der, biz de değiştiririz.

 Çocukluğunuzda kendinize ve yaşama karşı "güven" ve "güvenlik" ihtiyacı duyduğunuz için yalnızlıkla ilgili sorun yaşamadınız. Ama artık büyüdünüz. Yalnızlığınızı kabul etmek zorundasınız. Dürüstçe geçmişi gözden geçirdiğinizde gerçekte sizi ne anneniz, ne babanız, ne sevgiliniz ne de çocuğunuz anladı. Sizi kimse anlayamaz. Çünkü siz bu evrende yapayalnızsınız, çok özelsiniz. Bu gerçeği kabul etmeniz için geçmişi gözden geçirmeniz yeterli. Bu gözlemi yaparken "ego" devreye girer bu tuzağa düşmeyin. Gerçeğin peşinde olan insan kendisine dürüst davranır, maske takmaz. Bu gerçeği kabul etmek zordur. Geçmişte beklenti duyduklarınız nedeniyle hayal kırıklığı yaşadınız. Bu acıların hepsini gözünüzün önüne getirin ve bir hafta boyunca ağlayın. Daha sonra, bundan sonraki yaşamınızda insanlara karşı özellikle sevgi beklentisine girmeyeceğinize dair kararlar alın. Bu durumları hayal edin. Hayal bundan sonraki davranışlarınız için sizde bilinçaltı kayıtları oluşturacak.

Şu andan itibaren yalnızsınız. Yalnızlığınızda kendinizin diğerlerine benzeşmediğiniz kanısı oluşacak. Bu, şu anlama geliyor; siz artık kendi eserinizi işlemekte olan bir sanatçısınız. Bir sanatçı diğerlerine nasıl benzeyebilirdi ki?

 Artık tekbaşınasınız. Tekbaşınalık başkasından beklenti duymayan, "kendinden beklentisi olan" demektir.

 Toplumun size uyguladığı anlam, kavram, inanç kalıpları ve şartlanmalarından da kurtulmalısınız. Yani kendi düşüncelerinizden de. Bir boşluğa düştüğünüzü göreceksiniz. O boşluk geniş bakış açısını sağlamalı size. O boşlukta beyninizin bir bölümünü düşünce ve davranışlarınızı gözlemleyen bir tanık programı oluşturmanız gerekiyor. Artık kurban değil tanıksınız. O tanık aynı zamanda bilinci de oluşturacak. Artık siz beden değilsiniz. Artık siz düşünceleriniz değilsiniz. Siz "bilinçsiniz." Pusulanız, şefkat ve adalet dolu ruhunuz olsun. Bunun dışında bir ihtiyacınız yok.

 Toplumun düşüncelerinden kurtulmak, "özgürlük" kazandığınız anlamına gelir. Özgürlük ise gerçek sevgi ve mutluluğun nedeni olabilir ancak.

 Kendinizi insanlardan soyutlayın. Issız bir adada yaşıyor farz edin. Ya da görünmeyen bir uzaylı gibi. İşte bu durumu da tanık programı yönetiyor olacak. İnsanlardan soyutlanmak egoyu yönetmenizi sağlayacak. Elbet süreç duygusuzlaşmayı gerektirecek.  İnsanlarla ilişkiniz sadece bilgi alışverişi üzerine olsun. Bir de insanları, evreni, canlı cansız her şeyi koşulsuz sevin. Tek başınalığa ulaşmadan asla sevemezsiniz, bunu unutmayın. Sevgi düşünce gücüyle üretilen bir enerji türüdür. Siz herkesi sevdiğinizde öyle güçlü bir sevgi enerjisi içinde kalırsınız ki, başkasının vereceği sevginin hiç bir anlamı kalmaz. Artık değersiz hissetmeniz de mümkün değildir. Size hiç kimse acı veremez.




Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Yazarın diğer yazıları
Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail *
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)

Köşe Yazıları
Facebook
Twitter
Paylaş
Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google
Fotoğraf Galerisi
Iğdır Resmi Siteler
Gazeteler
İstatistikler
Toplam: 1895042
Aktif: 24
Bugün: 208
Dün: 1603

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Iğdır Doğuş Gazetesi